12 Aralık 2018

Omurga Ağrısının Nedenleri


Omurgada ağrıya neden olabilecek birçok yapı vardır. Omurgadan çıkan sinir köklerinin tahriş olması, eklem sorunları, diskler veya kaslar… Bunların hepsi ağrının kaynağı olabilir. Ağrının kaynağına bağlı olarak da, bazı ağrı tipleri belirli bir hastalığın veya bir bozukluğun göstergesi olabilir. Ağrılar sırt bölgesinde yoğunlaşabileceği gibi, boyun, bel, kalça veya bacakları da etkileyebilir. 

1. Disk yaralanmaları
Omurlar, omurgayı oluşturan, birbirine kenetlenmiş kemiklerdir. Diskler de her bir omurga arasındaki boşluğu dolduran doku alanlarıdır. Disk yaralanmaları sırt ağrısının oldukça yaygın bir sebebidir. Bazı durumlarda bu diskler şişebilir, kayabilir veya kırılabilir. Bu durumda da sinirler sıkışabilir. Fıtık veya diğer adıyla disk kayması çok acı verici olabilir ve ağrı genellikle bacağa yayılır. Tedavisi için mutlaka doktora görünmelisiniz.

2. Kasların zorlanması
Kas ve bağlarda zorlanma olması, sıklıkla sırt ve omurga ağrısına neden olur. Bu durum genellikle ağır nesnelerin yanlış pozisyonla kaldırılması veya ani hareketler sonucu oluşur. Aynı zamanda aşırı aktiviteden de kaynaklanabilir. Örneğin; birkaç saat boyunca bahçede çalışırsanız veya ağır bir spor yaparsanız, kaslarınızda ağrı ve sertlik hissedebilirsiniz.

3. Yaşam tarzı
Sırt ve omurga ağrılarının nedeni çoğu zaman ne yazık ki yaşam tarzımız. Duruş bozukluğu, masa vb. başında uzun süre boyunca oturmak ve spordan uzak, hareketsiz bir yaşam sürmek hem ağrıya hem de kasların güçsüzleşmesine neden olabiliyor. Düzgün bir duruşa sahip olmak, düzenli olarak yürüyüş yapmak veya yüzmek ağrılarınızın azalmasını sağlayabilir. 


4. Kompresyon kırığı
Kompresyon kırığı, durumu hafif ile şiddetli arasında değişebilen, yaygın bir omurga kırığı türüdür. Her bir vertebral gövde diğerinden bir disk ile ayrılır. Sırt üstü düşmek veya omurgaya sert bir darbe almak, omurga gövdesi içindeki kemiğin destekleme yeteneğini aşarak kırığa sebep olabilir. Kemik yoğunluğunun kaybı ve osteoporoz adı verilen kemik erimesi rahatsızlığı da, omurlarda kırılmaya neden olabilir. Bu kırıklar ciddi bir ağrıya neden olabilir ve kompresyon kırıkları olarak adlandırılır.

5. Spinal Enfeksiyonlar (Osteomiyelit)
Osteomiyelit genellikle bakterilerin neden olduğu bir kemik enfeksiyondur. Genellikle omurgada görülür ancak enfeksiyon epidural ve / veya intervertebral disk alanlarına da yayılabilir. Tipik semptomlar; şişlik, ateş, terleme, kilo kaybı ve halsizlik ile şiddetlenen inatçı ve şiddetli sırt ağrısıdır.

Bunların haricinde fibromiyalji, skolyoz ve romatizmal hastalıklar da omurga ağrısına neden olabilir. Eğer uzun süredir ağrı çekiyorsanız ancak sebebini bilemiyorsanız, çok gecikmeden uzman bir doktordan yardım almanız en sağlıklısı olur.

Omurga ağrısı nedenleri ile ilgili, Acıbadem Hastanesi internet sitesi üzerinden daha detaylı açıklamalara ve anlatımlara ulaşabilir, konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olabilirsiniz.

Görseller google görsellerden alıntıdır. 

10 Aralık 2018

TARZINIZI YANSITAN ALYANSI BULMAK O KADAR ZOR DEĞİL


Hayat, her defasında bir adım öteye gidebilmek için yapmak zorunda olduğumuz seçimlerden ibaret değil mi? Okul, iş, arkadaş, kariyer derken, sıra eş seçimine gelir. Hayatımızı birleştireceğimiz kişinin karşımıza çıkıp da evlenmeye karar verdiğimiz anda kendimizi düğün hazırlıkları içinde buluruz. Bu defa o hep hayalini kurduğumuz büyülü “seçim” anı gelir: Alyans seçimi.
Bazen çok eğlenceli bir serüvene, bazen de kararsızlıktan ötürü korkulu bir rüyaya dönüşen alyans seçimi konusunda neyse ki aşıkların işini kolaylaştıracak uzman markalar var da üzerimizdeki yük hafifliyor. Biraz araştırma yaparak, yüzlerce özel tasarım çeşidiyle aklınıza gelebilecek her tarza hitap etmeyi başaran Altınbaş'ın bu uzman markalardan biri olduğunu görüyorum. Özellikle de Altınbaş altın alyans çeşitlerini, yanıma kahvemi de alıp bir resme dalar gibi, uzun uzun seyre dalarak incelediğimi söylesem, abartılı bulur musunuz?
Renkli Hayatlara Renkli Alyanslar
Altınbaş altın alyanslar, tarzınız ister spor, ister klasik yahut salaş olsun, ruhunuza dokunan bir modelle karşınıza çıkmayı ve hedefi on ikiden vurmayı başarıyor. Hatta alyans takma konusuna çekinceli yaklaşan çiftleri bile yaratıcı modelleriyle ayartabileceğine iddiaya girerim.
Çiftlerin uyumunu hesaba katarak, kadın ve erkek için olmak üzere ikili şekilde tasarlanan Altınbaş altın alyanslar; hem sadece sarı altın hem de sarı-beyaz, pembe, pembe-beyaz, rose ve sadece beyaz altın gibi karışık pek çok alyans modeline sahip. Renkler arasında seçim yapılabildiği gibi alyansın ne kadar ince, ne kadar sade ya da desenli, ne kadar taşlı ya da taşsız olabileceğini de yüzlerce model arasından rahatlıkla seçebilirsiniz.

Tarzları Sentezleyen Superlight Koleksiyonu
Modernliğin yenilikçiliğinden, klasikliğin nostaljisinden vazgeçemiyorsanız ve size ömrünüz boyunca eşlik edecek olan alyansınızın bu iki tarzın ortasındaki bir noktayı temsil etmesini istiyorsanız, Altınbaş’ın Superlight Koleksiyonu’ndaki altın alyans modelleri harika bir sentez oluşturuyor. Hepsi özel tasarım olan alyanslar; ister taşlı, ışıltılı, ister sade ve taşsız olarak farklı renklerde ve ayarlarda, her çifte hitap ediyor.
Estetiklik Kadar Konfor da Önemli
“Tarzıma uygun olsun, ruhuma hitap etsin; ancak bir o kadar rahat, adeta yüzük parmağımın en iyi arkadaşı olsun” diyorsanız, alyansınızı seçerken ne kadar ergonomik olduğuna da dikkat etmenizi öneririm. Ne de olsa bundan sonraki hayat yolunuzun daimi eşlikçisinden bahsediyoruz değil mi? Parmağınızın konforu ve hayat kalitenizle ilgileniyorsanız Altınbaş altın alyans modellerinden birinin seçimi mantıksız olmayacaktır. Altınbaş’ın işçiliği, yaklaşımı ve deneyimi öyle üst seviyelerde ki modellerin tamamında şıklık olduğu kadar ergonomiklik de ön planda tutulmuş. Böylece ellerinizi yıkarken, spor yaparken ya da uyurken alyansınızın sizi alıkoymadığını göreceksiniz.
Kişiye Özel Alyans Deneyimi
Altınbaş altın alyanslar, sipariş verilmesi durumunda kişiye özel olarak da üretilebiliyor. Eğer müstakbel eşinizle aranızda özel bir sembol ya da mesaj varsa buna alyanslarınızı da ortak edebiliyorsunuz. Standart olarak ise yüzük içine isim ve tarih yazdırılabiliyor. Peki, çift alyans modellerinden birini eşiniz çok beğenirse ama sizin pek içinize sinmezse ne olacak? Bu durumda alyansı tek olarak satın almanızın mümkün olduğunu ekleyeyim.
Alyans seçerken dikkat edilmesi gereken çok önemli bir şey var ki o da güvencesinin olup olmaması. "Televizyon mu alıyoruz, alyansta güvenceyi ne yapalım?" derseniz, orada durun bence. Alyansınızı güvenceli şekilde alırsanız, hem içinde ürünün tüm bilgilerinin kayıtlı olduğu sertifikayla onu korumuş olursunuz hem de ileride ölçeğiyle ilgili bir değişim gerektiğinde ya da tamire ve bakıma ihtiyaç olunduğunda, bu sertifikayla alyansınızı yerine götürebilirsiniz.

Şimdi, inceliklerle süslenmiş bir tabloyu izlermişçesine, yanımıza kahvemizi alıp arkamıza yaslanarak, Altınbaş Altın Alyans modellerini inceleyelim mi?

9 Aralık 2018

Günlük 19

bugün istanbul da harika bir hava vardı. sıcak havayı görünce mutlu olan gillerdenseniz eğer, siz de benim gibi yerinizde duramamışsınızdır. a kişisini evden dışarı çıkarmak oldukça güç. genelde pazarları akşam 5 e kadar uyumayı tercih eder kendisi.ailemi gezireyim, zaman geçireyim falan demez. fakat zor bela çıkardım dışarı. uzuuun zamandır taksim e gitmemiştim. bu yüzdendir ki yapılan devası camiiyi ilk kez gördüm. oranın bu camiiye ihtiyacı var mıydı sorusunun cevabı çokta gecikmedi, turizm açısından heralde. fakat altı kaval üstü şişhane olan şu binayı görünce gözlerime de inanamadım değil hani.

insanların yüzünü elbette kapadım. şimdi kimseyle mahkemelik olmak istemem. sonrasında devam ettik. bir sürü mağaza kapanmış, yeni mağazalar açılmış. pizza hut kapanmış. kenara çekilip usulca ağlayasım geldi. seviyordum orayı ben. hemen koşarak, daha önce de tanıtımını yapmış olduğum jadore a gittik. galatasaray lisesini geçtikten hemen sonraki ilk sokakta kendisi. o fransız müzikleri hala yerindeydi. fakat duvarlarındaki kağıtlar kaybolmuş, bembeyaz bir boya ile kaplanmış. eskiye gönderme yapan duvarın fotoğrafını çektim. hemen çikolatalı cheesecake istedim. bayat gibiydi. tabii çikolata sıcacıktı. aç olmama rağmen tadı hiç hatırladığım gibi değildi. çikolatanın da tadı bozmuştu sanki. zaten eskisi gibi kapısında kuyrukta yoktu. mekanın önüne atılan 4 masa mı kurtardı o kadar kişiyi bilinmez ama bir daha da gitmeyi düşünmediğim mekanların arasına girdi maalesef.

"Savrulup atılan, toprağın üzerinde kıvrılıp bükülen ve üzerine acıyarak basılan bir mum ışığı gibi seğirerek sönmek değil, büyük alverler çıkaran bir keyif yangınında sanki rastlantıymış gibi son bulmak istiyordu" demiş Stefan Zweig- bir çöküşün öyküsü adlı romanında. beni anlatmış resmen. insan nasıl bir ölüm hayal edebilir diye düşünürken bu cümle ile karşılaşmama tesadüf diyebilirsiniz belki fakat ben bu kadar iyisini asla düşünemezdim. işte zaten bu yüzden ben bir blog yazarıyken, O koskoca bir klasik yazarı. bir gün bir kitap yazsam da, ilerde klasik diye okutulsa diye düşünürken yeni nesil blogger ların yazdığı kitaplar aklıma geliyor, kendime gülüp geçiyorum. hadi ordan bana. ve kendime güvenimi kaybetmemde yararı olan tüm kişilere teşekkürlerimi sunuyorum.

Anladım.

Hep mutlu olacak değildik ya. Biraz da mutsuz olduk. Umursamadım. Sakindim. Hep sakin oldum. Kıskançlığım fazla sevgiden geliyor sanıyordum. Değilmiş.  Fazla sevgiziliktenmiş, anladım.

İnsan ilgiye muhtaç. Büyük ihtiyaç. Hele emek. Emeksiz yemek olmazmış. Öyle. Ve mutluk için gerçekten emek gerekiyormuş, anladım.

İnsan en umudunu kaybettiğinde daha bi vasıfsız oluyormuş. Yaptığın şeylerin görülmemesi, hiç olarak hissettiriyormuş. Hiçliğin içindeki keşmekeşi, anladım.

Kalbini paramparça etmeye bir cümle yetiyormuş mesela. Seni kaybetmeye, yok etmeye bir kelime.. Düşünerek söylenmiş şeylerden daha önemliymiş, öyle aniden gelen cümleler, anladım.

Sinir anında insan kendinden geçiyor, karşısındakini kırıp parçalıyormuş. Fiziksel olarak değil, psikolojik. Çok daha ağırmış, anladım.

Sokratesin dediği gibi bir mutluluk söz konusu değilmiş. İyi insanlarla karşılaşmaktan çok kendine uyan insanlarla birlikte olmak mutlu ediyormuş, anladım.

Anladığım o kadar çok şey var ki bugün. Ne kadar sevildiğim ve sevilmediğim, ne kadar çekildiğim ve itildiğim, ne kadar hakettiğim ve haketmediğim.. Anlamadığım tek şey ise Bihter Ziyagil ses tonuyla BEN BUNA NASIL DAYANICAM?

7 Aralık 2018

Bebeğime Hangi Oyuncakları Aldım?

Şu an 9 aylık olan bebeğe daha önce aldığım oyuncaklardan bahsetmek istiyorum. 0-6 aya arası aldığım bu oyuncaklardan memnun olduğum için yazıyorum. Olmadıklarımı zaten yazmayacağım :)
(Baby Fehn Yumuşak Resim Kitabı)

Öncelikle Baby Fehn markası. Bu markanın oyuncakları makinede rahatlıkla yıkanabiliyor. Kitap yıkanmaz dendiği halde attım makineye mis gibi yıkandı. çok soft renkleri olduğu için çocuğun dikkatini çekmese de oldukça kaliteli kumaşı var. dişlerini kaşımak için ideal yani :) bir de müzikleri oldukça iyi. fiyatları yüksek fakat kalitesini gördükten sonra mutlaka bu markadan alacaksınız.
Baby Fehn müzikli arkadaşım ay


Baby Fehn tedy müzikli

Ve tabi ki her evin ihtiyacı olan oyun halısından aldım. emekleyene kadar zevkle kullandı. emeklemeye başlayınca kaldırdım fakat çıngırakları ile hala keyifle oynuyor. alırken benim için en önemlisi ucuz olmasıydı :) ben 60 tl ye almıştım. 
(Babycim ormanlar alemi oyun halısı)

Diş kaşıma araçları olarak ise ne bulduysam aldım. çocuk neyi sever belli olmaz. benimki bondigo neşeli diş kaşıyıcı çok sevdi. büyük bir parçası var ağırca. onu kaldırdım. diğerlerini ayırıp eline verdim. hele bir tanesine aşık sanırım. sadece onunla geziyor :)

bondigo neşeli diş kaşıyıcı.

yine bondigodan ilk anahtarlığı aldım. sesi var fakat ışığı yok. ben ışıkta verir sanmıştım. diş kaşıyıcı olarak kullanmıyor. ilk zamanlar korkmuştu ama şimdi severek oynuyor.

chicco eğlenceli diş kaşıma aracını ise hiç sevmedi maalesef. kırk yılda bir olsa da eline alıp şöyle bir bakıp kenara fırlatıyor.


şimdilik bu kadar, devamı elbette gelecek :)


6 Aralık 2018

Yeni Yıl İçin Hediyeniz Hazır mı?


Yepyeni umutların yeşerdiği ve anılarla dolu bir yılın geride bırakıldığı yılbaşı için geri sayım başladı. Şimdiden yeni yıl için planlar yapılırken bir yandan da hediye telaşına düşüldü. Sevdiklerinize yeni yılda ne hediye alacağınıza henüz karar veremediyseniz size sunacağımız birkaç öneriyi dikkate alabilirsiniz. Öncelikle tavsiyemiz sevdiklerinizin kullanabilecekleri bir hediye seçmeniz yönünde olacak. 

Aksesuarlar ya da biblolar elbette harika bir hatıra olabilir. Ancak yıl boyunca kullanabilecekleri ve ihtiyaçlarını karşılayan bir hediye seçimi yapmanız çok daha akılcı bir tercih olacaktır. Örneğin akıllı saat akla gelen ilk fikir oluyor. Cep telefonuna gelen aramaların görülebileceği, mesajların okunabileceği akıllı saatler aynı zamanda şık bir aksesuar olma özelliği de taşıyor. 


Yeni Yıl İçin Sevindiren Hediye Önerileri

Akıllı saatler istisnasız her yaş grubuna hitap etmesiyle de ön plana çıkıyor. Alternatif hediye önerisi mi istiyorsunuz? O halde sizlere “yepyeni bir cep telefonuna hiç kimse hayır demez” diyoruz! Farklı özellikler ile donatılmış yeni bir cep telefonu ile sevdiklerinizin yüzünde kocaman bir gülümseme yaratabilirsiniz. Cep telefonları da her kesime ve her yaş grubuna hitap ediyor. 

Müzik dinleme keyfini taçlandıran bir kulaklığa ne dersiniz? Müzik dinlemeyi yada video, film, dizi izlemeyi seven yakınlarınızı harika bir kulaklıktan daha fazla mutlu edecek bir hediye biliyorsanız ona yönelin. Bu arada kulaklıklara alternatif olarak taşınabilir ses sistemlerini de tavsiye edebiliriz. Önerilerimiz elbette bunlarla sınırlı değil. Çay ya da kahve tutkunu olan yakınlarınız için de eşsiz bir çay/kahve makinası modelini tercih edebilirsiniz. 


Hem evlerde hem de ofislerde kullanıma uygun olan çay ve kahve makinaları hayatı bir hayli kolaylaştırıyor olmasıyla da dikkat çekiyor. Kişisel bakım ürünleri de şık ve kullanışlı bir hediye seçeneği olabiliyor. Peki, tüm bu hediye seçeneklerini bir arada inceleyebileceğiniz ve makul fiyatlar göreceğiniz bir adres var mı? Bu sorunun yanıtını da araştırdık ve sizlere gönül rahatlığı ile yılbaşı hediyeleri MediaMarkt'ta diyebiliyoruz. Hem seçenekler bizim önerdiklerimizden çok daha fazla, hem de fiyatlar tahmin ettiğinizden çok daha uygun! Mutlaka web adresine tıklayarak göz atın!

Ivır Zıvır 81

bugünlerde böyleyim ben, yas denen şiirdeyim. ne şarkıydı be? pardon şiir miydi? her ne idiyse harikaydı.

beni izlemeye devam edin. çok kısa bir süre içinde döndüğümü kutlamak için bir çekiliş düzenleyeceğim. güzel hediyelerim olacak. 1 kişiye değil 2 kişiye hediye göndermeyi planlamaktayım :)

annemin panik atak olmasıyla ne kötü bir hastalık olduğunu tanımış olduk. gerçekten çok zorlu bir süreç bu panik atak. benim bildiğim Burhan Altıntop'un "ay ben panik atağım" demesinden başka bir şey değildi. fakat o kadar kolay bir şey değilmiş maalesef. annemin tansiyonunu 21e kadar yükseltebilecek melet bir hastalıkmış. geleceğin panik atağı olmakta emin adımlarla yürüdüğüm şu günlerde elbette profesyonel bir yardım alacağım, söz kendime.

uzun zamandır görüşemediğim arkadaşlarımla görüşecektim fakat ertelemek zorunda kaldım. yine uzun zamandır görüşmediğim, beni durduk yere başından savan, anlamadığım şekilde beni hayatından çıkaran bir arkadaşım bana yanlış yaptığını belirten bir mesaj attı. bu büyüklük karşısında ciddi manada ezilsem de, affetmenin ötesinde bir şey hissedemedim maalesef. günümüzde insanlar hata yapıp suyun yüzeyinde kalmaya devam ederken, o arkadaşın yaptığı şey; beni benden alsa da hissisliğim karşısında inanılmaz üzülmeme de sebep oldu. bir insan bir insanı bunca severken, nasıl bunca hissisleşir bilemiyorum. belki haksızlığa uğradığı için, belki de artık büyüyüp hayatına daha güvenilir dostları kabul etmek zorunda hissettiği için. bilmiyorum.

"beni asla okumaz" diyeceğim insanların beni okuyor olması muhteşem bir şey. umarım hayatınızda öyle insanlar vardır.

bebeğin oyuncakları hakkında yarın yazmayı planlıyorum. bebek dedim de; arkadaş bir bebek hiç mi uyumaz. gece 4 olmuş, ben bağıra çağıra artık uyu diye ninniler söylüyorum. ben bu hallere düşecek insan mıydım? kesinlikle evet.

"eğitimli insanlar topluma borçludurlar. bir işin nasıl yapılabileceğini biliyorken bir başkasının yapamadığını görüp susmaları kendilerini yetiştiren topluma ihanettir." demiş niyazi saral. güzel söylemiş.

ayrıca hepinizi ananas gibi görüyorum.

arkadaşlar alexandre mcqueen diye bir diva var. kesinlikle kendisi terzilerin divası. hayır tasarımcıların. durun size bir kaç elbisesini göstereyim de, nasıl çizgiden bunca güzel çıkılır anlayın. ve merak ediyorum artistler galalara giderken neden abuk sabuk elbiseler yerine bu adamdan giyinmiyorlar?