12 Şubat 2019

Sizleri Memnun Etmeye Çalışmaktan Bıktım!


bu söyleyeceklerim etrafınızdaki eşe dosta, konuya komşuya. yeter artık bırakın yakamızı. hakkımızda konuşmaktan çok daha önemli şeyler yapın. mesela kızılay a gidin kan verin, trombosit verin. içinizden pislik değil, diğer insanlara temizlik aksın. ama öyle yapar mısınız? asla.

evlenmeyiz, bu kız neden evlenmiyor dersiniz. evde kaldın artık dersiniz. seni kimse beğenmiyor mu dersiniz. evleniriz. çocuk neden yapmıyorsunuz dersiniz. yoksa olmuyor mu, bildiğimiz doktorlar var dersiniz. çocuk yaparız, daha lohusalıktayken, ikinciyi ne zaman yapacaksınız dersiniz. arayı çok açmayın dersiniz. ikinci çocuğu yaparız. üçüncü ne zaman e artık bir kızın/oğlun da olsun dersiniz. ya da bu devirde çok değil mi 3 çocuk nasıl bakacaksınız dersiniz. sonra çocukların başarısını sorgularsınız. o biter, çocukların evliliği, çocuğu vs..

evde oturursunuz, neden çalışmıyorsun dersiniz. çalışırsınız, çok çalışıyo dersiniz. iş buluruz, işimizi beğenmezsiniz hep daha iyi bir yerlerde çalışan vardır. para kazanırız, paramızı beğenmezsiniz. kilo alırız kilolu, veririz zayıf dersiniz. konuşsak çok konuşan, sussak hiç konuşmayan dersiniz. dersiniz de dersiniz.. sizleri asla ama asla memnun edemeyiz biz.

madem memnun olamayacaksınız, susun be! yeter artık. karışmayın kimsenin hayatına. size ne? siz mi bakacaksınız çocuğu, evlenip siz mi ev geçindireceksiniz? isteyen istediğini yapar. yaratan karışmıyor da, sizler kim oluyorsunuz herkesin hayatını bu derece irdeleyebiliyorsunuz?

Allah kitabında diyor ki: "Herkes kendi yaptığına karşılık rehindir". ay size ne oluyor??

bundan sonra böyle. kimseyi memnun etmeyeceğim. sefam olsun ohhhhh. bu benim hayatım deyip kahkahalarla güleceğim söylediklerinize. siz yapsaymışsınız diyeceğim. aaa sen neden yapmadın çocuk? sen neden okumadın? sen neden...... 

Görürsünüz siz!

6 Şubat 2019

Çekiliş Duyurusu!!

Çok değerli okuyucularım,

Hep yapmak istediğim fakat bir türlü yapamadığım çekilişi sonunda yapıyorum. Devamı gelecek, bu yüzden hiç merak etmeyin..


Hemen içerikten bahsedeceğim:

-Sense Vucut şampuanı
-Ithink stereo kulaklık (mikrofonlu ve bass özellikli)
-Avon care el kremi
-Avon gözkalemi
-Color Trend Ruj
-Gel kırmızı oje
-Nina isimli roman (ben okumadım, 2 tane aldım, artık alanla beraber okuruz)
-Elseve tek kullanımlık saç kremi
-Color trend renk karıştırmayan tel
-Minik cep ruju
-A kişisinin özel hediyesi Ytü ajandası ve kalemi (inanılmaz kullanışlı ben de kullanıyorum)

(Yurtdışından katılımı maalesef kabul etmiyorum. Kargosu bana aittir.)

Şimdi yapmanız gereken zorunlu şeyler:

-Blogdan beni takip etmek,
-Bu yazının altına katıldım deyip isminizle birlikte yorum yapmak ve mail adresinizi bırakmak.

Çekilişe fazladan katılmak isterseniz:

- (+1 çekiliş hakkı) blogdaki herhangi bir yazıya yorum yapmak. -yalnız bir yazı için. (belirtin yorum sonuna lütfen.)
- (+2 katılım hakkı)  Beni twitter'dan takip edin: https://twitter.com/bsrabayram
- (+2 katılım hakkı) Beni instagramdan takip edin: https://www.instagram.com/ivirzivirenstitusu/
- (+3 katılım hakkı) Bu yazıyı blogunuzda paylaşın ve duyurun.

not: Tüm yaptığınız işlemleri yorum olarak ekleyin ki, kontrol edebileyim. Kazandığınız takdir de tekrar kontrol edeceğim ve yaptım denilen şeyler yapılmamışsa yedek olarak çekilen kişiye hediye devrolacaktır. 

Çekiliş 10 Mart tarihine kadar sürecek, 12 Mart'ta kazanan kişi açıklanacaktır. Mail adresinizi mutlaka yazın , kazandığınız zaman size ulaşabileyim. 2 gün içinde dönüş yapılmazsa yine yedek talihliyle devam edeceğiz.

Herkese iyi şanslar dilerim. :)

24 Ocak 2019

Anne Olmak..

Anne olmak, tuvalete istediğin zaman gittiğin ve istediğin kadar kaldığın günler ile, istediğin saatte uyuduğun zamanları özlediğin günleri özlemektir. Artık birine bağımlısındır. Ama ne bağımlılık? bu bağımlılık uyuşturucuya veya sigaraya benzemez. bu bağımlılık kalbinin kan pompalayan damarı, beyninin karar verme mekanizması, vücudunun duyumsama noktası gibi bir şeydir.

artık onu düşünmeden tek nefesiniz geçmez. uyurken aman üstü açıldı mı? aman yürürken düşer mi? aman orası tehlikeli mi? aman altı pişti mi? üşüdü mü? terledi mi? uyudu mu, uyandı mı? kakasını yaptı mı, ne renk yaptı? neden kustu? çok mu yedi? aç mı kaldı? ve daha bir sürüsü..

beyninizin bir yanı bunlarla meşgulken evde yapmanız gereken türlü iş vardır. evin beyi inatla "ne yapıyorsun ki evde boş boş oturuyorsun der." akşam geldiğinde yorgun olmanızı umursamaz. ya da neden yorulduğunuzu sormaz. ya da çocukla şöyle yarım saat zaman geçireyim de, sen git içerde bir uzan, kahve iç, için rahat bir biçimde otur demez.ne yaptın ki der..

ne yaptım?

gece 3 e kadar bebeğin uyumasını  bekledim. şimdilerde yine diş krizimiz var. dişi çıkıyor diye huysuz. uykusuzluktan halıları kemire kemire ağladı ama senin ruhun duymadı. çünkü 8 de eve geldin, yemeğini yedin, masanı aynen bırakıp odana gittin, derslerin varmış. oturdun biraz, sonra 10 gibi yattın uyudun. kapını da sıkıca kapadın ki sesimiz gelmesin.. 3 te zar zor uyudu neyse. bben de biberonlarını kaynatıp, sıcak suyunu hazırlayıp, etrafı şöyle bir toparlayıp uyudum. çünkü sabah uyandığnda evi dağınık görürsen bazen sinirlenebiliyorsun.

saat 5 te uyandı bebek yine ağlama kriziyle. ben baygınlıkla uyanıklık arasında kalktım yarım saat pişpişledim. sonra yine yattık. 1 saat olmadan yine.. sonra yine.. derken 8 de senin alarmın çaldı. çocuk yine ağlayarak uyandı. ağlıyor diye kızdın. durmadan ağlıyormuş, bak sen. yattığın yerden söylemek ne kolay. 9 da evden çıkacağını söyledin sinirle. bu demek oluyor ki 9 da önce kahvaltı hazır olmalı. bebeği zorla uyutup kahvaltını hazırladım. zorla seni kaldırdım. yarım göz, ne hazırladığımı umursamadan yiyip kalktın. masayı topladım. yemeyi unuttum ama umursamadım. sonra sen işe gittin..

bebek uyurken çamaşırlarla mı uğraşsam, etrafı mı toplasam, yemek mi yapsam, camları mı silsem diye düşünürken birden uyudum. sonra bebek yine uyandı. üstüne döke döke, bağıra çağıra yemeğini yedirdim. sonra o kaçarken ben kovalayarak üstünü değiştirdim. altını temizledim. arkamı döndüm ki, kakasını yapıyor. en iyi bezi kullanmama rağmen, belinden sızanı gördüm. aldım banyoya soktum. yıkadım bir güzel. sonra tekrar zorla giydirme çabası. oyun oynadık. durmadan ağladı, televizyonu tokatlamak istedi, kolumu çizdi, elini gözüme soktu. sonra yemek yaptık beraber. tek tek yazmamı istemezsiniz eminim. o bir ayağımda, bazen iki bacağıma sarılmış, bazen mama sandalyesine zorla oturttuğum , orada ağlarken eline bişeler verdiğim fakat yine de durmayan..

zar zor yemek yaptım. sonra sürpriz olsun diye ekler yaptım. eklerin uğraşında bebek daha da çıldırdı. gündüzleri neden uyumuyo diye üzüldü bir tarafım. gündüz uyuyan bebek mutlu olur çünkü, he bir de büyür. sonra yine yedirme.. sonra durup dururken öyle bir kustu ki, yastık yorgan her yer kusmuk. içine de gelmiş. bir daha yıkadım. her yeri değiştirdim. onları makineye attım. yıkandılar. sonra makineden çıkartıp kurutmaya götürdüm. hemen götürmem lazım, yoksa kokarlar. bu sırada bebek tehlikeli bir şey yapmasın diye hep kucağımda. o kadar zor ki hem onu, hem çamaşır sepetini taşımak. ama ben ne yapıyorum ki..

sonra çamaşırlar kuruyana kadar oyun oynadık. bir sürü terim öğretmeye çalışıyorum ama bir türlü anlamıyor. daha küçük sanırım. yürütmeye uğraştım ama yok. pat kurutma sesi. çamaşırları aldık katladık. ben katladım o dağıttı. sonra yerlerine yerleştirdik. dolabı tekrar yere indirdi. ekler soğudu, kremasını yaptım. sıkmama izin vermedi. tüm malzemeyi salona taşıdık, oynarken yaptık. sonra dolaba koyduk.yemek yemediğimi başımın ağrısından anladım. karnımın ağrımasını ise oynarken yere yattığımda fark ettim. ama önemli değil. sonuçta bişe yapmıyorum ben.

sonra oynadık. uyudu bir ara. içi geçti sanırım. hemen ütülükleri ütüledim. çünkü ütülü pantolonun olmazsa çok sinirli oluyorsun. tam ütü bitti oturacağım derken uyandı. yoğurt yedirdim belki biraz daha uyur diye, daha çok uyandı. o sırada sen aradın geliyorum diye. yemekler sen kapıdan girince sıcak olmalı. masa kurulmalı. hemen kucağımda yapmadığım pilavı yaptım. sen gelince daha pişmemişti, 10 dakikası vardı. çocuğu 5 dakika tut, dinleneyim dedim. açım dedin. yemeği hazırladım, mutfağı toparladım. yemeğini yedin, salona gittin uzanıp uyudun. çocuk bacaklarına sarıldı inip oyna diye, ama öyle bir uyudun ki, anlamadın bile. oturdum oynadım. sonra uyandın. tatlı istedin. ekleri verdim bir heyecanla. yemekteyiz programında hiç bir şeyi beğenmeyen tipler gibi hiç olmamış dedin. hani öyle bir olmamış demen var ki elinde olsa 0 puan vereceksin. hemen odana gidip kapını kapadın. ben de bebeği alıp yanına geldim, biraz zaman geçirirsin belki diye. çünkü bebek baba baba diyerek koridorda kapıya gelmeye çalıştı karanlık dinlemeden. yanına gelince neden çocuğu veriyorum diye sinirlendin. salona döndük. mamayı hazırlayana kadar çok ağladı. yanında kalmak istiyordu sinir oldu. merak edip gelmedin bile. mamayı yerken uyuyakaldı.

ben yine biberonları kaynattım, salonu toparladım. sonra geldim bu yazıyı yazdım. ama doğru söylüyorsun. ben ne yaptım ki? hatta gerçekten BEN NE YAPTIM?

bir de böyle söylenince, herkes tüm erkeklerin aynı olduğunu söylüyor. evli olmayanlar ise, bebek buldun şükret, koca buldun çok iyi insan falan diyor. bu çocuğu istememe veya babasını hazmedememe değil. olayları kabullenememe. o kadar şey yapıp hiç bir şey yapmıyormuş gibi görünmeme tepki. bak yine uyandı mesela. ağlıyor. kimin umrunda? tabi ki benim. babalar sadece gerçekten büyüyünce mi baba otluyor. ve en kabullenemeyeceğim şey, kız çocuklarının babaya düşkünlüğü. her şeyi annen yapsın, gece gel baştan aşağı anneni kus, yeri gelsin annenin eline işe. ama sonra git, babanı sev. olacak iş değil. bu çocuklar gerçekten saf.

29 Aralık 2018

Günlük 20

uzun saçtan nefret eden annem, erkek kardeşime toka aldı. geldi gösteriyor "inşallah beğenir" de demeyi ihmal etmiyor. kınadığın başına gelir tamam da bu kadar da sevmek? 

lohusa depresyonundan çıktım sonunda. sabahları mutlu uyanıyorum. biraz sinir kaldı fakat o da geçecek elbet. artık aynaya baktığımda "iyy çok çirkinmişim" demiyorum en azından. hatta "güzelmişim haa" demeye başladım. yalnızca 5 kilo vermem gerekiyor fakat rahatsız da etmiyor. lohusa depresyonu berbat bir şeymiş. yeni doğum yapanlara bakış açımı değiştirdi. insan yaşamadan bilemiyor. 

çekilişimi yapacağım en kısa zamanda. bu yüzden instagrama da girdim. ivirzivirenstitusu diye bir hesap aldım. orada da sevdiğm şeyleri falan paylaşacağım. ve tabi çekilişe ek hak olmasını istedim. hadi bakalım.

bebek olduktan sonra arabaya sığamıyorduk. tek kapılı spor arabamızı satıp, aile arabasına geçiş yaptık. araba büyüdü, markası da değişti doğal olarak. bu yüzden a kişisi depresyonda. yeni arabaya alışamıyor, markasından da nefret ediyor. yapacak bir şey yok. bebekli ailelere zorunluluk arka kapı ve büyük bagaj.

eski bagajımız küçük olduğu için bebeğe kraft pop bebek arabasını almıştık. inanılmaz memnun kaldım. belki almak isteyen olursa diye görselini ekliyorum. en bebeklikten 10. ayına kadar rahatlıkla kullandık. hala kullanıyoruz. tek elle kapanıp açılıyor ve küçük bagajlara sığıyor. tekerlekleri ufak olduğu için sıkıntı olur dediler ama yaşamadık. tabi ben genelde avm gezmesi yaptığımdan olabilir. çift yönlü olması benim için en büyük artı. çocuğu görmem şart.



17 Aralık 2018

Ivır Zıvır 82

ilkokuldan beri ingilizce göseterilip nasıl öğretilemez konulu sempozyumda Türkiye örnek ülke olarak gösterilmeli.

avm otoparkında arabanızı nasıl bulamıyorsunuz anlamıyorum. numarayı hatırlamıyorsanız iner inmez fotoğrafını çekin. ben bununla yetinmeyip yandaki arabaların bile fotoğrafını çekiyorum. zira ayı gibi kapı açıp kapıyı boydan boya çizenler oluyor. aynısı arabalı feribotlarda da oluyor. bir keresinde adam öyle bir kapıyı açıp çat diye vurdu ki babamın arabasına, babam sinirle aşağıya inip adama dikkatli olmasını söyledi. adam inkar ediyor bir de. kapıyı açıp tam çizilen yere denk geldiğini görünce özür diledi. ayılığınızı illa ıspatlamak zorunda bırakmayın!

bu pazar yine herkes gezdi deli gibi. ben naptım? kızımı alıp market alışverişi yaptım. marketlerde de aşırı indirim mi vardı yoksa insanlara bir yerlerden para mı kaldı bilmiyorum ama inanılmaz sıra vardı. o kadar kalabalıktı ki kalabalıktan başım döndü.

bir ortaokuldan arandım. öğretmenlik yapmak için davet edildim. bugün gelemem yarın görüşelim dedim prensip gereği. aynı gün yapılan planlara uyamayan prensipli bir insanım neyse ki.. tekrar aradılar, başka bir arkadaş gitmiş, onunla anlaşmışlar. prensibimle işsiz kaldım.

bunu yazmaktan bıkmayacağım, sizler de okumaktan sıkılmayın lütfen. Bir oyunumun giriş cümlesi kendisi "modern savaşta, hiç bir sebep olmaksızın köpekler gibi öleceksiniz" demiş Ernest Hemingway. şu an basettiği modern savaştayız maalesef.

prima bezden nefret ettim. bu kadar leş kokan başka bez var mıdır bilmiyorum. çünkü bebiş doğduğudan beri prima kullanıyorum. önce premium kullandım. petrol koktu. aradım primayı. dediler ki havalandır geçer. kaç gün havalandırdım da azaldı koku fakat tamamen geçmedi. tutkal kokusuymuş. sonra aktif bebeğe geçtim. hem kaka sızdırıyor, hem pişik yapıyor hem de inanılmaz pudra kokuyor. fakat bez altında 4 saatten fazla kalınca o pudra kokusu iğrenç bir şeye dönüyor. ya da çişini yapınca bebek. illallah ettirdi bana. a101 in bezini çok övdüler. o da çok fena taşırdı. çocuk ensesine kadar kaka oldu. şimdi sırada minies var. onu da deneyeceğim bakalım

millet giyinip süslenip sahil kenarlarında çoluk çocuk fotoğraf çektirmeye nasıl üşenmiyo anlamıyorum.  ben evde düzgün oturup poz vermeye üşeniyorum valla.

devlet okulunda okurken dershaneye giderdim. okulda ders boş olunca bizden mutlusu yoktu. ama dershanede boş ders olunca "para veriyoruz biz buraya yeaa" diye hemen müdürün kapısına koşardık. ilme verdiğimiz önem de verdiğimiz para ile ilintili.

geçenlerde özel bir hastanede muayne saatimiz gelmesine rağmen 2 saat bekledik. 2SAAT!,
Devlet hastanesi olsaydı 15 dakika sonra başlardık bağrınmaya. insan o kadar para verince sesi de kısılıyo tabi.

istanbul a bakınca siz gölgesini görüyorsunuz belki ama ben gerçeğini görüyorum..


15 Aralık 2018

DOĞRU PARFÜME BİR TÜRLÜ KARAR VEREMEYEN ERKEKLER BURADA MI?


Parfüm seçimini doğru yapmak kadınlar kadar erkekler için de oldukça önemlidir. Tene doğru yakışan parfümü ararken aynı zamanda kişiliği de yansıtan parfüm bulmak birçok erkeğin tek başına karar veremeyeceği bir konudur. Bu konuda yardımcı olabilmek adına en iyi erkek parfümleri yazımızı sizin için derledim. Yves Rocher bu konuda adeta bir numaralıdır diyebilirim. Birçok erkeğe yakışan kokuları çıkarmakla kalmayıp stile uygun tarzdaki parfümleriyle ilgiyi üzerine çekiyor.

Bu koku seçeneklerinden birincisi: Cuir Vetiver EDT-100 mL Vetiver, Tonka Fasulyesi ve sandal ağacı birleşimi sayesinden güçlü notaları bünyesinde barındırır. Bu sayede erkekler hem çekici hem de karizmatik bir koku sahibi olurlar.
Nature EDT: Peygamber ağacı ve ardıcın birleşimi ile oluşan bu parfüm baharatsı kokuları seven erkeklerin ihtiyacına cevap verir. Ayrıca odunsu kokuları da içinde bulunduran bu koku sayesinde erkeklere haşin ve centilmen kokmalarını sağlar.

Ambre Noir: Paçuli, Kakule ve Tonka fasülyesinin birleşiminden oluşan bu koku, erkeklere haşin olduğu kadar enerjik tarz simgeler. %90'dan fazla doğal içerikten oluşan bu formül, oldukça odunsu ve yoğun kokusuyla baş döndürücü etkiye sahiptir.
Comme Une Evidence: Koku seçimi yaparken narenciye, odunsu ve baharatlı çiçek karışımlarından oluşan erkekler için özel olarak formülize edilen bu parfüm, adeta baş döndürür. Kokusuyla etkilemek isteyen erkeklerin imdadına yetişen bu parfüm kalıcılığı ile de kendine hayran bırakır.

 Hoggar EDT: Odunsu ve sıcak kokulardan vazgeçemeyen erkeklerin bayılacağı bu parfüm, içeriğindeki lavanta ile adeta benzersiz bir imaj sergiler. Eşsiz kokusu ile fark yaratan bu parfüm ile girdiğiniz her ortamda ilgi üzerinize çekilir. Ayrıca bu koku baharat içeriği ile sımsıcak bir etki yaratır.
Cuir Vetiver: Parfümün yanında duş jeli ile birlikte verilen bu set ile hem duşta hem de duştan sonrasında tertemiz ve ferah bir koku sahibi olursunuz. Bitkisel formüllü bu set sayesinde hem çekici hem de taze kokarak fark yaratırsınız. Ayrıca bu kokuyu alarak şık kutusu sayesinde kendinize küçük bir sürpriz yaparsınız.

Ambre Noir: Bir başka set halinde satılan bu eşsiz ürünler, güçlü ve maskülen erkeklerin bir numaralı tercihleri arasına girer. Paçuli ve Vetiver birleşiminden harmanlanan bu koku, odunsu olmasının yanı sıra Tonka Fasulyesi sayesinde çekici bir tutum sergiler. Hem yoğun hem de kalıcı olan bu kokular, güçlü görünmenin yanı sıra centilmen olmak isteyen erkeklerin de bayılacağı cinsten. Siz de kendiniz için en doğru kokuya karar vermek isterseniz geç kalmadan Yves Rocher web sitesini ziyaret edin.

Görseller Yves Rocher sitesinden alınmıştır.

12 Aralık 2018

Omurga Ağrısının Nedenleri


Omurgada ağrıya neden olabilecek birçok yapı vardır. Omurgadan çıkan sinir köklerinin tahriş olması, eklem sorunları, diskler veya kaslar… Bunların hepsi ağrının kaynağı olabilir. Ağrının kaynağına bağlı olarak da, bazı ağrı tipleri belirli bir hastalığın veya bir bozukluğun göstergesi olabilir. Ağrılar sırt bölgesinde yoğunlaşabileceği gibi, boyun, bel, kalça veya bacakları da etkileyebilir. 

1. Disk yaralanmaları
Omurlar, omurgayı oluşturan, birbirine kenetlenmiş kemiklerdir. Diskler de her bir omurga arasındaki boşluğu dolduran doku alanlarıdır. Disk yaralanmaları sırt ağrısının oldukça yaygın bir sebebidir. Bazı durumlarda bu diskler şişebilir, kayabilir veya kırılabilir. Bu durumda da sinirler sıkışabilir. Fıtık veya diğer adıyla disk kayması çok acı verici olabilir ve ağrı genellikle bacağa yayılır. Tedavisi için mutlaka doktora görünmelisiniz.

2. Kasların zorlanması
Kas ve bağlarda zorlanma olması, sıklıkla sırt ve omurga ağrısına neden olur. Bu durum genellikle ağır nesnelerin yanlış pozisyonla kaldırılması veya ani hareketler sonucu oluşur. Aynı zamanda aşırı aktiviteden de kaynaklanabilir. Örneğin; birkaç saat boyunca bahçede çalışırsanız veya ağır bir spor yaparsanız, kaslarınızda ağrı ve sertlik hissedebilirsiniz.

3. Yaşam tarzı
Sırt ve omurga ağrılarının nedeni çoğu zaman ne yazık ki yaşam tarzımız. Duruş bozukluğu, masa vb. başında uzun süre boyunca oturmak ve spordan uzak, hareketsiz bir yaşam sürmek hem ağrıya hem de kasların güçsüzleşmesine neden olabiliyor. Düzgün bir duruşa sahip olmak, düzenli olarak yürüyüş yapmak veya yüzmek ağrılarınızın azalmasını sağlayabilir. 


4. Kompresyon kırığı
Kompresyon kırığı, durumu hafif ile şiddetli arasında değişebilen, yaygın bir omurga kırığı türüdür. Her bir vertebral gövde diğerinden bir disk ile ayrılır. Sırt üstü düşmek veya omurgaya sert bir darbe almak, omurga gövdesi içindeki kemiğin destekleme yeteneğini aşarak kırığa sebep olabilir. Kemik yoğunluğunun kaybı ve osteoporoz adı verilen kemik erimesi rahatsızlığı da, omurlarda kırılmaya neden olabilir. Bu kırıklar ciddi bir ağrıya neden olabilir ve kompresyon kırıkları olarak adlandırılır.

5. Spinal Enfeksiyonlar (Osteomiyelit)
Osteomiyelit genellikle bakterilerin neden olduğu bir kemik enfeksiyondur. Genellikle omurgada görülür ancak enfeksiyon epidural ve / veya intervertebral disk alanlarına da yayılabilir. Tipik semptomlar; şişlik, ateş, terleme, kilo kaybı ve halsizlik ile şiddetlenen inatçı ve şiddetli sırt ağrısıdır.

Bunların haricinde fibromiyalji, skolyoz ve romatizmal hastalıklar da omurga ağrısına neden olabilir. Eğer uzun süredir ağrı çekiyorsanız ancak sebebini bilemiyorsanız, çok gecikmeden uzman bir doktordan yardım almanız en sağlıklısı olur.

Omurga ağrısı nedenleri ile ilgili, Acıbadem Hastanesi internet sitesi üzerinden daha detaylı açıklamalara ve anlatımlara ulaşabilir, konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olabilirsiniz.

Görseller google görsellerden alıntıdır.