Merhaba,
bugün sabah erkenden kalktım. büyük kızı okula bırakıp eve geldim. arabayı park ederken eşimin arabasıyla yanındaki arabanın önünü kapatan araba yüzünden, yandaki arabanın çıkamadığını gördüm. hemen park edip eve koşup arabanın anahtarını alıp adama yol açtım. teşekkürler Allah razı olsunlar havada uçuştu. çünkü önümüzü kapatan aracın şoförü numara yazmış fakat açmaya tenezül etmiyor. şimdi de bu moda oldu.
küçük uyanmış koridorda beni bekliyordu. hemen kahvaltısını hazırladım. beraberce kahvaltımızı yaptık. mutfağı ve salonu topladık , süpürdük, çamaşırları yıkadım. ardından büyük kızı okuldan almaya gittim. geldiğimde ufaklık öğle uykusu deliliğine çoktan zerk olmuştu. bu arada evde babasıyla bırakıyorum ufaklığı fakat bensiz dakika geçirmek istemiyor. okula başladığında ne yapacağız hiç bilmiyorum.
neyse ben bunu uyuttum. a kişisinin arabası leş gibiydi. benim eski arabam olduğu ve gözüm gibi baktığım için halini görünce içim bir cız etti. göz doktoruna gidecektim. onun arabasını aldım, yıkamacıya bıraktım. çocuklar evde bu arada yine babasıyla. aman nasıl bir özgürlükmüş elini kolunu sallayarak yürümek. neyse efendim, ben arabayı yıkamacıya bıraktım, ardından göz doktoruna gittim. astigmatım vardı ve gözlüğümü kaybetmiştim. gözlük numarası öğrenmeye gittim fakat gözlerimde inanılmaz bir kuruluk varmış. demek bu yüzden sulanıyor her rüzgarda dedim, doktor onayladı. bana iki damla verdi. havalarda uçuşan polenler çok fena kaşıtıyor gözlerimi. eyeliner falan hak getire. neyse. ordan çıktım.
yolda yürürken bir tatlıcımız var, önünden geçtim. geçerken almasam olmazdı. 10 kilo fazlan var senin neyine tatlı dese de içimdeki ses, inatla aldım. yıkamacıya gittim bir de ne göreyim? daha yeni arabayı yıkayacaklar. Dedim burda tatlı var alın siz yiyin ben çay içmeye gideyim. yok abla dolabımız var oraya koyarız deyip aldılar elimden. bende bir mekana oturup çay börek falan yedim. beklerken telefonuma baktım, sağı solu izledim falan. valla iyi geldi. kafam boşaldı resmen.
arabayı almaya gittiğimde gözlerime inanamadım. ön kaputa sanki kedileri salmışlar, kediler paramparça etmiş. çamurluyken ne güzel belli olmuyordu. meğer kaplama eskimiş ondan olmuş. yıkamacıya da söylendim "bu arabayı eşime verdim, napmış caaanım arabayı" adam güldü. abla senin araba daha güzel boşver dedi. mevzu o değil. neyse.
sonra eve geldim. çocuklar aç bi aç beni bekliyor. hemen yemek hazırladım. a kişisinin eli ayağı titriyor o derece. neyse hepsini yedirdim. hiç oturmadığımı fark ettim. tam oturdum. baktım kızın tekvando saati gelmiş. hemen tekrar düştük yola. onu beklerken de alışverişlerimizi tamamladık. sonra kızı alıp eve geldik. ay yine yemek hazırla bunlara yedir içir, yıka,ödev yaptır yatır derken oldu bu saat. şimdi de bi kitap işim var onu halledeceğim.
durdum düşündüm de, koştukça koşasım geliyor. normalde 9 da uykum gelirdi, şu an evi sırtlayıp koşasım var. yorgunluktan sırtım ağrıyor fakat nedense sağlığımıza şükredesim var. çok şükür be okuyucu. Allah koşturacak kuvvet versin hepimize.

Yorumlar
Yorum Gönder
Bi sesin çıksın..