31 Temmuz 2015

26 Temmuz 2015

Ivır Zıvır Part 44

Efenim ne zamandır ıvır zıvır yazmıyordum canım çekti. Oturup yazayım dedim. Sizler okuyun diye yazıyoruz biz bunları.

Son zamanlarda olan her şeyi paralel devlete bağlamadan edemiyorum. Aslına bakarsanız gökten taş yağsa, sebebini yine onlar sanırım. Çünkü başlarında bulunan şahıs sağolsun bizlere öyle beddualar etti ki..

Bunca olayın içinde bazı insanlar var ki ufak şeyler derdinde. Hala kız kavgası yapıp, yok twitleri kopyalama, yok çalma yok laflar sokma falan uğraşıp duruyorlar. Ne gerek var oysa ki.  Yaşanan yaşanmış ve bitmiştir.

Ben geçenlerde Lalezar Cafe'deydim. A kişisi orayı çok seviyor çünkü. Yıllardır gittiği tek yer orası çünkü. Bir kaç gündür peş peşe oradaydık. Artık o kadar içli dışlı olduk ki mekanla, adam çaylardan bir tanesini getirmeyi unuttu. "İçin işte aranızda bölüşün" dedi. Bir ara Alper gidip mutfaktan çayını,limonatasını alıyordu. O derece. İnsanın kendini rahat hissedebileceği, nargilenin tadının ise bir başka olduğu mekanı şiddetle tavsiye ederim. Hem belki ben de oralarda olurum. Akşamları 21.00'da Türk filmi de projeksiyonla duvara yansıtılıyor. Aman Allah'ım mutluluktan ölesi geliyor insanın..

A kişisi yerine Alper diyivermişim. Neyse efenim yılların A kişisini böylelikle tanımış oldunuz siz de. Bu da mekandan fotomuz. Tabi ki biz yokuz.

21 Temmuz 2015

Namaz Kılmayla Başladı Her Şey

19:59 -Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)

5:55 -Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.

4:77 -Kendilerine, "Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler. Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez."

24:37 -Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

29:45 -Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.

Demiş Allah kitabında. Benim bunu öğrenmem biraz geç oldu. Yani bize Kur'an hep Arapçasıyla okutuldu. Uzunca bir süre anlayamadığım bu harfleri öğrenmeye çalıştım. Öğrendim de. Okudum. Okudum fakat hiç bir şey anlamadım. İşte Müslüman'ın yapmaması gereken şeylerden bir tanesi de buydu. Okuyordum, anlamıyordum, anlamadığım için hayatıma bir türlü endekse edemiyordum.

Asr suresinin anlamını okuyunca, aslında her harfin başka bir anlamı olduğunun bilincine vardım. Asr suresinin bu yüzden başka bir anlamı vardır bende. Diğer sureleri öğrenmeye başladım.Namaz kılmaya merak saldım. Sonra namaz kılınca namazın değerini başka bir anladım. Söylediğim duaların anlamını bilince daha fazla zevk aldım..

Anlatmaya çalıştığım, ne dediğinizi bilinçli olarak söyleyince daha güzel, daha huzurlu yaşıyorsunuz. Kur'an da Allah bizim kötülüğümüze hiç bir şey söylemediğini anlayıp, buna ayak uydururak yaşarsanız, dünyada da ahirette de kazanıyorsunuz. Dünyasından eminim fakat ahiretime de Allah a güveniyorum. Bu konuda söyleyeceklerim bu kadar.

15 Temmuz 2015

Sevgili'm Günlük!

Çok değerli okuyucum;

Bunca zamandır öyle yada böyle beni takip etmektesindir. Biliyorum sizleri. Beni ciddi manada takip eden izleyicilerimi tek tek tespit edip, ilerde kitap yazdığımda memnun edeceğim.

Neyse, mevzumuz şu an bu değil. Bazı blog yazarlarına bakıyorum da; hayatlarındaki erkekleri öyle bir anlatıyorlar ki, off yani. Tamam anladık. Gerçekten mutlusunuz, gerçekten ayaklarınız yere basmıyor. Fakat bunu bunca ifşa etme neyin nesi? Facebook'ta yapılan paylaşımlara kızıyorken, hiç tanımadığı insanlara hayatlarını ifşa eden blogger'ları atlamak istemedim.

Yaptıkları her bir şeyi anlatan, sevgililerin sürprizlerini gözümüze sokan, yaptıkları evlilik hazırlıklarını anlatan insanlardan falan inanılmaz bıktım. Banane seni istemeye geldiklerinde sunacağın tepsiden, fincandan, hediyeliklerinden? Banane senin sevgilinle yaptığın o gayri meşru tatilinden? Banane senin aşk kokulu öpücüklerinden..

Bu kadar sinirlenmemin bir sebebi ise, insanlar o kadar ifşa etmeye ve edilmeye alıştı ki, ifşa etmediğiniz zaman sizi mutsuz sanıyorlar. Geçenlerde bir arkadaşım tüm iğrenç samimiyetsizliği ve o pislik biçimde takındığı sırıtışıyla "Tatlım sen evlendin ama mutsuzsun galiba, tek bir fotoğraf paylaşmıyorsun Facebookta felan" dedi. "Biz özeliz" dedim. Fakat inanmayan gözlerle baktı gözümün içine.  Çünkü alışılagelmiş bir durum söz konusu. Millet osurunca paylaşmaya alışmış. Ben paylaşmayınca mutsuz oldum.

İşin ilginç kısmına gelecek olursak, mutsuz olmamız mutlu olmamızdan daha çok insanların hoşuna gidiyor. Çünkü mutsuzluktan bir pay çıkarıyorlar nedense. Galiba "ben daha iyi durumdayım neyse" falan diyorlar. Bilmiyorum. Bu yüzden mutluluğu paylaşmamak en güzeli. Varsınlar beni mutsuz sansınlar. Evet, sizler gibi tatillere çıkmadım. Balayı denen Amerikan dayatmasını da yapmadım. Düğün denen batılı özentiliğine dönüşmüş o kimsenin gitmek istemediği, en ince ayrıntısına kadar düşünmeye bayıldığınız o saçmalıktan da yapmadım. Çünkü beynimin kıvrımlarını nikah şekeri seçmekten çok, yapacağım projelere yönlendirip, insanlara nasıl faydalı olurum kısmıyla doldurmayı düşünüyorum.

Her zaman söylüyorum. Bir müslüman için düğün amaç olmamalı, araç olmalı. Amacımız belli projeleri gerçekleştirmek ise eğer, bunu doğru adam/kadınla yol arkadaşlığı kurarak yapmalıyız. Zira hayal kırıklıkları da hep bu tip abartıların sonucudur.

Son olarak, kendinize iyi bakın. Güzelliklerinizi gözümüze sokmayın!

13 Temmuz 2015

7 Temmuz 2015

Ben Buraya Anlattım.


İlk zamanlar yazdığım yazılarımı hatırlıyorum da.. Ne günlerdi onlar. Her bi ayrıntıyı gelip dökerdim yazılarıma. Abartılı şeyler konuştuğum olurdu hep buralarda. Fakat şimdilerde durum hiç de öyle değil maalesef. Neden bilmiyorum, artık eskisi kadar samimi yazamıyorum. Yazdıklarımın gideceği yerler, hiç de güzel şeyler değilmiş gibi.

Millet korkulu ruyasını gelir suya anlatır, bense buraya. İyi zamanlarını da anlatır, bense anlatmıyorum. Kimseye anlatmıyorum. Geçenlerde mutsuzluk içeren yazı yazdığımda eşim 1,5 aylık evli birine yakışmayacak cümleler sarf ettiğimi söyledi. Fakat öyle değil. Benim doğum günümdü.

Doğum günlerimden her zaman inanılmaz ümitli olurum.27. sini kutladığım benim için özel fakat benden başka hiç kimsenin umrunda olmadığı o günü en az 23 kez kutladığımızı hatırlarım. Diğer 4 tanesinin 3 tanesi küçüklüğümden mütevellit hatırlayamadığım, 1 tanesi ise başka bir gün yokmuş gibi o gün evlenen dayım yüzünden kutlayamadığımız doğum günleri.

Elbette her yıl düzenli olarak 3 temmuz da doğum günüm kutlandı. Fakat fazla kontrolcü olduğumdan olacak, pastamın neli olacağına ben karar verdim, hediyelerime ben karar verdim. Hatta bazen hediyelerim doğum günümden 2 hafta önce falan alındı. Babam sürpriz doğum günü hediyeleri alırdı. Artık o da almaz oldu. Büyüdükçe hediyelerimi kendim seçmem istendi. Sonra ise artık pasta bile alınmaz oldu. Sokak pastalarına güvenilmedi, ev pastası yapıldı.Hatta kendi pastamı bile kendim yaptım.

Filmlerdeki gibi bir doğum günüm olsun diye düşünürüm hep. Eve geldiğimde sevdiğim tüm insanları görebileceğim; "Sürprizz" diye patlatılan konfetiler falan.Hepsi kapitalist sistemin dayatılması. Fakatşu sürpriz olayı olabildiğince güzel gözüküyor. Bu yaşıma kadar aldığım tek sürpriz hareket 10 yaşındayken mağaza camında görüp aşık olduğum peluş hayvanı üç gün sonra bana alıp getiren babamınki olmuştu.

Sonrasında olabilecek her şeyi planlayarak yaşamaya alıştığımdan şimdi kontrolsuz ve geleceğini göremediğim durumlara giremiyorum. Mutlaka sonunu algılamalıyım veya yaptığım hareketin sonunu görmeliyim. Kontrollü olmak gerçekten iğrenç bir şey. Sürpriz görmeye görmeye , sürpriz olayından da inanılmaz korkar oldum. Düşünsene bi, aniden hayatın akışında değişiklik gösteren bir durum oluyor ve sen bundan habersizsin. Evine gelip anahtarınla kapını açtığında seni bekleyenin kapalı bir tv, düğmesi açık unutulmuş bir pc, yemeğini yapmanı bekleyen bir ocak olduğunu düşünürken; başka insanlarla karşılaşmak..

Süprizlerle dolu hayatınız var hepinizin, biliyorum. Etrafınızda düşünceli insanlar var, duygusallar.. Düşüncelerinizi önemsiyorlar. Size koskoca partiler düzenlemeseler de, ufak tefek güzellikler yapıyorlar. İşte o insanların değerlerini bilin. Çünkü o insanlar gerçekten çok özeller.

6 Temmuz 2015

Pratik Bilgiler Dikkat!!

Aşağıda okuyacağınız bilgiler olabildiğince pratiklik içerip, hepsi alıntıdır. İhtiyacınız varsa deneyiniz, başarılıysa söyleyiniz lütfen.

1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın.

2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun.

3) Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kâğıdı kesin.

4) Halıdaki sigara yanıklarından,­ yanık­ y­er­ler üzerinde zımpara kâğıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.

5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz.

6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler.

7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun. Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.

Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın. Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.

9) Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun. Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.

10) Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun. Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın. Yeni gibi olacaklardır.

11) Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal, limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz.

12) Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayın. Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.
13) Eğer ayaklarınız çok hassas ise, sıcak havalarda şikâyetleriniz artıyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.

14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.

15) Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumuşacık olacaklardır.

16) Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın. Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.

17) Cevizle dost olun. İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır. Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.

18) Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.

19) Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın. Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.

20) Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dağılmayacaktır.

KAVUN KOKUSU
Buzdolabındaki kavun kokusu son derece rahatsız edicidir.
Bunu gidermek için, dolaba sirke ile ıslatılmış bir peçete koymanız yeterli olur.

SOĞAN KOKUSU
Pek çok kişi pişmekte olan soğanın kokusundan hayli rahatsız olur.
Bunu önlemenin çok kolay bir yolu var: içine bir-iki karanfil atmak.

TUZLU YEMEK
Yemeğin tuzunu fazla kaçırdıysanız, tencerenin dibine birkaç dilim çiğ patates koyup pişirin. Yemeğin tuzu çekilecektir.

BALIK KOKUSU
Bıçağınızdaki balık kokusunu çıkarmak çok zordur.
Fakat kuru bir beze bir parça karabiber ekerek bıçağınızı iyice ovarsanız hemen çıkar.

BALIK YERKEN KOKUSU ELİNİZE SİNMEMESİ İÇİN
Balığı yemeye başlamadan önce elinizi limonla silerseniz. Elinize balık kokusu sinmez.
Yıkayınca balık kokusunun elinizde olmadığını göreceksiniz. Aslında bıçağınıza da bu yöntemi tatbik edebilirsiniz.

BALIK PİŞİRİRKEN
Balıkları kızartmak üzere yıkadıktan sonra kurulamanızda fayda var.
Bu surette balığın una ve yumurtaya daha iyi bulanmasını sağlamış olursunuz.

KİRLİ ELLER
Eliniz katran gibi yapışkan bir madde ile kirlenmiş olabilir.
Önce vazelinle güzelce silin. Ardında da sabunla yıkayın. Katrandan iz kalmaz.

ÇAMUR LEKESİ
Çamur henüz kurumamış ise, ipekli ve yünlü kumaşlarda iyice kurumaya bırakılmalıdır.
Sonra çamur sert bir fırça ile fırçalanır ve sirke sürülür.

YAPIŞAN BARDAKLAR
Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun.
Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.

SÜTÜN TAŞMAMASI İÇİN
Sütü kaynatacağınız tencerenin ağız kısmına sıvı yağ sürerseniz sütün taşmasını önlemiş olursunuz.

ÜTÜ YAPARKEN
Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için, ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun.
Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.

CAM SİLERKEN
Camlarınızı silerken suyun içine biraz tuz koyarsanız hem daha kolay temizlenir hem de tertemiz, pırıl pırıl olur.

SARIMSAK KOKUSU
Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın.
Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz.

ARI ve SİVRİSİNEK SOKMALARI İÇİN
Kesme şekeri hafif ıslatın, sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehiri alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.

TER KOKUSU
Ter kokusuna neden olan bakterilerden kurtulmak için pamuğu şekersiz ve alkol bazlı bir ağız gargarası ile ıslatın ve koltuk altlarına sürün.
Koltuk altlarını jiletle yeni temizlediyseniz, bunu denemek için bir gün bekleyin.