15 Kasım 2009 Pazar

Çekimserlik üzerine oy kullanıyorum!

Gitmek istemiyorum! Aslında istiyorum da.. Çekimsiyorum durumu..

Nasıl bir duygudur bu söyle bana? Arasa da konuşsak diye beklerken, artık hiç aramasada konuşmasak diyosun.. Özlemediğinin farkına varıyosun.. Halbuki beraberken, 3 gün görmesen dayanamıyosun.. Ama yıllar geçiyor, özlemiyosun..

Ayrılık acı bi neşter.. Girdi mi damarına, akıp kurutuyor herşeyi..

14 Kasım 2009 Cumartesi

@Yalnızlık

Yalnızlık içinden hükmediyorum size.. Yalnızlığın acı verdiği yerden sesleniyorum.. Yalnızlıktan dönmekte istemiyorum!
Kafam karışıklık içindeyken cümleleri sarfetek ne kadar doğru, bilmiyorum.. Ne yapmak istediğimden de emin değilim.. Neyi istediğimden de? İstiyo muyum aşkıma geri dönmeyi, yoksa istemiyor muyum? Bilmiyorum.. Birisi dokunsa da ağlasam..
Hiç olmadık bir yerde karşıma çıksa da sarılsam.. Belki o zaman anlarım ne istediğimi ha? Sarılınca insan hisseder mi? Hissetmez tabi.. Çünkü sevmiyorum! Sevmediğime adım gibi eminim.. Görünce sarılmak istemeyeceğime de.. Aslında görmek istemediğimi de biliyorum.. Peki ne istiyorum? İstediğim şeyi açıklıyorum : Ammaaarrr :D Öpüyorum yanaklarından Öznurumu, kardeschimi :)))

12 Kasım 2009 Perşembe

Sıkkınım :'

Sıkkın oldum canım, bildiğin sıkkın oldum. Dün okuldan bi çocukla kantinde ders çalıştık. Aynı liseden mezunmuşuz. Çocuk beni hatırladığını söyledi.. Çok da tatlı bi çocuktu nasıl da unutmuşum :/ :D Çok da güzel ders anlatıyordu canım..

Şimdi o ders anlatırken, ilk kez birini o kadar dikkatli izlediğimi farkettim. Ağız yapısı cidden çok enteresandı. Dişleri bembeyazdı. Ama o fırçalamaktan gelen beyazlık değil, özünde bembeyazdı. Çok da düzgündü.. Dişlere önem gösterdiğimi de bilmezdim. Yok canım yanlış anlama şimdi, bu çocuğa yazıldığım falan yok ama cidden dikkatimi çekti çocuk..

Kantinde o kadar sesin içinde bana dersi anlatmaya çalışırken, aslında bildiğini de karıştırınca biz koptuk. Sonra dersi mersi bıraktık, çalışmadık. Kafanı topla sonra çalışırız dedim ama çocuğu incelemekten sıkıldığımdan aslında.. Aslında sıkılmadım da , kendimden rahatsız oldum..

Ayrıca bi olay geldi başıma geçen; "Bugünlerde kafam karışık, seni sığıncak bi liman olarak görmemi istemezsin dimi?" cümlesine verilebilecek en güzel cevap verildi bana.. "Demir atacaksan neden olmasın?"

İlişkilerde de çarpık kentleşmeye gidiliyor gibi ha ne dersin?

10 Kasım 2009 Salı

Çok genel olcak ama..

Bugün Atatürk'ü görmüş kişinin ağzından Atatürk'ü dinlemek iyi oldu..

10 Kasım; Atatürk'ü andık..

Edebiyat topluluğu genel başkan yardımcısı oldum..

Dergi çalışmalarım devam etmekte..

Kafam hala karışık, hala msj alıyorum ve napcağımı bilmiorm..

Eski sevgililer neden geceleri msj atmayı tercih eder? :S

08 Kasım 2009 Pazar

Anlatması lazım :/


Bişiler anlatmam lazım, bişiler karalamam falan.. Özlemiş beni.. Sesimi duymaya, yüzümü görmeye ihtiyacı varmış.. Karıştım, kapkarışık oldum.. Ruhum daraldı.. 21 yıllık hayatımda ilk kez sinir krizi geçirdim. Aslında sinir krizi nasıl geçirilir ondan da bi-haberim.. Bilmiyorum nası geçirilir, ama heralde sinir kriziydi.. Tüm vucudum titredi. Sadece titriyordum, attığı mesajları okurken.. Titremekten cevapta yazamadım.. Sadece titredim.. Bi an inme incek falan sandım.. Korktum.. Korktukça daha çok titredim..

Gecenin kör vaktinde, oturmuş radyo dinliyodum. Zekirdek dinlerim ben her gece :) Kankam da dinliyordu.. Gülüşüyorduk, hatta biz de mesaj atıcaktık ki; eski sevgilimin mesajıyla irkildim.. İlk önce kardeschim sandım, güzelce açtım, baktım.. Ama değildi işte, O'ydu.. Yere göğe sığdıramadığım insan msj atmıştı bana o kadar vakte inat.. Geçen zamandan bahsediyor, canımı daha bi acıtıyordu.. O kadar zaman sesi çıkmamıştı da şimdi nerden çıkmıştı? Niye hatırlamıştı ki beni? Ben tam da unuttum derken, nerden çıkmıştı en kötüsü.. Beni çok özlemişti, ya ben? Ama olmazki şimdi.. Tam da vize haftası.. Karmaşıklaştım yine :/ Ağlayamadım da.. Neden titredim o kadar bilmiyorum.. Durduramadım kendimi.. Ben ki herşeyin psikojik olarak gerçekleştiğini varsaan insan, vucuduma söz geçiremedim.. Beynimden tüm vucuduma bişey salgılanıyor, delice titriyordum.. Nedenini de bilmiyordum.. Sinirden mi, yoksa başka bişeyden mi? Başka şeylere ihtimal vermekte istemiyorum açıkcası, dedim ya vizeler yaklaştı zaten.. Zaten stresteyim, bi de heyecan eklenmemeli buna.. Hele de eski aşkın yeni heyecanı, asla!

Anlatmam lazımdı, napcam onu da bilmiorm, cvpta atamadım dedim ya.. Belki mesaj atmaz bi daha he ne dersin?

Bu arada Nestalcim, sen beni ekle gmail den mail falan at, çnkü ben sana ulaşabileceğim bi adres bulamadım :/ :)

04 Kasım 2009 Çarşamba

Karmaşık'z

Bizim masa çok karmaşık ya.. İşte bu masada ders çalışıyoruz.. Masa gözükmüyor tabi. Çantalar, montlar, şemsiyeler vs ler derkenn, tüm masa kaplanıyor.
Her neyse okuldan sıkılma raddesine gelen ben deniz; geçenlerde bi çocuğu öyle bi bunalttım ki, sen filozof olmalıydın dedi. Felsefe okumalıymışım.. Çocuğu sarılıp öpesim geldi, bana yapılabilecek en güzel yorumdu..

Aşık da olamadım yine. Bak sinirliyim. Bugün arkadaşa eski sevgilimin resmini gösterdim. Sildiğim için bulmak cidden çok zorladı beni. Herkes eski sevgilsiini gösterdi, en yakışıklısı benimki seçildi. Eee artık çıkarımı siz yapın :p

O değil de böle bi karşılaştırma yapılması cidden beni kızdırdı. Çünkü dış görünüşüne bakmam ben bi erkekte. Hani şimdi hadi ordan lan diyeniniz olcaktır, ama cidden öyle. Bi his, işte bu! demem lazım. Sonra suratını görmüorm bile.. :))