25 Ağustos 2015

DUYURU!

ne zamandır yazmadığımı fark edip buraları özledim.
o yüzden gelip iki satır bir şeyler yazayım dedim.
günlerim karmaşa içinde geçtiğinden ne desem yalan olur sayın izleyici.
sizler beni izlemeye devam edin.
işler güçler dolayısıyla yer keşfini anlatamıyorum ama size süper bir tatil yeri anlatacağım.

DUYURU: İÇ YAPMADIĞIM BİR ŞEY YAPIYORUM VE İLK KEZ BLOGUMA BİR YAZAR KABUL EDİYORUM. A KİŞİSİ DE ARTIK BURADA BENİMLE BİRLİKTE YAZACAK. ONU DA OKUMAYA DEVAM EDİNİZ :)

18 Ağustos 2015

Yer Keşfi: Lalezar Cafe-Beyazıt

Süleymaniye'de çok güzel yerler var gerçekten. Hangi birinden başlayım diye düşünürken, en çok gittiğim mekanı önereyim dedim. Lalezar cafe.

Lalezar Cafe, Süleymaniye camii'sinin ön kapısından girmeden hemen solda yer alan bir mekan. Şu kurufasülyecilerin bitiminde, sur içi gibi bir yerde yer alıyor. Kapısından girer girmez aşağı doğru uzunca bir merdivenden inmeniz gerekiyor.

Her akşam saat 21.00'da eski Türk filmlerini projeksiyonla beyaz perdeye yansıtıyorlar. Filminizi izlerken çayınızı yudumlayabiliyor, dilerseniz nargilenizi içiyorsunuz. Yiyecek olarak patates kızartması ve bizim meşhurumuz olan köfte ekmeği de atlamamam gerekiyor sanırım. Birde dondurmasına hastayım son günlerde. Dondurması da gerçekten güzel. Ayrıca Uludağ Limonata'da buz gibi servis ediliyor. İçmeden olmazlarımdan.

Ben saatlerce oturduğumdan mekanda, her söylediğimden yiyip içiyorum. Toplamda 50TL bırakıyoruz iki kişi en fazla. Daha fazla ödeme yaptığımız olmadı. Bu yüzden tek tek fiyatlarını ne söylesem yalan olur. Fakat cebinizi yakmayacağına emin olabilirsiniz. Özellikle benim gibi Türk filmi aşığı iseniz, akşam güzel bir ortamda hem filminizi izleyip, hem de arkadaşlarınızla rahatça sohbet edebileceğiniz bir mekandır kendisi. Her ne kadar arkadaşlarım bana "Gitme artık oraya yeter!" deseler de, ben gitmeye devam edeceğim. Bence sizde bir gidin. Ha, mekanın kapanış saati 01.01

11 Ağustos 2015

Yerli Üretimin Gururu Vestel!

Çok değerli okuyucum.

Mekan önerilerimin yanına bir de kendini Yerli Üretimin Gururu olarak tanıtan Vestel'i anlatmak isterim. Aslında yerden yere vurmakta isterim. Zira kendileri beni illet ettiler son 3 ayda.

Bildiğiniz üzere 3 ay kadar önce evlendim. 2012 yılında çıkarmış olduğu renkli dolaplarına aşık olduğum Vestel o gün bugündür hep kafamdaydı. Sonra çat diye Retro serisi çıkardı ki, akıllara zarardı. Evim olduğunda aldığım ve aşık olduğum ilk ürünüm kendisiydi.

Beyaz eşya olayına Vestel'den giriş yapınca, tüm beyaz eşyayı oradan almaya karar verdik. Davlunbaz dahil, herşeyi oradan aldık.

Dolabım geldiğinde kapının iç kısmında boyanın çizik olduğunun farkına vardı eşimin annesi. Kurulumu yapan servise bunu söylediğinde fabrikasyon bir hata olabileceği söylendi. Dolabın fotoğrafları çekildi. Merkeze gönderilip gereğinin yapılacağı söylendi. Bizi arayacaklarını eklediler. 1 ay geçti, bir ses gelmedi. Eşim dolabın soğutmadığını farketti. Tekrar servis çağırdık. Gelen adam eğer soğutmasaydı, buzluk kısmının buz kaplayacağını, böyle bir şikayet olmadığına göre soğuttuğunu iddia etti. Adam gittikten 3 gün sonra söylediği oldu ve buzluk kısmı buz kapladı. Tekrar servis çağırdık. Bu kez soğutmadığına ikna oldular. Fakat şu aşamada değişim için yazışmalar sürdüğünden bir şey yapamayacaklarını söylediler, gittiler. Dolabıma derece koyduk. Max soğutması 13 derece oluyor. Yemeklerim bozuluyor, aldığım her şey ekşiyor. Şu an 3 ay geçmiş durumda ve en sonunda aramalarımız ve şikayetlerimiz bir işe yaramış olacak ki, önümüzdeki bir hafta içinde yeni buz dolabını getireceklerini söylediler. Fakat insanın tabi ki inanası gelmiyor. Önümüzdeki hafta ne zaman geleceği belli olmadığından, geleceğine inanamıyorum.

Bitti mi? Elbette bitmedi. Çamaşır makinem'den inanılmaz sesler geliyor yıkama esnasında. Servise bunu söylediğimde 1200 devirlik makineyi 800 devirde çalıştırmamı söyledi. Gerek yokmuş o kadar devire. O yüzden ses yapıyormuş. Devir sorunuymuş. İç haznesi yerinden kopacakmış gibi sesler yapıyor demiş olsam da yine iplenmedim. Baktılar sağına soluna, yine gittiler. Makine her çalıştığında tangır tungur sesler geliyor. Hele bir sıkmaya girişi var ki, sanırsınız THY'nin uçağındayız da iniş takımları açılmış inişe geçiyoruz. 6 motor aynı anda yere ivme kazandırıyor gibi bir ses veriyor. Gel gör ki anlat servise. Yok efenim anlatamıyorum..

Aldığım bulaşık makinesi ise lekeli bırakıyor bardakları. Üzerlerinde su lekesi var hep her ne kadar parlatıcı kullansam da. Tablet deterjan kullandım, jel kullandım yine de olmadı. Üzerinde finish kullanmam gerektiği yazıyor. Finish'in ne kadar deterjanı varsa hepsini denedim fakat bu durum düzelmedi. Bunun için servis çağırmadım ama çağırasım da yok açıkçası. Çünkü gelen servislerinden hiç ama hiç memnun kalmadım.

Gelelim klimamıza. Klimanın takılması tam bir fiyaskoydu. Klimayı kurmaya gelen servis elemanı duvarı delmeye başladı. Sonra duvarın perde duvar olduğunu ve delmesinin çok zor olduğunu söyledi. Ne yapabiliriz dediğimde usta çağırıp özel bir aletle duvarın delinmesi gerektiğini söyledi. Eğer duvarı delerse akşama kadar işi bitmezmiş, eve gidemezmiş bey efendi.Ertesi gün duvarın deldirildikten sonra hemen çağırdığımızda geleceklerini ekledi.Aptal kafam kurulumun ücretsiz olduğunu söylemeyi akıl edemedi. Usta çağırıp delik için 100 TL ödedik. Sonra adamları aradık o gün gelemeyeceklerini iki gün sonra geleceklerini söylediler. Eşim başka yerleri arayarak ertesi gün için randevu aldı. Sonra gelen elemanlar takıp gittiler klimayı. Klimayı çalıştırdık. Yarım saat kadar sonra alt kısmında musluk suyu gibi su akıtmaya başladı. Tekrar çağırdık servisi. Meğersem gelen bey efendi dış hortumu düzgün bağlayamamış. Su tahliyesi eve boşalmış haliyle. En son gelen servis gerçekten bu işin ustasıydı. O yaptıktan sonra bir sorun çıkmadı fakat o açılan koca delik sağolsun, içeriye dün böcek girdi. Bir daha usta çağırtıp, o deliğin kenarlarını kapatmak zorunda kalacağım.

Klimanın kurulumu konusunda şikayetimi belirttim müşteri hizmetlerine. Duvarı delmenin kurulumun içinde olup olmadığını sordum: her türlü alet-edavatla gelmeleri gerekirdi, delmek bizim sorumluluğumuzdu dediler. Şikayetçi olduğumu ve bu konuda yaptırım yapılması gerektiğini söyledim. Şikayet dilekçesi oluşturdular ve hala bir yanıt gelmedi. Benim bildiğim 3 gün içersinde bu tip sorunlara cevap verilir. En azından haksızsak haksızsınız denir.

Diyeceğim o ki; Vestel'den bir ürün alacaksanız eğer kalitesi konusunda oturup bir düşünün. Kalite: verdiğiniz fiyat fazlalığı ile ölçülmez. Almak istediğiniz hizmeti en yüksek seviyede almanız ile ölçülür. Size yardımcı olamayacak bir servisi, müşteri hizmetleri olduğunu göz önünde bulundurun. Size kuruluma gelip, ama ben burayı delemiyorum yeaa gidin bir usta çağırın deldirin de diyebilirler çünkü. Ya da 3 ay buz dolabınızdaki çizik yüzünden değiştireceğiz deyip değiştirmez, bozuk olan kısmını tamir etmez, yemeklerinizin bozulmasına da neden olabilirler. 1200 devirlik makine çıkarıp "ama size gerek yok 800 devirde yıkasanız da yıkanır çamaşırlar" da diyebilirler.

Türk malı, yurdum malı diye aldım. Beni sinir harplerine soktular. Teşekkür etmiyorum efenim.

Not: Fotoğraflar netten alıntıdır.

Yer Keşfi: Erenler Nargile -Beyazıt

Çok değerli izleyiciler tekrar bir yer keşfi ile karşınızdayım.

Burası herkesin kendi hikayesini yazdığı yer: Erenler Nargile. Çorlulu Ali Paşa Medresesinin içine kurulmuş iki cafe'den bir tanesi ve Beyazıt'ın en ünlüsü.

Nargile sever bir insansanız eğer mutlaka buraya gelmişsinizdir. Çünkü buranın naneli elma nargilesi muhteşem. Nargilenin fiyatı 20 TL. Durmaksızın devam eden bir çay servisi bulunmaktadır. Sedirlerle oluşan oturma yerlerinde dip dibe oturarak yanınızdaki insanların muhabbetlerine ortak olabilir, sosyalleşebilirsiniz. Ya da kendi başınıza oturup nargilenizi içebilirsiniz.

Buranın tarihçesi hakkında pek bir şey bilinmemektedir. Çorlulu Ali Paşa Lale Devri'nde 3. Ahmet zamanında dört yıl kadar sadrazamlık etmiş bir devlet adamıdır. En parlak yıllarında Mimar Davud'a Beyazıt'ta yaptırdığı bu medrese, şu an kapalı Çarşı'dan Çemberlitaş yönüne yürürken solunuzda kalmaktadır. Çorululu Ali Paşa Rus-Osmanlı savaşında başarısız olunca Kefe'ye sürgün edilmiş. Sonrada idam edilmiş. Bunun üzerine bu medrese hep hüzünlü havası ile anılmıştır. Fakat günümüzde restorasyon geçiren mekan, nargilecilik hayatının vazgeçilmezi olmuştur.

Daha medresenin önünden geçerken, sizi kokusuyla karşılar Erenler Nargile. Bir şehir efsanesine göre ise; mekanın ortasında bulunan taşın üzerinde Çorlulu Ali Paşa idam edildikten hemen sonra bir leke çıkmış, iç kısmından dışına doğru göz yaşı şeklinde akmıştır. Restorasyon sonucu kapanan bu lekenin yerinde şimdi balıklar var. Taşın üzerine konumlanmış , huzur veren bir akvaryum yer almaktadır.

Tekrardan mekanın günümüzdeki haline dönecek olursak, elma çayını kesinlikle tavsiye ederim. 2TL'ye servis edilir ve şekersiz içilir. Acıktıysanız yiyecek bir şey bulmanız pek mümkün değil. Daha çok buraya içmeye gelinir. Nargile içersiniz, kahve içersiniz, çay içersiniz. Özellikle Türk Kahvesini dibek şeklinde yapıyorlar. Bolca köpüklü olan bu kahve 5TL değerindedir. Geldiyseniz kesinlikle tavsiye ederim.

Ayrıca girişte sağda bir simitçi abimiz var. Nargile közleri ile simiti ısıtıp satıyor. Oradan simitimizi alıp, içerde çay+simit yapıyoruz. Abimizden isterseniz peynir de satın alabiliyorsunuz. Değmeyin bu üçlünün keyfine. Sıcak çay,sıcak simit ve muhteşem karper peyniri. Aman Allah'ım mutluluktan ölebilirsiniz.

3 Ağustos 2015

Yer Keşfi: Çınaraltı Kebap

Çok sevgili okuyucum.

Artık gezip, gördüğüm, yediğim tattığım şeylerden daha çok bahsedeceğimi söylemiş miydim? Artık söyledim.

Her neyse. Şimdi ise size Çınaraltı Kebap'tan bahsetmek istiyorum. Yıldız Teknik Üniversitesi-davutpaşa Kampüsünün içinde bulunan bu mekanda iki kez bulundum. İlkinde kavurmalı kaşarlı pide yedim. İkincisinde de. Fiyatlar makul'e yakın. 17 TL pidenin fiyatı. Yanına kola veya ayran alırsanız 3 TL vermeniz gerekiyor. Öncesinde şöyle bir servis karşılıyor sizi.

 İlk gittiğimde tereyağı ve lavaş ekmekte vardı. İkinci de bunları atladılar. Fakat en önemlisi servis ettikleri minik lahmacunu da servis etmediler. Ara saatte gittiğimden olsa gerek. Çünkü kampüs dışında bulunan mekanda o minik lahmacunlardan vardı.

Neyse efenim. Mekanın ambiansı olabildiğince güzel. Bu yüzden size bir de mekan fotoğrafı da çektim. Menünün fotoğrafını çekmedim fakat fiyatlar 17-25 TL arasında değişiyor bilgisini vereyim.
Bu da mekanın web sitesi: http://www.cinaraltikebap.com/