Ivır Zıvır Part 3

Merhaba!

Ben burayı acayip özlediğimi fark ediyorum her geldiğimde. Kimse okumaz diye yazmıştım ilk yazımı yani ne yalan söyleyim. Fakat okundukça da mutlu da oldum. Yahu blog okumayı geçmişte bırakmamışmıydık biz? Demek bırakmamışız. Harika!

Deep yorumunda 10 yıl önceki sinirimden dem vurmuş. Burada yazdıklarımdan sanıyorsunuz ki o sinirim kayboldu. Aksine artarak yükselişe geçti. Bu ülkede yaşayıp sakin kalabilen var mı gerçekten? Varsa gelsin alnını öpeyim. 

Az önce okul grubunda açtım ağzımı yumdum gözümü. Öğretmen ameliyat olacakmış, bunu bize en az bir ay önce bildirmişti. Okul yönetimine eminim çok daha önceden bildirmiştir ya da boşver onlara da o zaman bildirdi. Okul yönetimi ne yaptı? Hiç bir şey. Şimdi çocukları 5 erli gruplar halinde başka sınıflara dağıtmışlar. Çocuklar okula gitmeyeceğim diye ağlıyormuş. Normalde yapılması gereken nedir? Yedek bir öğretmenin olur okulda veya bir ücretli öğretmen tutarsın, çocukları ayırmazsın. bunlar ikinci sınıf, kalmış 1,5 ay. Beraberce oynarlar, takılırlar. Hepsi depresyona girmiş. Ben bunu dile getirdiğimde ise sessizlik. Neyse ben de son çare aldım çocuğu okuldan. Başka okula vereceğim. Son gün ağladı durdu. Umarım daha iyi olur pek umudum kalmasa da..



Eskiden bakmayın burada yazdıklarıma. ben hep umutlu bir insandım. Hayallerim vardı bir sürü. Artık hiç birisi yok. Umudum da yok bir yere aidiyetim de. Aslında en kısa zamanda ölmek istediğimi fark ediyorum son günlerde. O kadar çok şey gözüme batıyor ki.. Hiç kimsenin umrunda değil hiç bir şey. Birilerine bir şeyler olmadıkça yolları düzeltmiyorlar mesela. Böyle gelmiş böyle gider diyorlar. Fakat orada bir insanın başına bir iş gelmeyiversin. O zaman vah efendim.

Ben yoruldum sayın okuyucu. Herkesten ve herşeyden. Böyle güvendiğim dağlara karların yağmasından, ne yaparsam yapayım asla düzgün bir iş çıkaramamaktan. Asla yaranamamaktan. Hem fiziken hem ruhen çok yoruldum. Çat diye ölsem şurda.. Nerde o eski yaşama sevinci, istekler ve arzular. Yaşlandım mı yaş mı aldım bilemem ama hayat kargaşası bana çok salakça geliyor. İnsanların sürekli bana bağırması, seslerin yükselmesi, kavgalar, gürültüler ve anlaşmazlıklar.. Aslında geçimli bir insanım sanıyordum kendimi. Mesela hiç bir kavgada kimseye aşağılayıcı sözler sarf etmem. Kişiliklerine laf etmem. Küfür etmem. Kötü söz söylemem. Fakat son zamanlarda o kadar çok duymaktayım ki.. Artık duymak istemiyorum kimseyi. Konuşasım da yok. Göz ardı etmekten de yoruldum sanki. Bir yerde patlama noktama mı geldim ne yaptım bilmiyorum ama eğer ölürsem falan , son günlerde kalbim gerçekten acıyor ama doktora gidesim de yok, ne öyle yaşama sevdalısı gibi... Neyse telefonumda günlük tutuyorum. Kalbimi sıkıntıya sokan her şeyi anlatıyorum orada. Yolları, insanları, sokakları, herşeyi anlatıyorum.. Benim çok korkularım var, anlatacağım, zamanla sanırım.

Yorumlar

  1. Selâm...
    Ah ahh, biz ilkokul ikinci sınıfa gider iken hiç depresyona girmezdik, Sibirya'ya sürülsek bile depresyon bilmezdik, 'devletimiz varolsun, varlığımız Türk varlığına armağan olsun' derdik...
    Herşey çok değişti, anlayışlar, yaşayışlar, düşünüşler...
    Tek değişmeyen şey plânsız, projesiz süren kamusal alandaki tüzel yaşamlarımız...
    Memleketimizdeki kültürsel, yaşamsal düzensizliklerle beraber Japonya'ya, Finlandiya'ya ve İsviçre'ye kamusal, tüzel, kültürel fikirsel gıptaizm varyasyonları...
    Hayat tüm keşmekeşliğine rağmen yaşanılası Hoca'M.
    Aşure tatlısı da karışık ama yenilesi, tıpkı yaşadığımız hayatımız gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım en sonunda benim de hayatım oralara doğru kayacak.. ya da beni köyümün yapmurlarında yıkayacaklar.. yapacak hiç bir şey kalmadı

      Sil
  2. Ben yoruldum sayın okuyucu. Herkesten ve herşeyden. İnan hepimiz böyleyiz.

    YanıtlaSil
  3. Ülkenin birisinde Heidi diye bir küçük kız yaşarmış diyorlar, onun yaşadığı köyün olduğu Ülkeyi çoook methediyorlar...
    Hoca'M:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben öteki dünyaya doğru yol alcam az kaldı :))

      Sil

Yorum Gönder

Bi sesin çıksın..