17 Mayıs 2017

Günlük- 9


Benim kadar unutkan var mıdır aranızda bilmiyorum ama her şeyi unutuyorum. Misal bugün evlilik yıldönümüm olduğunu haftanın başında hatırlayıp "çarşamba bişeyler yaparım" demiştim. hani sürpriz falan yapıcaktım. normal kızlar gibi erkekten beklemem sürpriz ben. çünkü a kişisinde sürpriz kavramı yoktur. insan elindekini bilince buna göre hayal kurmuyor sanırım.:) fakat gel gör ki ben de umursamadım ve unuttum sürpriz yapmayı. aslında aklımda bir kaç bir şey vardı. hepsi uçup gittiler. hiç bir şey yapmadım. kendimi 10 yıllık evli gibi hissediyorum. hani belli bir noktadan sonra aman be of derler ya, öyle bir şey oldu. sanki evde ilkokul çağında çocuklar var, bir sürü dert varken "benim bugün özel günüm" ağlaklığına giremiyor gibiyim. sanırım benim için tek özel gün var doğum günüm. ikincisi de ölüm günüm olur heralde ama ben anlamam yüksek ihtimalle.

doğum günleri gerçekten çok özeller. düşünsene dünya denen yere adım atmışsın. dönüşün yok, burdasın artık. bir şekilde yaşıyorsun, devam ediyorsun.

bunun haricinde bugün istiklal'e de gittim. o kadar da korkulacak bir durum yokmuş. gayet çalışmalar devam ediyor. tabi ben cihangir e geçmek için istiklalin arka sokaklarını kullandım ki, oraları inanılmaz özlediğimi fark ettim. nedense taksimi başka seviyorum. ama burada yaşar mısın desen, asla yaşamam. gider görür dönerim. benim hayalimdeki ev müstakil bahçeli ve dağ başında bir ev. her şeyden ve herkesten uzak. denize yakın bir yer. böyle evde birini mutfağa çağırdığında avazın çıktığı kadar "mutfağa gelseneee" demeyi istiyorum. aman birisi duyacak kaygısı yaşamadan bağıra çağıra şarkı söylemek ne güzel olur. ya da müziğin sesini sonuna kadar açıp kimseyi rahatsız etmemek. ya da arabayı park ettiğinde yanındaki ayı kapıyı açarken dikkat etmeyip kapının ağzına etmeyeceğini bilmek. evet bu başımıza geldi çünkü. sağlı sollu iki kapının da ağzına edilmiş son 3 ayda. insanlarımız mı öküzleşti, yoksa içlerinde merhamet mi kalmadı bilmiyorum ama araba mahvoldu. 

eğer bu yazıyı okuyor ve arabaya binerken yanınızdaki arabanın kapısına çarpmamak için çaba harcamadan küt diye kapıyı açıp diğer arabanın canına okuyorsanız, ve o araba benim, babamın, eşimin dostumumsa hakkımı helal etmiyorum. sizler de etmeyin! bunu sosyal sorumluluk projesi falan yapalım. 

bugünlük bu kadar. sizlere müzik falan hediye etmek isterdim ama ruh halimi tanımlayacak bir müzik gelmedi aklıma şu an. siz de varsa alırım bir dal :)

7 yorum:

  1. Sosyal sorumluluk projesi... :D
    Yazının son kısımlarına çok güldüm, Allah iyiliğinizi versin :)
    Ruh halimi tanımlayamadığım zamanlarda Özkan Uğur'dan, 'Olduramadım' şarkısını dinlerim, sizlere de tavsiye ederim :)

    YanıtlaSil
  2. Ben de özel diye adlandırılan günlerin dışında hiç umulmadık anda sürpriz yapmayı seviyorum.O yüzden evlilik yıldönümü, sevgililer günü vb.günler bir beklentim olmuyor.Araba noktasında bizim de başımıza benzer şeyler gelmişti maalesef.Sanırım insanlar kendi mallarına gösterdikleri özeni bir başkasınınkine göstermeyi unutuyorlar.Sorumluluk projesi fikri güzel.

    YanıtlaSil
  3. Yine güzel yazmışsın Hoca'M, gayet anlaşılır ve yaşanılır ıvır-zıvırlar...(:

    YanıtlaSil
  4. Kişiden kişiye değişir ama 14 yıllık evliyim hala sürprizlerle kutluyoruz 5. Yıl 10. Yıl özeldi bakalım 15. Yıl neler olacak

    YanıtlaSil
  5. Geçen senelerde Can Amerika'da kutladıydı evlilik yıldönümümüzü, ben yoktum yanında ama olsun bir gün o da olur :D

    YanıtlaSil
  6. Evlilik bana uzak konu bilemedim :)

    YanıtlaSil
  7. Hahahaa! Ben de hep unuturum. Demek ki iki kişiyiz :DDD

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..