8 Haziran 2015

Bu Sonuçlara Kimler Ağlamalı

"AK Parti 13 yıl sonra girdiği bir seçimden iktidar olarak çıkamadı. Partileri yüzde 41 oy alarak birinci çıkmasına rağmen, AK Parti'ye gönül verenler sonucu acı ve gözyaşlarıyla karşıladı.

Şu tabloya bakar mısınız?

HDP yüzde 10 barajını yedi düvelin yardımıyla geçmeyi başarı sayıyor! CHP bir önceki seçimlere göre puan kaybetmesini zafer olarak duyuruyor. Hale bakın ki yüzde 41 oy alan AK Parti seçmeni kan ağlıyor.  

Davası ümmet olanın, derdi de böyle büyük oluyor işte!

Sakın bir kaç puanlık oy için ağladıklarını düşünmeyin çünkü, kendilerini ağlatan bir seçimin kaybı değil. Onlar, yenilgi yenilgi büyüyen zafere inanmış bir davanın fertleri. Göklerden gelen değiştirilemez karara kader diyerek iman etmişleri "oy için ağlayanlar" diye küçümserseniz yanılgıya düşersiniz.

Niye ağlıyorlar biliyor musunuz? 

Çünkü Filistin ağlıyor. Gazze, Ramallah, Kudüs, El Halil, Beytüllahim ağlıyor. 

Çünkü Somali ağlıyor. Çünkü Mısır, Irak, Suriye, Arakan ağlıyor. Lübnan, Ürdün, Yemen, Doğu Türkistan ağlıyor...

Dünyanın tüm mazlum müslümanları günlerdir ellerini semaya açmış, dualarla arşı titretiyor,"Türkiye bize sahip çıkan tek ülke. Son umudumuz AK Parti. Onu elimizden alma Allah'ım"diyerek ağlıyordu. 

Türkiye'deki kardeşleri yıllardır ateş ırmaklarında yakılan o mazlumların son umudu ellerinden kaydı diye ağlıyor. Onların hıçkırıklarına eşlik ediyor.

"İktidara geldiğimizde onları Esad'a geri göndereceğiz" diyen Kılıçdaroğlu ile Bahçeli'nin insafsızlığına terkedilen iki milyon Suriyeli'nin çaresizliğine ağlıyor...

Ağlaması gereken onlar değil sizlersiniz oysa ki..

Onlar mazlumların savunucularına, siz zalimlere ve zalimlerin dostlarına oy verdiniz. Onlar Mursi'nin dostlarına, siz Sisi'nin "kan kardeşleri"ne oy verdiniz. Onlar "kardeşçe yaşayalım"diye barış masasına oturanlara, siz "terör yeniden hayat bulsun" diye PKK yandaşlarına oy verdiniz.

Onlar "Yeni şehitler gelmesin, şehit anneleri artmasın" diyenlere, siz 40 bin şehidin katillerine oy verdiniz. Onlar Yasin Börü ve arkadaşlarına, siz Yasin Börü ve arkadaşlarının katillerine oy verdiniz.

Onlar Kur-an'ı Kerim'i okullara yeniden getirenlere, siz Kur'an-ı Kerim'i okullardan kaldırma sözü verenlere oy verdiniz. Onlar inancın simgesi başörtüsünü serbest kılanlara, siz "Başörtülüler sadece merdiven temizliği yapabilir" diyenlere oy verdiniz.

Sizler, din gölgesinde dinsizlik yapan sözde cemaate... Dershaneleri, bankaları ve cemaatleri yaşasın diye ülkeyi ateş topuna çeviren paralellere oy verdiniz. Onlar davası ümmet olanların, siz ise davası himmet olanların peşinden gittiniz.

Bir kardeşimin dediği gibi...

HDP'ye oy verirken aklınıza 40 bin şehit gelmiyor da, AK Parti'ye hırsız derken 3 kuruş para geliyorsa, siz alay ettiklerinizden ne kadar aşağıda olduğunuzu bilememişsiniz zaten. Biliniz ki ağlaması ve utanması gereken sizlersiniz, onlar değil! 

Gördüğü her pisliğe konan sinek misali, her gün bir partiyi destekleyen sizler utanmalısınız, onlar değil! 

Son sözüm davası ümmet olduğu için derdi büyük olan kardeşlerime...

Bilesiniz ki yenilgi olarak gördüğünüz bu sonuç yakın zamanda size yeni zaferlerin kapılarını açacak. 5 gün önceki yazımda ne demiştim size? "Bu seçimi kaybetse dahi bundan böyle her yol AK Parti'ye çıkacak" dememiş miydim?

Kazanını olmayan bir seçimin kaybedeni olmaz. 

Bu ülkede AK Parti'nin yanında olmadığı hiç bir parti, iktidar olamaz. Bırakın iktidar olmayı, koalisyon bile kuramaz! 

AK Parti de liderine, değerlerine ve seçmenlerine aylardır küfür ve hakaret eden partilerle bir koalisyonda yer alacak kadar ilkesiz ve omurgasız bir parti değil! 

AK Parti, bu yapılanları unutup şu an barajı geçen herhangi bir partiyle koalisyon yapması durumunda oyunu haram edecek milyonlarca seçmenle karşı karşıya gelecek.. 

Seçim meydanlarında aylardır koalisyonun zararlarını anlatan bir parti koalisyon için kapı çalarsa, işte tam da o gün kendini bitirir. Bir dönem koalisyonda kalsa bile sonrasında Anavatan ve DYP gibi tabela partisi olur.

Özetle "Yeni Türkiye" yolunda ikinci yarı, asıl şimdi başlıyor! 

Size alaycı bakışlar atıp gülenlerin suratlarındaki o pis sırıtışı silmek hepinizin namus borcu olsun!"


Süleyman Özışık kaynak: internethaber.com

12 yorum:

  1. Ali İsmail'in, Ethem'in, Abdullah'ın, Berkin'in ve diğerlerinin anneleri de iki senedir ağlıyor.

    Keşke diğer ülkelere kol kanat gererken kendi vatandaşlarını ötekileştirip kan kusturmasalardı, keşke birazcık "bunlar bunlar" dediklerini de dinlemeye ve anlamaya çalışsaydı da bu gün bu sonuçla karşı karşıya kalmasaydık.

    Beni bilirsin, ben herkes bu ülkede özgürce, inançları doğrultusunda yaşasın isterim. Keşke onlar da bunu isteyebilseydi de benim yaşam tarzımı aşağılayıcı benim yaşam tarzıma müdahale edici girişimlerde bulunmasalardı. Ben de keşke "ben bu ülkede kendimi güvende hissetmiyorum" demek zorunda kalmasaydım birilerine. Biraz "öteki"ni anlamaya çalışmak biraz kucaklayıcı ve ılımlı olmak her şeyi değiştirebilirdi.

    YanıtlaSil
  2. Umarım bundan sonra atılacak adımlar seninde mutluluğun dahilinde olur datlım :)

    YanıtlaSil
  3. Umarım herkes bir şeylerden ders çıkarmıştır da bundan sonra atılacak adımlar kimseyi mağdur etmemeye yönelik olur. Ben sadece tedirginim.

    YanıtlaSil
  4. "Sizler, din gölgesinde dinsizlik yapan sözde cemaate... Dershaneleri, bankaları ve cemaatleri yaşasın diye ülkeyi ateş topuna çeviren paralellere oy verdiniz. Onlar davası ümmet olanların, siz ise davası himmet olanların peşinden gittiniz."

    dinin bu kadar sömürüldüğü bir partinin ve zihniyetin nesini savunuyorsunuz anlamadım, filistin, kudüs diyerek yıllarca slogan ümmetçiliği yapmak yerine hakikaten samimice eğitim ve diyalog yolu tercih edilseydi çok daha farklı olurdu herşey, ama işte bu yolun siyasilere bir kaymağı olmayacağı için de tercih edilmez,, bakara makara, hırsızlık, peygambere hata isnat etmek, göz göre göre iki güne bir yalan söylemek, söylediğini, ben onu öyle demedim diyerek pişkince geçiştirmek, sokağa çıkan gençleri terörist ilan etmek, gözlerini kör etmek, geleceklerini çalmak, yalnız yaşayan genç kızlara, burada yazamayacağım şekilde namus üzerinden bel altı hakaretler etmek, 14 yaşında bir çocuğun (berkin elvan) cesedi ve mezarı üzerinden mitinglerde siyaset yapmak, o çocuğu yuhalatmak..

    çok var da..

    bence gereksiz.. hakkınızı helal edin, yazdıklarınız hayalkırıklığı yaşattı bende o yüzden taştım.. hoşçakalın

    YanıtlaSil
  5. ilk kez bu kadar aceleci bir yazı yazdım, kusura bakmayın size ait sandım, ama sanırım fikirleri paylaşıyorsunuz, netice olarak, yine ve yeniden hakkınızı helal edin, dilerim samimiyet ve doğruluk, mantık ve sevgi, temizlik ve adalet kazanır.. gerisi angarya..

    YanıtlaSil
  6. Ben yazıyı paylaştım, çünkü beğendim. Güzel noktalara değinilmiş. Hakkım olduğunu sanmıyorum fakat helali hoş olsun :) Burada isteyen istediği gibi yorum yapabilir, lütfen düşünceleriniz dolayısıyla özür dilemeyin. Ben de dilemem çünkü, hepimiz aynı olmak zorunda olsaydık, Allah hepimizi aynı yaratırdı ki o zaman bu dünyanın anlamı kalmazdı. Saygıyla :)

    YanıtlaSil
  7. Ama eklemek istediğim bir durum var bu konuda; Türkçe ve Türkiye'de yayın yapan bir şekilde yanlı (ister Akp, ister paralel, ister sol, ister başka taraflı) medyadan çok, uluslar arası medyaları da takip edin. Özellikle ülkede bir sıkıntı olduğunda bahsedilen ülkelerin medyalarını, hatta insanlarını dinleyin. Bir de Avrupa, Amerika ve başta İsrail olmak üzere diğer ülkelerin söylediklerini de tarafsızca bir değerlendirin derim ben :)

    YanıtlaSil
  8. ben hakkınızı helal edin derken, fikirlerimden dolayı değil, onları okurken dinlerken istemeden de olsa okuyanı dinleyeni belki biraz rencide edebilirim endişesiyle helallik istiyorum, yani kazara yoldan geçen birinin dalgınlıkla omzuna çarptığınız zamanki helallik gibi, konuyu fazla dağıtmadan söyleyim, uluslararası yayınları uzun yıllardır sıklıkla olmasa da takip ederim, israil her zaman israil, diğer ülkelerin yayın politikaları da medyası da az çok aynı şeyler, onların misyonları da belli, onlara çok takılmam, hatta uzun yıllar konuların çok etrafından dolaşıp durduğumu yeni yeni farkediyorum,, onlar tabii ki dağılmamızı, ya da zayıf olmamızı isteyecektir, bunun dinle falan ilgisi de yok, tüm ülkeler, diğer ülkeler için menfaatleri neyse onu ister ya da istemez,, sorun bu değil, sorun kendi insanlarımızın birbirine verdiği değerde başlıyor.. resmen ötekileştirildik.. onlar, bunlar, şunlar, afedersinizli başlayan nefret söylemleri bu milletin bölünmesini hızlandırdı, gerçek mağduriyet bu acıları yaşayanların oldu, ama isimleri ve hikayeleri hep bu takım taklavatlı iğrenç politikacıların ana malzemesi oldu,, ben başkalarının fikirleriyle hareket etmem, gözümle gördüğüm duyduğum ve sürekliliği olan (çünkü insan hata yapabilir mantığıyla hareket ederim) durumlara göre bir analiz yaparım, geldiğimiz noktada iktidarın derdi kendi iktidarıdır, milleti umursadıkları yok, öyle olsaydı, seçim sonuçlarından sonra kendi yandaş ve yalaka gazetecileri üzerinden yine milleti tehdit eden şeyler yazmazlardı, ibretle izliyorum, haklılığımı bir kez daha ibretle görüyorum, ama sevinemiyorum.. zaman ilaçtır, ve ben o ilacı sabırla, aç karnına günde (bir gün) olarak sakince içiyorum.. sonuçları hayırlı olsun, hastalıktan kurtulalım ve insani değerlere sahip çıkalım, filistin kudüs o zaman da kurtulur..

    YanıtlaSil
  9. Amin inşallah, güzel temenniler bunlar. Çok sevdim. :)

    YanıtlaSil
  10. Benim en çok anlamadığım da "yahu siz şunu şunu daha nasıl anlamıyorsunuz" olayı.

    Herkes aynı şeye bakıyor ama herkesin anladığı apayrı ve herkes diğerinin yanlış kendisinin doğru gördüğünü söylüyor. Haa tamam yanlış görene saygı duyuyor ama maşallah saygı duyarken anadan girip bacıdan, dinden girip hacıdan çıkıyor.

    Dini savunduğunu söyleyen dini, laikliği savunduğunu söyleyen laikliği, milliyetçiliği savunduğunu söyleyen milliyetçiliği, farklı olmayı savunan o farkı berbat ediyor.

    Haydi onlar "tepemizdekiler" de bize ne oluyor? Ne de güzel yiyoruz abi birbirimizi.

    Bak birbirimizi yeme konusunda bile birbirimizi yiyoruz hatta!

    "Eee sizin partiniz ülkeyi bu hale getirdi, eskiden gül gibi geçinip gidiyorduk" diyor biri, "insanların kimliğini zorla değiştirirsen olacağı bu, kimliğini ifade etme hakkı daha yeni geldi" diyor başka biri.

    Sonra o ne münasebet asıl onu siz yaptınız, öteki eee siz de şunu bunu yaparken iyi miydi vs vs vs...

    Bu demokrağsidir, ösqürlüktür falan ne menem birşeyse bak ben bile haklıyım ha, ben bile :)))

    Canına yandığımın...

    Yazıya gelince,

    Benim demek istediklerimi onca edebi (!) kişiliğime rağmen ben diyemeyip elin adamı tek çırpıda nasıl deyivermiş; benim erkek halimle yazıp paylaşmaya, ifade etmeye korktuğum şeyleri kız başına sen de ne güzel paylaşıvermişsin, valla bravo.

    Şu hayatta neyden kaybettiysem hep bu huyum yüzünden kaybettim, aman kırılmasınlar aman küslük çıkmasın diye millet desteklediğim herşeye, hele kutsalıma ana avrat düz giderken susmamdan kaybettim hep...

    Derdim Türkiye'nin dünyanın bilmemneresine koyacak güce gelmesi, Tayyibin dolarları, Kılıçdaroğlunun euroları, pekekenin oy çalması falan değil, hiçbiri umurumda değil,o onların sorunu. Benim derdim kişisel!

    AKP'ye kızıp, CHP'ye küsüp soluğu yanımda alanlara çok özel hislerim var benim. Yemişim siyasetini de, laikliğini de alkışını da!!!

    Ve haklıyım, tamam mı, en az herkes kadar!!!

    YanıtlaSil
  11. kimsenin kolay kolay yazmaya cesaret edemeyeceği ama çoğunun! içinden geçenleri anlatan bir yazıydı bu.

    YanıtlaSil
  12. Sonunda duygularıma tercüman olan bir yazı. Normalde siyasetle ilgilenen bir insan değildim ta ki bu son seçime kadar. O kadar korkutucu geliyor ki diğerlerinin iktidarı elde etme ihtimali, tekrar dini yaşamaktan korkacak hale gelmek, başörtüsünün yeniden yasaklanması? Çok değil 3-4 yıl önce lisedeyken okul çıkışında başörtüm yüzünden bana laf eden hocaların şimdi o lisede başörtülü öğrencilere "tahammül" etmek zorunda olması beni mutlu ediyor. Benim yıllığıma başörtülüyüm diye fotoğrafımı basmadılar, olay çıkardılar. En azından benden sonrakiler bu haksızlığa uğramıyor. Ak parti dini kullanmıyor, insanların yıllarca ellerinden alınmış haklarını geri veriyor. Şimdi insanların özgürlükçü göründüğüne bakmasın kimse, daha gezi olayları zamanında yolda yürürken yediğim hakaretlerin haddi hesabı yok. "Sizin gibilerin sonunu getireceğiz!" diye yüzüme haykırdılar. Allah hiçbirimizi bunların eline düşürmesin...

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...