17 Haziran 2011

Mahalle Baskısı Dediğin Nedir ki?


Biz ne mahalle baskıları gördük? Gördük mü gerçekten? Okullarda başörtü sorununun ortadan kaldırılması gündeme gelince insanlarda oluşan o meşhur mahalle baskısı korkusundan bahsediyorum. Dün karşılaştığım bir olay üzerine yazmalıyım bu konuyu dedim..

Mahalle baskısı ile açılan bir arkadaştan bahsedeceğim size. Evet, yanlış duymadınız, kızımız kapalıydı fakat dün açıldığını gördüm. Hop ne oluyo bile demedim. Ben kimseye karışma ve sorgulama hakkını kendimde bulmam asla. Yaratan bile karışmıyorsa, benim ne haddime! Kız "Bir değişiklik görmüyor musun?" deyince söyledim başörtü eksiğini. "Millete dayanamadım" dedi sesini titreterek. Öyle kapalılık mı olur, oran açıldı, buran göründü diyenlerden o kadar bıktım ki, açıldım tamamen, dedi.

Kapalılık gerçekten zor iş. Özellikle de etrafınızda hiç kapalı yoksa ve bu işi bilmiyorsanız. Görerek öğrenilir bazı şeyler. Yeni kapandığından öğrenme döneminde olan kızı mahalle o kadar baskı altında tutmuş ki, başlarım böyle kapalılığa demiş kız sonunda. Şimdi ne mi oldu? Askılı, şortlu oldu.

Mahalle baskısı ile açılan bir kızcağız. Bir de internette dolaşan fotoğraflar var. Geçenlerde facebook'ta bir grup gördüm. Babanem yaşında bir kadıncağızın fotoğraflarını paylaşmışlar. Kadın, pazarda meyve seçiyor. Az eğilmiş, eğilince fotoğrafını çekmişler. Açıkta bir yeri yok, ters bir durum da yok. Bunu afiş edip, dalga konusu yapmışlar. Kapalılığa bak demişler..

Aslında burada kadınların tümüne bir hakaret söz konusu. Açıkken kimsenin umrunda değilsin. Sen zaten cehennemliksin modunda herkes. Ama kapalıysan her şeyinle mükemmel olmalısın. Tamam müslüman kadın, örnek olmalıdır. Ama bırakın insanları, görerek, okuyarak öğrensinler. Aşağılayarak öğretemezsiniz. Kızarak ve insan içinde rezil ederekte öğretemezsiniz. Ancak soğutursunuz. Ha pardon, sizin de tam olarak yapmak istediğiniz bu değil mi? Soğutmak, vazgeçirmek. Tebrik ediyorum 1-0 öndesiniz öyleyse!

Müslüman kadın bakılınca müslüman olduğu belli olmalıdır. Örtünmek ise yalnızca Müslümanlıkta yoktur. Hristyanlıkta da vardır. Bir kitaplarında (onların çok kitabı var) saçların örtülmesini, örtülmüyorsa da kazıtılmasını söyler. Şunu da eklemeden edemicem, Türkiye hariç hiç bir ülkede, dünyanın hiç bir yerinde "Müslümanlıkta türban yoktur" diye bir söylem yapılmaz. Yapılamaz çünkü. Dinin gerekleri açıkca bellidir. 

Gelelim kapalı ve açık arasındaki o ince çizgiye. Müslüman kadın böyle mi olmalıdır diye fotoğraflar paylaşıp dururlar. Kapalı kadınların otobüse binerken açılan bacaklarını çekerler, giyindikleri elbiseleri çekerler, garip garip şeyler paylaşırlar. Peki ya açık kadınlar? Açık kadınlar müslüman değil midir? Nice kadınlar vardır ki, iki göğsünün arasını bile rahatlıkla ortaya atarlar Kur'an da açıkca geçmesine rağmen iman tahtası.. Onları kimse uyarmaz. Varsa yoksa kapalı kadının hataları. Yoksa açık olunca hatalar göze batmaz mı? Hepimiz aynı yerde, aynı şartlar altında tartılmayacak mıyız yoksa? Öldükten sonra siz şuraya ayrılın, siz yanmıcaksınız demicek kimse bize. Yaptıklarımızla yüzleşicez. İnsanların arkasından atıp tutanlara, açık kadınları-kapalı kadınları aşağılayanlara, kadın ırkını küçültenlere hakkımı  helal etmiyorum! Bir de sen mükemmel misin ki millete laf söyleyebilme hakkını kendinde görüyorsun!Hadi bakalım..

18 yorum:

  1. Kapalı biri değilim; ancak ben herkese saygı duyulması gerektiğini yeğliyorum. Kimin neresini ne kadar açtığı kapadığı sadece kendisini bağlar. Kimse bir başkası için cezalandırılmayacak ya da mükafatlandırılmayacak.

    Mahalle baskısı diye tabirinle açılan arkadaşının yaptığı çok mu mantıklı sence? Askılı ve şortlu olmayı asla garipsemem; ama madem ona ters geliyor açılmanın da bir adabı vardır. Açılmak demek askılı, şortlu olmak demek midir? Ki onun yerinde olsam açılmayı tercih etmezdim. Benim inancım benim sorumluluğum der devam ederdim yaşantıma.

    Dalga geçilme konusunda haklısın, saçma sapan konularla bir grubun içindekiler diğer grubu yargılama hakkına sahip değildir. Ne açıklar kapalılara ne kapalılar açıklara laf edemez. Fakat kendi adıma söylemem gerekir ki, bir bayan neden kapandığının farkında ise bunu hakkıyla yapmalıdır. Amaç dışarıdaki bir erkeğe güzelliğini sergilememek değil ise nedendir daracık giyinmeler, dikkat çekici göz ve dudak makyajlarını yapmalar ben bilemiyorum.

    Evet ben açık biriyim; ama açık arkadaşım da var kapalı arkadaşım da. Kimseyi düşünceleri ve davranışlarıyla yorumlamaya hakkımız olmadığının da bilincindeyim. Ama dediğim gibi kapalı olup edebiyle açık olmayı başarabilen kişilerden çok daha dikkat çekici dışarıda boy gösteren kapalıları da hoş karşılayamıyorum. Ve böyle kişiler için yorum yapıyorum. Aynı şey açıklar için de geçerli. Gereğinden fazla kendisini sergileyen kişiler için de yorumumu yapıyorum.

    YanıtlaSil
  2. Burcu kesinlikle aynı fikirdeyiz. kimi ne bağlar ki yani. Herkes kendi bacağından asılacak. Annesi babası sorgulanacak sadece, onlar da gereğni veriyordur zaten. tamam uyar ama uyarmanın da bir adabı olmalı, bi çizgisi olmalı :( Açılan kapalılar hep abartıyorlar. bu da yadsınamaz gerçek :/

    YanıtlaSil
  3. Çok uzun yazmışım, gönderince fark ettim :) Düşüncelerine ilave edilmesi gerekenler diye düşündüm. Kalabalık yaptıysam affola.

    Bu arada kadınları bu derece küçülten sadece erkekler değil Büşra'cım. Ne yazık ki hemcinslerimizin de tutumları biraz düşündürüyor insanı. Kendisini küçültülmeye iten kadınların varlığı maalesef herkesi bu duruma düşürüyor. Bazen öyle haller oluyor ki ben bile dönüp bakıyorum, bu ne biçim bir şeydir yahu diyerek.

    YanıtlaSil
  4. İşte açılan kapalıların "bir açıldı pir açıldı" sözünü söyletmeleri, kendi isteğiyle kapanmıyor muydu acaba düşüncesini getiriyor gündeme. Yani insan ister istemez aklından geçiriyor.

    YanıtlaSil
  5. aynen öyle Burcu'cum. Erkekler de aynı kadınlar da bir yerde. Sonuçta aynı özden gelmekteyiz. Gıybet ve öfke dedikleri bu olsa gerek. Halbuki dinimiz hoşgörü dini değil mi? :)

    Bu arada yorumların için teşekkür ederim :) sen yaz ben seviyorum yorum okumayı, yazdıklarımı değerlendirme imkanı buluyorum. Zira yanlış bişey söylemek istemem :)

    YanıtlaSil
  6. Aynı şekilde ben de hatalı bir söz söyleyip kırmak istemem kimseyi. Gözlemlerimizi, düşüncelerimizi paylaşıyoruz sonuçta. Teşekkür ederim nezaketin için :)

    YanıtlaSil
  7. Çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim. Bence de bizim toplumumuzda kapalı/açık meselesi sadece görecelilikten ibaret. Buna göre Kapalı olanın hata yapma, günah işleme hakkı yoktur, açık olana herşey serbest, sanki iki farklı kategoride yaratılmışlar ve ahirette farklı muamele göreceklermiş gibi. eşitlik kavramının çok gerisindeyiz ne yazık ki.

    YanıtlaSil
  8. Eminim birkac cumleni yanlis anlayip yanlis yorumlayanlar olacaktir... soylediklerine harfi harfine katiliyorum, ayni seyi ben de acik-kapali arkadaslarima yillardir soyluyorum... kaldi ki acik bir kadin (musluman olanlardan bahsediyorum), uzerine dusen vazifeyi zaten biliyor... kapali daha dikkatli olmasi gerekir derken, tamamen sekilcilige dokuyor... oysa acik kadin acik oldugu icin, sadece yakin cevresi ve Allah biliyor onun musluman oldugunu... 'dikkat' konusunda sadece buradan yirtiyor(!).. yani insanlarin onun musluman olup olmadigindan emin olamamalarindan (yabancilarin, dis gorunus itibariyle)...

    kapalilik Allah'in emri oldugu icindir... kisi bu emri yerine getiriyor diye diger tum emirleri yerine getiriyor anlamina gelmez.. gucu buna yetiyordur, bunu yerine getiriyordur.. kapali kadin = mukemmel musluman anlamina gelmez! kapalilik sadece karsi cinse hos gorunmemek icin indirilmis bir emir degildir, bu emrin en onemli nedeni Allah'in oyle emretmis olmasidir.. sadece O emrettigi icin! ve de musluman kadinlari gayri-muslim kadinlardan ayirdetmek icin... yani bir uniforma... "ben Allah'tan baska ilah olmadigina ve Muhammed'in (sas) Allah'in kulu ve rasulu olduguna inaniyorum" mesajini veren bir uniforma... diger seyler, tabiri caizse teferruat...

    evet, hristiyanlikta da kapalilik vardir, hatta yahudilikte de... Allah'tan gelen tum hak dinlerin temeli aynidir aslinda (bozulmamis hali).... neyse, uzun uzadiya yazdim... bloguna ilk yorumum vatana millete hayirli olsun :) sadece bu konuda cok sinirimi bozan meseleler oluyor (yani kendi hayat ve cevremde), ondan dolayi :) yaram var ki gocunuyorum dermisim :P

    YanıtlaSil
  9. @Eren, aynen öyle maalesef ki :(

    @edibe,ne kadar da güzel söylemişsin sen öyle. Aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Teşekkür ederim değerli yorumun için :)

    YanıtlaSil
  10. kapalı kadınlara saldırının ,açıklarını arama sebebinin;
    ya bilip de yapmamadan kaynaklanan vicdanı susturmak, için adeta öç almak
    ya da hakikaten düşman olmak hatta hıristiyanların olabileceklerinden (olduklarından demiyorum ) daha fazla kin beslemek
    olduğunu düşünüyorum

    YanıtlaSil
  11. Bismillah ile...
    Bir sözünüzden hareketle kısaca yazayım : ''kimi ne bağlar ki yani. Herkes kendi bacağından asılacak. Annesi babası sorgulanacak sadece...'' Şimdi burada bir hata var. iki kavram var İslamda.
    1. emr-i bil maruf ( iyiliği emretmek )
    2. nehy-i anil münker ( kötülükten men etmek )
    Ben şu an fazla detay yapma vaktine sahip olmadığımdan kısaca yazıyorum. Bu iki esas tüm müslümanlara emirdir. Bu açıdan kimi ne bağlar ve herkes kendi bacağından asılır mantığı İslam dininin reddettiği bir haldir. Ümmetin liderinin hayatı ve uygulamaları buna açık örnektir. Hepimiz muhatap olduğumuz her insandan sorumluyuz. Zaten toplumsallığın asıl boyutu bu islamda. Ne olur yazdıklarımı yanlış algılamayın. Hal ve hareketlere girmiyorum hiç. Ama şunu belirtebilirim. Bu ülkede başörtüsü ya da türban sorunu yok. Bu ülkede önce müslümanların kendi iç aleminde ''tesettür'' sorunu var. Sorunu sadece baştaki örtüye indirgemek alan daraltmaktır.
    Burada iyiliğe yöneltmek ve kötülükten engellemek hep birbirimizi uyarmayı gerektirir. Ama din üzerine konuşuyor ve konuşacaksak dinin ''bence''si yoktur. Önce yahudiler, sonra hristiyanlar ''bence'' ile dinlerini bozdukları için son peygamber gelmiştir. Burada sadece insanlara karşı tarz önemli. Bir kardeşimin bir hatası varsa ( ki hata size ya da bana göre olamaz ölçüsü apaçıktır ) bunu ifade tarzı çok önemli. Yok kapalıya bak böyle yapıyor demek, diğerlerini hoş görmek ya da normal karşılamak değildir. yalnız bir gerçek var. ''Bilmek sorumluluğu artırır''. Bilenin işi cidden daha zor. Bilmemek sorumluluğu yok etmez ama.
    Güya kısaca yazacaktım :)
    Yanlış anlaşılmamak ümidiyle Fiemanillah...
    derin_gece

    YanıtlaSil
  12. derin gece: çok doğru söylemişsin. Aslında ben burada belli kişilere oklarımı yönelttim. söyleyenleri ve eleştirenleri görsen, sen de kim oluyosun ki? dersin. Hani kendileri sanki dört dörtlükmüş gibi bir de kızı insan içinde rezil rusva ettiler kaç kez. zaten blinçsiz olan kişi soğudu tabi. halbuki, iyisin güzelsin ile hoşgörü ile yapılmalıydı herşey :) diye düşünüyorum. Fakat tabi ki çevremizde olanları uyarmalıyız. yapılan yanlışı görmezden gelmek o sorumluluğun altına girmektir ne yazık ki :(

    YanıtlaSil
  13. Bismillah ile...
    Eleştiri yapacak herkes önce kendinden başlamalı. Paylaşmak karşılıklı bir haldir bir sorun varsa ama eleştiri yapmak ''haddini bilmeyi'' ister. İnsanlar mutlak bir ekseriyetle başkalarına bakmaktan kendilerine kör olmuş durumda. Başkalarının eksiği değildir kişileri eksiksiz yapan. Ben bende olanı düzeltmezsem önce başkalarına doğruyu söylesemde etkili olamam ki. Bu doğruyu söylemeyeyim o halde mantığına varmasın ama. Burda anlatmak istediğim bir hayli başka.
    Hayırda kalın inş... Fiemanillah... derin_gece

    YanıtlaSil
  14. laik - antilaik
    turk - kurt
    kapali - acik

    yillarca boluk porcuk ettiler bizi ancak parcaladilar
    kapali - acik ayrimi yetmedi
    carsafli - pardesulu ayrimi bile yaptilar ..
    biri musluman kadin pantolon giyebilirmi dedi
    digeri tesetture uymaz dedi
    pardesu tesettur sayilmaz dedi bir digeri, oteki carsaf olmazsa olmaz dedi dedi dedi .. en cok da bayanlarin giyimi uzerine erkekler fikir yuruttu, tartisdi durdu ..
    yer yuzu kan golune dondu bizim gafletimiz yuzunden, peygamberime hakaret kitalar boyu kol gezerken.. Rabbim " Araizda cekisirseniz gucunuzu azaltirim" derken biz hala pantolonla pardesude takili kaldik..

    az once tesadufen bir blogda bir kac konu dikkatimi cekti
    blog sahibi arkadas secim sonuclarini degerlendiriken eyvah turbanlilar daha bi saracak etrafimizi .. vatan elden gidiyor.. bu ulkde yasanmaz naralari atiyordu konularinda .. aziz nesin ne kadar hakliymis turk halkinin yuzde bilmem kaci bilmem ne ... demis yazisinda ..
    oyle icim sizladiki iki kelime dahi etmeye gucum kalmadi hemen kapattim sayfayi icim kanayarak ..
    ne kadar acinacak haldeyiz ..
    kapalisiyla acigiyla biz ayni ulkenin milletiyiz ayni peygamberin ummetiyiz dahasi ne ?

    YanıtlaSil
  15. derin gece :/ pek çözememişim heralde :)

    Kronik bunalım, sormayın ne bloglar var, açmaya utanıyor insan :/ bizi bu şekilde bölüp duruyorlar maalesef ama yapacakbişeyimiz var. biz de doğrularımızı yazıcaz :)

    YanıtlaSil
  16. arkadaşım düşüncelerin iyi güzel.insanların kapalı olması kapalı olmak istemesi falan farketmez.aslında anlaşılması gereken türkiye cumhuriyeti henüz bazı olgunluklara ulaşmadı,yani henüz dinle devleti tam ayıramıyor.görüş ayrılıklarıyla bir anda parlayıp kasırgalar yaratılıyor, tabi ki dış güçlerle ilişkili, işte bu konuda halkın makul davranması gerekli her konuda.dinimizin gereği bellidir,ayeti de bellidir hadisi de ancak ben islam dinini mantık dini olarak görürüm ;buna göre de kapanmak sadece etkileyiciliği azaltmak, kusur örtmek içindir.günah olabilecek şey başını açmak hadi diyelim kıçını bile açmak değil bence bunu insanın gözüne soka soka yapmak,bi deyişle aslında kışkırtmaktır.kapalı olanlara saygım sonsuz ancak rica ederim ki cumhuriyeti taze çalkantılı bi ülkede tartışmaya mahal vermemek adına okullarda baş açma meselesini büyültmeyin.evet bugün siyasi bir görüş simgesi gibi duruyor,buna izin vermeyin.onca şehit vatan saolsun diyerek ölüyor siz başınızı açmışsınız çok mu?

    YanıtlaSil
  17. Sn Adsız, çok değerli yorumun için teşekkür ederim :) Öncelikle konu hakkında geçenlerde dinlediğim bir mevzuyu anlatayım, okursanız :)

    Hz Muhammed (s.a.v.)in zamanında Medine'de Yahudi bir topluluk varmış. Yani bir sürü varmış fakat bu topluluk kuyumculukla geçiniyormuş. Bir gün alışverişe gelen Müslüman bir kadının eşarbının üzerine kutuyu koyarak tutup açılmasına sebep olmuşlar. Orada bu "şaka"yı adet haline getirmişler. Kadının başı açılıp, saçları gözüktüğünde gülüyorlarmış.
    Bunu öğrenen Hz Muhammed (s.a.v.) O topluluğu Medine'den sürmüş. Normalde yanlış yapan bir insan veya topluluk olduğunda mutlaka bir karar alma toplantısı yapılır ve uzaklaştırma yapabilmek için istişareler gerçekleştirilirmiş. Fakat konu kadının örtüsü olunca, direkt, hiç bir toplantı yapılmadan atılmış bu topluluk.

    diyeceğim o ki, tartışacak bir konu yok zaten. Böyleysek, böyleyizdir. Biri istedi veya istemedi diye açıcak veya kapanacak değiliz. Bu konu o kadar da "hadi ordan be?!" muhabbeti değil. Hee sizin için öyle olabilir ama karşılıklı saygı duyarsak daha yaşanılabilir dünya.

    Şehitlerimizin ise konumuza dahil olması beni rahatsız etti açıkçası. Bazı konuların birbirine karıştırılmaması gerekir.

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...