16 Şubat 2017

Öylesine veya Böylesine Bir Yazıdır Bu.


Blog yazmak, blog yazarlığı ünvanına sahip olmak demektir. yazarlık dediğiniz iş ise, bir kaç kitap yazmakla olabilecek bir durum değildir. yazmadan edemeyen insan yazardır. akademik makaleler yazmak zorunda olduğu için yazan insan, bu makaleleri kitaplaştırmak isterse, bu adama yazar der miyiz? ben deme taraftarı değilimdir, fakat sizler isterseniz dersiniz..

blogumu açma sebebimi düşündüm uzunca bir süre. yazmayı seviyordum. yazdıklarımı etrafımdaki insanlar okumayı seviyordu. lisedeydim henüz. ders esnasında hocayı dinlemez hikayeler yazardım. ama hep hocalarımdan beslenirdim. onlardan birer cümle, anlattıkları olaylardan birer cümle derken ders çıkışı "bu kez ne yazdın" diye etrafıma doluşan arkadaşlarımla bitirirdim derslerimi. yazmayı hep sevdim. ben yazdıkça hocalarım "kızcağız dersi deli gibi dinleyip, not alıyor fakat demek ki sınavda yapamıyor" deyip yüksek notlar da verdiler hani..

burada da hep sizlerle konuşur gibi yazdım. edebi bir kaygım, yüksek cümlelerim, ağdalı kelimelerim, nitelikli yazılarım olmadı hiç. fakat hep anlatmak istediğimi tam olarak anlatabildiğime inandım. en azından aldığım değerli yorumlarınızdan bunu çıkardım. benim için derdimi anlatabilmekti mesele. belki edebi sanatlara yeterince eğilemiyordum ama tanzimat dönemi yazarları gibi sanat toplum içindir düşüncesine sahip, en azından yazdıklarımın anlaşılması taraftarı oldum..

bu güne kadar bir sürü ürün denedim. sağolsun bazı markalar blog yazan ve okuyanlara gerekli önemi gösterip ürünlerini gönderdiler. ürünlerin bir çoğunda kusur buldum. yorumlarımı yazdım. bana bu kusurlar için çok teşekkür edip, o açıdan hiç bakmadıklarını, gerekli çalışmaların yapabileceklerini söylediler. ya da o kusurların kusur olmadığını, aslında durumun şöyle şöyle olduğunu söylediler. açıkladılar, tatmin ettiler. fakat genel anlamda yaptığım eleştirilerin kendi markalarını iyileştirme adına bir adım olduğunu söylerken asla benim bu işlerden ne anladığımı falan eleştirmediler. sonuçta ben kimya mühendisi değildim. fakat eleştirdiğim şey kremin yoğunluydu veya elimi yeterince yumuşatmamasıydı. ya da bir şampuan denediğimde şampuanın saçıma etkisinden hoşlanmamıştım. içerikleri hakkında tek bir bilgim olmamasına rağmen son derece kendime güvenerek yaptım eleştirimi. 

bu şekilde negatif yorumları gerçekçi bulduklarından olacak ki, son günlerde daha da fazla ürün göndermeye başladılar. yakında onlar hakkında yazacağım.

ve bir ara film eleştirmenliği yaptığımı biliyordur sıkı takipçilerim. bir basın gösteriminde film hakkında eleştirimi getirirken ne radyo-televizyon okuyup okumadığımı sordular, ne de aks atlamasını. hatta yönetmene sallarken yönetmenin de yanımda olduğunu bilmeden konuştuktan hemen sonra "aaa bak hiç o açıdan düşünmemiştim" dediğini de biliyorum. çünkü bir insana yapılan eleştiri, onu geriye değil, farklı açılardan bakmasına sebep olur. tabii kendisini tepelerde görüp "sen kimsin köpek" demediği sürece.

sinema eleştirmenliği yaparken hep çoluğumun çocuğumun izleyebileceği filmler ve yetişkinlerin izleyebileceği filmler diye ikiye ayırdım filmleri. ona göre yorumlar yaptım. kimisi muhafazakar yaklaşım dedi, kimisi başka bir şey. iletişim tasarım ve görsel efektlerle alakalı çalışma yapmış bir insan olarak oralara da çok dikkat ettiğimi de söylemeliyim sanırım. ama nedense insanlar yapmış olduğum teknik yorumlardan çok, ahlaki değerlere takıldığım noktalarda kaldılar. çünkü ahlaki değerlere özen göstermem nedense rahatsız edici ve hatta bu yüzden gereksiz yorumlar gibi bir kenara atıldı. 

bir şeyler hakkında yorum yapmanız istendiyse, yalan söylemeniz bekleniyor sanırım. ne hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü değil de pohpohlamanız ve yere göğe sığdıramamanız gerekiyor. ben öyle yapmıyorum. ürün neyse, ürünle ilgili deneyimim neyse, bana ne hissettirdiyse onu anlatıyorum sizlere. reklam için bir şey yapmıyorum. ha reklam yapmak isteyenler oluyorlar sağ olsunlar. bana basın bültenlerini gönderip, üzerinde bir değişiklik yapmadan yayınlamamı istiyorlar. yayınlıyorum. keşke olumsuz eleştirilere tahammülü olmayan, ahlaki değerlere özen gösteren insanların cümlelerini gereksiz olarak gören kişiler basın bültenlerini gönderseler de ne istiyorlarsa onu reklam adı altında sizlere sunabilsek.. reklam olmadığı sürece, kimse kusura bakmasın, ben yaşadığımı ve düşündüğümü hiç bir edebi kaygısı olmaksızın, sizlerle konuşur gibi buralarda anlatacağım. 

beni takip etmeye devam ettiğiniz ve tüm değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız!

18 yorum:

  1. Bence iki cümleyi biraraya getirip satırlara döken her insan evladı yazardır. Ya da kendisini yazar gören her şahıs yazardır. Benim buradaki kıstasım en az iki cümleyi ardıardına sıralayan zat-ı şahanelerinin bu iki cümlesi ve ardına sıraladığı üçüncü, dördüncü ve akabindeki sıralı sayısı kendisinden menkul cümlelerinin beni etkileme derecesi ve o zata biçtiğim yazarlık kalitesidir, yani o kişi yazardır ama beni etkileyemiyor ise o kişi sadece yazardır, yazdıkları ile beni etkileyebiliyor ise şayet o yazar ne âlâ, benim gönlümün yazarıdır o vakit o zat-ı şahaneleri...

    Sizde iyi ki varsınız Hoca'M, sarmal düşüncelerin girift cümlelere dökülüşünü ve harflerde süzülüşünü hep sende gördük biz Hoca'M, saygılarımla...(:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim. sizler ve değerli yorumlarınız da iyi ki varlar ^^

      Sil
  2. Yazar değilim, makale yazıp yazar olacaksam da hiç olmayayım zaten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence harika bir yazarsınız :) ben çok severek okuyorum o alt metinde aşk dolu cümlelerinizi.

      Sil
  3. Naptın sen Büşra, ortalık karıştı 😆😆😆

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah sorma ya :( çok utanıyorum. Rezillik resmen

      Sil
    2. Ben takılmak için söyledim. Utanacak ne var bunda, tamamen senin tarafındayım, haklısın çünkü 😁

      Sil
  4. Büşra,ben neyi kaçırdım acaba?Ne zaman ürün tanıttın ki sen yahu?Çok eskiden miydi ki?Ben seni okumaya başkadığımdan bu yana görmedim sanki.Ay ,bir şey oluyor ve ben kaçırsım değil mi 🤓

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genelde mekan tanıtımı yapıyorum ama ürün deneyimlerimi de paylaşıyorum :)

      mesela en son nescafe için yapmıştım: http://hayalmeyalbuschra.blogspot.com.tr/2017/01/urun-deneyimi-nescafe-white-choco-mocha.html

      fakat sorun olan bir kitap hakkındaki yorumlarım oldu maalesef. reklamın iyisi kötüsü olmaz diyerek kaldırdım yorumu. zaten kitabın yazarı da kitabını geri istedi :))

      Sil
    2. Mekan tanıtımlarını biliyorum ama kitap yayınını görmemişim.bir aralık yoktum ben blog aleminde,demek o araymış.Ürün sunucuları her türlü yoruma hazır olmak zorunda,her şeyi beğeneceksek niye fikir sorarlar ki???Bu bana bir oylamada sadece evet oyunun geçerli kabul edilecek olduğu bir durumu hatırlattı 😡

      Sil
  5. Tarafsız yorum yapan bloglar artsın inşallah. Kimseyi kandırmaya hakkımız yok bence.

    YanıtlaSil
  6. Yazar nasıl olunur veya kime yazar denir bence pek önemli değil..Yüklenen sıfattan çok kendimi nereye koyduğuma bakarım..Daha çok bilgi amaçlı yazıyorum ama kendi şiirlerimi ve sözlerimi de eksik etmiyorum. Tarzınız ve yazılarınız takdiri hak ediyor. Doğal, samimi ve ufku geniş yazılar..Tebrik ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için :)

      Sil
  7. Sen hep yaz. Biz keyifle okuyoruz :)

    YanıtlaSil
  8. Bloğunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Yazılarınızı içten buluyorum başka herhangi bir sebebi yok yani :) Bence yazmayı asla bırakmamalısınız. BLoğunuzda genel anlamda başarılı gördüğüm kadarıyla. Aynen böyle devam! ;) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değerli yorumunuz için çok teşekkür ederimm :)

      Sil

Bi sesin çıksın..