11 Nisan 2014

Paylaşımlarınıza Başlıyorum!


Çok sinirliyim sayın izleyici. Artık burama kadar geldi. (Burada yazar boynunu gösteriyor ve artık tak ettiğini anlatmaya çalışıyor) Tak etti çünkü. Yeter artık, bizler de insanız!

Siz gençlerin deyimiyle "sosyal medya" biz işin içinde olanların değimiyle "yeni medya" nın çivisi çıktı artık. Bu kadar olmaz arkadaş! Bu kadar iğrençlik, bu kadar pislik, bu kadar..

Neyse efenim, içinizdekileri aleni görüyor olmamız hakkınızda olan iyi düşüncelerimizi de silip süpürmüş ve yanlışlıkla güvenmemizi engellemiş oldu böylece. Konumuz yeni medya paylaşımları. Neden bu kadar sinirlendiğimi anlatayım hemen.

Facebook: Sanırım tüm abazaların ve içindeki abazayı dışarıya çıkarmayı düşünenlerin bulunduğu ortam kendisi. İnsanlara bir adres yetmiyor, 3-5-7-9 derken kendi içinde tutarlı bir takım sayılara gidebilecek kadar mantıksız adreslere sahip oluyorlar. Bir de tek adresi olup illallah ettirenler var ki, sormayın gitsin. Bunlar tüm ev işlerini bizimle paylaşıyor. Akşam ne yediklerini. Eşleriyle ne yaptıklarını. Eşlerinin osurma sesinden tutun da, bebeklerinin boklu bezine kadar her şeyi paylaşıp duruyorlar. Artık öyle bir paylaşım meraklısı oluyorlar ki beğeni sayılarına falan bakıyorsun ki hiç bi^şey yok. Muhtemelen arkadaşı olan insanlar zaman tünelinden paylaşımlarını gizlemiştir. Hee ben neden mi gizlemiyorum? İşte bu yazılar nasıl yazılıyor sanıyorsunuz?
En önemli günlerini, en özel zamanlarını paylaşıyorlar misal. Kıza sevgilisi evlilik teklif ediyor, öyle bir fotoğraf paylaşımı yapmış ki olayı belgesel niteliğinde sürmüş albümle piyasaya. İşte oğlanın elini ayağını nereye koyacağını şaşırdığı o pozlar. Yok efenim tek taş yüzük. Oğlanın ona yazdığı özel şiir. Yaptırdığı pasta ve diğer özel olan fakat artık amele-vari gözümüze sokulmuş tüm o ince, düşünülmüş, paylaştıkça değeri düşen güzel hareketler. İyi de bana ne?
Zaten olayın özü bu. İyi de bana ne? Bu mevzu tıpkı okey oyununa benziyor. Okey de dakikalarca renkli taşları bir düzene sokarsın. Bitirirsin çat diye. Herkes bir şok geçirir. İstemsiz olarak birbirine gösterirler ıstakaları. Aslında kimsenin umrunda değildir diğerinin ıstakası. Ama inatla işte mavi 5 bekliyodum, kırmızı 7 neden gelmedi, lanet olası siyah 13 dersiniz de kimse umursamaz!
Ve een ilginç olanı da nedir biliyor musun sayın izleyici, karısının kızının akşam ev halini gözler önüne seren adam. 

Twitter: Rahmetli Birand'ın "ishal oldum" twitinden sonra tüm Türkiye'de kullanılmaya başlayan bir mecra kendisi. Tüm millet gelmeden önce, özellikle belli "team" ler olmadan önce çok elit kesimdik orda. Sütlü kahveler içer, boynumuzda şallarla egzantirik sohbetler ederdik. Fakat gel gör ki, şimdi yok öyle bir dünya. Yalnızca yalan haberlerin bulunduğu, eski fotoğrafların yeniymiş gibi gösterildiği, olay çıkarmak için kullanılan bir mecra oldu. Yurt dışında ise yabancı artizlerin laf sokmak için kullandığı yer olsa da , ülkemize bunu eski sevgiliye laf çarpma yeri olarak çevirebiliriz sanırım. Ya eski sevgiline ağlarsın, ya hayallerine ağlarsın ya da tüm sıkıntılarını anlatırsın. Ya da ben gibi durmadan eleştirirsin herkesleri. Burada da özellerimizi paylaşmaktan geri kalmayız yalnız. Aleni herkesin görebileceği şekilde fotoğraflar paylaşılır, gerek özel yaşam, gerekse genel yaşam gözler önüne serilir. Reklam twitleri vardır misal. Beni takip edeni takip ederim ile işe şu açılışta boy gösterdik arasında hiç bir fark yoktur. Hepsi birbirisinin aynı.

Instagram: Hala buraya bir hesap açmamış olmam beni bu dünyadan dışlamış olmuyor mu? Oha ben gibi birinin burada hesabı yok. Neden mi? Fotoğraf çekmeye ara verdiğimden olabilir. Fakat gördüğüm ve paylaşımların gerek Twitter'a gerekse Facebook'a düşmesi sebebiyle söyleyebilirim ki dünya ile alakası yokmuş. İnstagram'daki kızlar Angelina Jolie, erkekler Brad Pitt iken gerçek dünya da öyle insanlar yokmuş. İnstagram da yediğiniz yoğurt bile beşamal sosu oluyormuş. E ayranınız yok içmeye, iphone la gidersiniz ya sıçmaya. O meselenin sonucu bunlar. Iphone alan instagram indirir, onu gören samsung kullanıcısı hiç boş durur mu o da katılır, derken sony falan. Bakarlar fotoğrafla anlatamıyoruz derdimizi, artık beğenilerimiz düştü, o zaman vine a sıçrama yapıp bir de orada denerler şanslarını. Fenomen olacağım diye açmadıkları yerleri kalmaz, bir de o yerleri saksılarla kapatırlar. Ah çivin çıktı be güzelim!

Google +: Sanırım en sevdiğim mecra burası. Hala olabildiğince elit. Paylaşımlar yalan haber üzerine veya birilerine bi'şeyler ıspatlama üzerine değil. Kimsenin özeli de kimseyi ilgilendirmiyor, bu yüzden kimse özelini paylaşmıyor. Haber almak, medyadan haberdar olmak gibi şeyleri burada karşılayabiliyorsunuz. Blog takipleri yapıp, gerçek insanlardan gerçek düşüncelerini de alıyorsunuz. Burayı seviyorum fakat lütfen henüz içimize girmemiş olan girmesin. Biz böyle güzeliz.

Bunlara daha çok ekleme de yapabilirim fakat sonuç olarak evinizde yediğiniz yemeklerden, yemek yerken çıkardığınız seslerden, eşlerinizin osuruğundan, çorap parmaklarının kaçıklığından, bebeğinizin bezinden, biten pudranızdan, evlilik tekliflerinizden, tek taşlarınızdan, kına gecelerinizden, sümüklü komşu çocuğunuzdan, sevgilinizle ellerinizi sımsıkı tutuşunuzdan, yatak hallerinizden, yatmayan hallerinizden, öpüşünüzden, kavganızdan, kaynananızdan, gelininizden, poponuzdaki pişikten, ishalinizden, diş ağrınızdan falan çok bıktık. İşin ender bulunabilecek ve söylenmesi gereken son cümlesini kuruyorum : "bunların hepsinden bize ne?!"

Şimdi paylaşımlarınızı yaparken, bir kaç kez daha düşünün. Özel günlerinizi paylaşmak istiyorsanız da 1 tane paylaşın, emin olun biz sizi anlarız. Yani düğün fotoğraflarınızın, doğum günü fotoğraflarınızın ya da akşam eşinizle mısır patlatıp film izlediğinizin her ayrıntısını görmesekte emin olun biz inanıyoruz size. Bunu fotoğraflarla, çeşitli açılardan çekerek göstermek zorunda değilsiniz. Ve emin olun artık o bir zamanlar kızdığım "elit arkadaş listesi" zihniyetine gitmeye zorluyorsunuz beni. Pis timeline'lardan koruyun bizi. Hadi geçmiş olsun!

6 yorum:

  1. Sosyal medyadaki tüm mecralar ilkesiz bir platform oluşturuyor ne yazık ki. Blog sayfaları daha çok ilgimi çekiyor.

    YanıtlaSil
  2. Sosyal medyadaki tüm mecralar ilkesiz bir platform oluşturuyor ne yazık ki. Blog sayfaları daha çok ilgimi çekiyor.

    YanıtlaSil
  3. Güzel yazı olmuş :) en çokta twitter için üzücü bir durum.

    YanıtlaSil
  4. valla söyleyemediklerimi söylemişsin canım,öylelerini takibi bırakıyorum zaten çoook gıcık yaaaa...

    YanıtlaSil
  5. Yoğurt bile beşamal sosu olmuş :D Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..