25 Ağustos 2011

Yine Aşk Hikayesi (%100 Gerçek)

Aşk hikayesi serimize devam ediyoruz. 

Aşağıda okuyacağınız hikaye gerçek bir aşk hikayesinden alıntılanmıştır. Yazar anlatanın ağzından kurgulamaktadır..

Ufaklığımdan beri erkeklerle iyi anlaşamamışımdır. Özellikle sevgili olaylarına hep olumsuz yaklaşmışımdır. Erkeklerden nefret ettiğim de söylenirdi genelde. Hiç bir erkeğe de yakışıklı dediğim olmamıştır.Taa ki bir gün O'nu görene kadar. 

Üniversite yıllarımda bilgisayar kursuna gidiyordum. Bir gün kantinde otururken yanımdaki arkadaşım "Burada sence hangisi en yakışıklısı?" diye sordu çekinerek. Durdum, onu gördüm. "Bence o" dedim. O da kpss kursuna geliyordu. Sonra aramızda hiç bir şey olmadı tabi..

Aradan biraz zaman geçti. Üniversiteyi bitirdim. Kpss'ye hazırlanmak için yine aynı kursu tercih ettim. O yine oradaydı. Aynı sınıftaydık bu kez. Sınıfta ders boyunca, dersten sonra hep benimle uğraşıyordu. O zamanlar benden hoşlanan çocuklar falan olsa hep dalga geçiyordu. Bir gün ders öncesi benimle o kadar uğraştı ki, sinirimden çantamı alıp dışarı fırladım.. O da peşimden geldi..

En işlek caddelerden birinde nereye gideceğimden umarsızca yürüyordum. O da arkamdaydı ama ben farkında değildim. Birden birinin bana seslendiğini duydum. O'nu gördüm. O kadar sinirliydim ki ona, yerdeki kaldırım taşlarını söküp kafasına fırlatabilirdim o an. Tam arkamı dönecekken "Ben sana aşık oldum!" diye bağırdı. O an İstiklal durdu sanki. Sanki ben de o anı bekliyor gibiydim de haberim yoktu. Bana aşık mı olmuştu, yanlış mı duymuştum. Kimse duymuş muydu? Etrafıma bakındım, kimsenin umrunda değildi zaten aşık olması. Ama benim umrumdaydı. Umrumda olmalıydı..

Yanıma geldi, özür diledi. "Aşk" dedikleri şeyden olsa gerek böyle saçmalamıştı. Aşk mı? O da neydi? Hani benim nefretim, hani benim hakaretlerim. Birden o an içimden birşeylerin kopup ona yuvarlandığını hissettim. bu öyle bir şeydi ki, o günden sonra onu her gördüğümde çığ gibi büyüyordu. Her gördüğümde bir uzvumu ona bırakıyormuş gibi hissediyordum. Her gördüğümde O'na enjekte olan herhangi bir ilaç gibiydim.

Derken ilişkimiz ilerledi.İlerledi derken yanlış anlama, hayatımda tanıdığım en çıkarsız erkekti o. Sonra bir gün benimle evlenmek istediğini söyledi. Evleneceği kızdım ben. O ara ikimiz de atanamamıştık bir yere. Fakat o benden vazgeçmemek ve İstanbul'da kalabilmek adına 6 ay polislik yaptı. Bu sırada bizi ailelerimiz öğrendi fakat olmaz dediler. Bizim aşkımız olmazmış..

Ailemi arkama almak istediğimden olacak ki, durmadan ayrılma kararı aldım ve o hiç bıkmadan usanmadan aradı beni. Her ayrılma kararı aldığımda beni tekrar arayacağından çok emindim. En son ayrılma kararımda verdiği tüm hediyeleri attım. Hayatımda ona dair hiç bir şey bırakmadım. Yalnız o çok değer verdiğimiz şeyi atmadım. Eğer o şeyi atsaydım biz biterdik. O çok özeldi..

Bir gün benden ona pasta yapıp göndermemi istedi. Nedenini hatırlayamıyorum, çok kızgındım ona.Sanırım o pasta aramızı yumuşatacaktı. Yaptığım en büyük hata ona pasta yerine o şeyi göndermek oldu. O şeyi ve ağlayarak yazdığım ayrılık mektubunu.. O pasta beklerken aldığı şeylere bak!

Ve biz bittik. Aradan biraz zaman geçince nişanlandığını, kısa bir süre sonra da evlendiğini öğrendim. Yıkılmak dedikleri kelimenin anlamını işte o an anladım. Artık benim için bitmişti. Epey bir süre atlatamadım, kendime gelemedim. Her işlek cadde de onu aradı gözlerim. Bizi ne burkmuştu, ne üzmüştü bilmiyorum ama bitmiştik işte.

Evliyken de beni aradı bi kaç kez. Asla karısını sevmedi sanırım. Kısa süre önce de boşandılar. Ama artık görüşmüyoruz. Denedik, olmadı işte. Severek ayrılmasınlar, ben bir hataya düştüm bari okuyanlar düşmesin diye anlattım bunları.

dedi anlatan. Çok da güzel söyledi. İyi ki de anlatmış. Seviyorsanız öyle çabuk vazgeçmeyin sevginizden. Ben hep insanın bir kez aşık olacağına inanırım. Bir kez aşık oluyorsanız, o aşkın acılarına dayanmayı da bilin. Alttan almayı da bilin. Ama yine de şansınızı fazla da zorlamayın. Hikayeyi paylaşmama izin veren arkadaşıma teşekkürlerimi sunarken, hikayesini paylaşmak isteyen okurlarım da beklerim hikayenizi diyorum :)





9 yorum:

  1. açıkçası ben buna gerçek aşk bile demem, öyle olsaydı ailesinin gücü ayırmaya yetmezdi zaten.

    YanıtlaSil
  2. :) anlatıcımın anlatmasını dinleseydin yaralarını kanatmamak için üstünkörü anlattığını hissederdin. :) ben yaşamadığım için olayları da anlattığı kadarıyla yansıtabildim ama anlatamadığı çok ağır şeyler de var gibi :)

    YanıtlaSil
  3. İnsanların sevgilerindeki en önemli unsur birbirlerini kaybetme korkusu hissetmeleri. Bunu bilen bunu yaşayan kişi asla sevdiğinden kolay kolay vazgeçmez. Gerçek bir aşkı bulmuş isek sonuna kadar gidelim ve vazgeçmeyelim. Çok güzel bir paylaşımdı. Anlatana da yazıya dökene de teşekkürler..

    YanıtlaSil
  4. Aileler söylediği için aşkımız olmazmış... Ne tanıdık bi cümle...
    Dün ablam dedi ki, kavuşamadığında aşk oluyor işte, aynı böyle oluyor diye...
    sevgi gerçek olsaydı ayrılmazlar mıydı mı desek daha doğru yoksa gerçekten sevdikleri için başkalarını sevemediler, ayrı bile olsalar hep birbirlerine aitler mi desek doğru..
    bilemedim..
    ince ayar...
    severek ayrılmak..
    acı...

    YanıtlaSil
  5. Selam...

    Mendiliniz var mıydı lütfen ?:(

    Ben, ben buraya gülmeye...ühhüüüüüüüüüüüü...:D

    YanıtlaSil
  6. valla suan cok uzuldum,etkılendım büşra cım hıkaye mıkaye anlatamıycam.

    YanıtlaSil
  7. HArika yazmışsın ağzım açık okudum.. özellikle joseph ile kavgalı olduğumuz şu günlerde içimde onu kaybetme korkusu belirdi. Ah be hayal meyalim yazdıkların ilk günden beri hiç ıvır zıvır olmamıştı zaten. Yazmaya hep davam et. Hep okurum ben senin yazılarını hukuk mu okuyorsun bilemedim ama hukuğu kaçırdım ben belki ilerde yine hazırlanırım. :) arada bana da beklerim canım :D

    YanıtlaSil
  8. nora noktayı koymuş.

    YanıtlaSil
  9. gelirim tabe :) teşekkür ederim değerli yorumlarınız için :) bu arada wmina kaybetme korkusu yaşıyorsan kaybetme! derim sana aman diim :)

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..