6 Ekim 2019

Ben Kimim? -2-

Ben kim miyim? Ben benim. Aslında normal bir insan. Fakat bu günlerde kendisinden olabildiğince nefret eden bir insan.

Sebebi ise, hala kim olduğumu bilmiyor oluşum. Geçmişimde tanıdığım insanlarla tekrar karşılaştığımda, ya görüşmeyeli neler yapıyorsun dediklerinde cevap veremiyorum. Çünkü onca şey yapıp, onların gözünde hiç bir şey olmayı başardım. Nasıl mı?

Liseyi özel bir lisede (şimdi olmayan yabancı dil ağırlıklı lisede) okudum.. O dönem beni tanıyanlar bilir, ingilizceyi anadil seviyesinde konuşur, ingilizce ile alakalı bir şeyler okumak isterdim. fakat üniversite sınavına girerken, artık büyüdüğümü hissedip (tabi şimdi yeni nesil bu duyguyu da bilmez, başörtüsü sorunu vardı) başörtümü çıkarmak istemediğimi fark ettim. Üniversite okumayacağım dedim..

Babamın zoruyla Kamu Yönetimine yazıldım. Ona göre kaymakam olup, tüm dünyayı düzeltecektim. Öyle iyi bir insanım ben.  Bu okul tam 7 yıl sürdü. Çünkü o sırada tekrar üniversiteye girip, bu kez de Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünü kazanmıştım. Orada gazetecilik ve dergicilik alanlarında ufaktan araştırmalar yapıp, okul dergisi çıkarmaya çalışırken, aslında bu işi pek de sevmediğimi fark ettim. Belediye'de biraz takıldıktan sonra fotoğrafçılık yapıp, tekrar sınava girip bu kez derslerimi de saydırabileceğim paralel bölüm olan Görsel İletişim Tasarım bölümüne geçiş yaptım. 4 yıllık üniversiteyi ne kadar zorlasam da 2 senede değil ama 2,5 senede bitirdim. Grafik tasarım da diyebileceğiniz bu bölümde uğraşırken, özel bir dershanede İktisat bölümü ile alakalı derslere girip, x üniversitesindeki bir hocamdan asistanlık teklifi aldım.

O dönem ise birden yüksek lisansa, üniversite hocalığına dadandım. Gözümle gördüğüm torpil olayından sonra o hayale de küsüp, arkamı dönüp çıktım üniversiteden. Torpilin olmayacağına inandığım, öğretmenlik mesleğine geçmeye karar verdim. Gittim Pedagoji eğitimini de tamamladım. Utanmadım, oraya bile ders saydırdım. Ömrüm danışman hocalarla geçti. Bu sırada bir tezim, bir bitirme projem, bir bitirme çalışmam oldu. Bitirme projem videoart'tı. Yani kısa film. O dönem de yönetmen mi olsam diye düşünsem de, bu konuda hiç bir adım atmadım. sadece Sinefesto'da sinema yazarlığı yaptım. Yazdığım yazıları çok da iç açıcı bulmadılar bence :) Orayla gönül bağımı tutarak, ayrıldım..

Son olarak ise, Afrika'ya yardım için gidecekken A kişisiyle tanışıp evlendim. 27 yaşındaydım. 30 yaşımda bir kızım oldu. 

Şu an 31 yaşındayım. 

Ben bu dünyada; kaymakam, akademisyen, öğretmen, öğrenci, fotoğrafçı, yönetmen, halkla ilişkiler sorumlusu, grafik tasarımcı, art direktör ve sinema yazarı olmak istedim. Hiç birini hakkıyla yerine getiremedim..

Fakat şimdi oturup çalışıp Mali Müşavirlik sınavların girip; Mali Müşavir olma hayaline tutuldum. Orası da okul gibi dedi Mali Müşavir arkadaşım. Umarım öyledir. Çünkü ben en çok okumayı sevdim. Okutmayı sevdim. Öğretmeyi sevdim. Yardım etmeyi sevdim..

Bana dua edin, artık sorduklarında : şöyleyim diyebileceğim bir mesleğim olsun elimde. En çok da kaymakam olmamı dileyin. Çünkü dünyadaki tek kahramanım, yani babamın, benimle alakalı tek hayali bu! Hem de makam için değil, yanlış anlamayın. İnsanlara yardım etmem için, zalimden mazlumu ayırmam için, yetimlerin elinden tutabilmem için. İnsanlığımın gerçek anlamda insanlık kazanabilmesi için.

Bu da çektiğim video art:




Bu yazıya da en çok bu görsel yakışır. Çünkü şu yerde ne olursa olsun okumaya çalışan kız varya, heh işte o ben.

14 yorum:

  1. şanslısın. imkanın olmuş, birçok alanla ilgili bilgilisin. çoğu insanın yapamadığı, beceremediği bir şey bu.
    kendinden nefret ettiğini yazarak başlamışsın ve bence kendine büyük haksızlık yapıyorsun böyle düşündüğün günlerde. insanların senin hakkında düşündüğünün bir önemi var mı üç günlük dünyada ? mesela bir masaya otursan çevrendekilerle belki de onlardan çok daha fazla konuşacak bilgi birikimine sahipsin.
    insanlara yardım etmek için, yetimlerin elinden tutabilmen için mesleki makamlar da bazen yetersiz kalabiliyor.
    başkalarının (bu kişi kahramanın da olsa) hayalini gerçekleştirmek için kendine haksızlık etmemeni dilerim ve en kısa zamanda emeklerinin karşılığını alabilmeni :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kaymakamlığı öne süren aslında ilk benim :) ah keşke olabilsem, o kadar çok şey değiştirebilirim ki hem kendi hayatımda, hem de başkalarının hayatında..

      Sil
  2. Allah yolunu açık etsin canım. 23 senedir muhasebe müdürü olan biri olarak söylüyorum muhasebe sıkıntılı bir meslek. Maalesef eskisi gibi değil. Her geçen gün angaryası artıyor ve değeri bilinmiyor. Umarım sen istediğini bulursun:)

    YanıtlaSil
  3. Blogunuz sade ve şık,yararlı bilgiler barındırıyor.Takip ettim sizi de beklerim. https://dizifilmkitaptavsiye.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yararlı bilgiyi nerede gördünüz? söyleyin de yararlanayım

      Sil
  4. Monotonluk ne fenaymış:)

    Yazın çok güzel olmuş Büşra. Özellikle mi ortaladın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet, özellikle ortalı yazıyorum, okunması daha kolay oluyormuş böyle yazıların :)

      Sil
  5. Ne çok parçaya bölünmüşsün öyle. Başörtüsü yasağı tek başına bile hayatımızın dengesini bozdu bence, benim de çetrefilli bir lise sonrası dönemim var...
    İnşallah kaymakam olursun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay inşallah canım benim. olursam hepinize çay :)

      Sil
  6. Bu yazı benim için o kadar güzel ki. Ne olacağını bilememiş, ne oldum da diyememiş biri olarak bu yazıyı o kadar sevdim ki. Belki de de gelecekte yazacağım bir yazının taslağı gibi. Dualarım seninle, yolun açık olsun...

    YanıtlaSil
  7. ilgiyle okudum. Her istediğinizin gönlünüzce olmasını dilerim. :)

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..