27 Haziran 2017

Günlük - 10


Bi insanın psikolojisi bozuk olunca değişiklilik arıyor kesinlikle. Misal ne zaman tema mı değiştirecek olsam, psikolojim bozuk olduğu zaman değiştiriyorum mutlaka. Halbuki ne kadar değiştirirsen değiştir, kafanın içi rahatsız olunca düzelttiğin hiç bir şeyin faydası olmuyor. 

Mutsuzluk bir tür kanser gibi. Hücrelerden bir tanesi görevini tam olarak yerine getiremediğinde diğer tüm hücreleri yoldan çıkarıp, yapmayalım artık bir şey diyorlar ve onlar bir şeyleri yapmadıkça hasta oluyorsun. Düşünebiliyor musunuz? kanser, yalnızca bir hücrenin işlev yetersizliği veya işini yapmaması sebebi ile oluşan bir olay. yalnızca bir hücre..

insan hayatını da yalnızca bir söz, bir kelime, bir düşünce sistemi aynen öyle mutsuz edebiliyor. mutsuzluktan kurtulmak için o hücreyi yok sayamıyorsunuz. bazı şeyler birikiyor, birikiyor, unuttum-atlattım diyorsunuz, fakat oralarda bir yerlerde işlerini yapmamaya devam ediyor. unutulmuyor hiç bir şey bu hayatta. 

sonra hayatı ne kadar gözümüzde büyüttüğümüz aklımıza geliyor. dün bir rüya görüyorum; bir daha ki ramazana gitmeyeceğimi.. bir daha ki ramazanı göremeyeceğimi.. ölüm diyorum kendi kendime, işte ölüm bu kadar kolaymış musalla taşında upuzun uzanırken ve kimseye sesimi ulaştıramazken. tüm dünya yalan oluyor, kendimle baş başa kalıyorum. aslında bu dünya da kaldığım gibi. oysa yalnızlıktan nefret ederim ben.

8 yorum:

  1. "ölüm diyorum kendi kendime, işte ölüm bu kadar kolaymış musalla taşında upuzun uzanırken ve kimseye sesimi ulaştıramazken. tüm dünya yalan oluyor, kendimle baş başa kalıyorum. aslında bu dünya da kaldığım gibi. oysa yalnızlıktan nefret ederim ben." demişsin ya...

    Ben canlı halimle 31 yıldır böyleyim. Böyle de giderim artık bu saatten sonra bir şey olduğu olacağı yok. Zamanı gelmemiş yok hayırlısı böyleymiş falan hiç teselli değil, olacağı buymuş olmuş işte.

    Sana tavsiyem -en azından ben olsam öyle yapardım, yada olsaydı yapacaktım- böyle hissettiğin zamanlarda A kişisine sımmmmsıkı sarıl, soluğunu kesercesine böyle. İyi ki A kişim var de. Hatta abart o olmasaydı olmazdım de. ölümüne seviyorum de ölümlerden falan dön! Ana baba sevgisi rahmetten de, eş sevgisi aşktan. o kanseri tedavi edecek tek şey o.


    Bu kadar kısa yazarsam olmaz, şanımdandır bir de anı paylaşiim :D
    Şimdi eski bir arkadaşım var ne zaman dert yansam tutar, laf edene bak senin en azından şunun bunun var ya biz naapalım der tüm dert paylaşma arzumu ağzıma tıkar.

    O benim bu hayatta sahip olmak istediğim, gece gündüz hayalini kurduğum herşeye sahip. O da yokluk çekti sıkıntı çekti ama sonuçta sahip oldu. İsteyip de sahip olamadığı tek şey, yıllarca polis olmak istedi olamadı. Ben de bir tek onu oldum. Şu hayatta polis olmaktan başka hiçbir şeye sahip olamadım. Ki ona sahip olmak ta öyle çok çok zor birşey değil.

    Şimdi ne zaman bir şey anlatsam, "bırak lan biz yıllarca koşturduk bir şey olamadık, sen polis olmuşsun hala vıdı vıdı yapıyorsun" der, bunu ciddi ciddi der üstelik, teselli veya yüreklendirme yada derdime ortak olmak için falan değil, kızarak, küçümseyerek.

    "Hangi kızdan hoşlansan balını kaymağını yemeden bırakmadın, her sene üç ekleyip beş çıkartıp yeni bir araba alıyorsun, evleneli kaç yıl oldu, boyun kadar çoluk çocuğa karıştın bi sahip olamadığın şey de bu olsun" dedim, küstü beyefendi, aramadı bir daha...

    Şimdi bu anlattığımı bir yerlere bağlayacaktım da unuttum gece gece, görevdeyim zaten kafa bir milyon :D

    Neyse hasılı A kişisi iyidir, çözüm onda. "Çare A Kişisi", Sarıgül falan değil!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evlenmeden önce ki düşüncelerimi anlatmışsın resmen. evlenince yalnızlık geçer sanıyorsun ama o çok farklı bir durum. insan doğarken de ölürken de yalnız maalesef. başın ağırsa ağrını sen çekiyorsun yanında kim olursa olsun. parmağın kesilse senin parmağın kanıyor, senin canın acıyor. bu yüzden evlilik konusunu çok da takma kafana. bir şeyi ne kadar çok istersen bazen o kadar zor oluyor. istemeyi bıraktığın anda karşına çıkıyor her şey pat diye. hakkında hayırlısı olur umarım. alttaki yorumu okumamazlıktan geliyorum, Allah gecinden versin :)

      Sil
  2. Hah nereye bağlayacağımı hatırladım.

    Gelecek Ramazana çıkamayacağını düşünmüşsün ya.

    Ben de mesleğe illk girdiğim zaman bir rüya görmüştüm. Rüyamda oturup ciddi ciddi vicdan muhaesbesi yapıyordum.

    Dedim ki, "bunca yıldır bir sevenim, arzulayanım isteyenim çıkmadı, benim istediklerim de köpek kovar gibi tekmeyi bastı. Demekki yakında yolda belde ölüp gideceğim arkamda bir gözlü yaşlı, dul yetim falan bırakmayım diye bilhassa, özellikle nasip olmuyor"

    Bak yemin ediyorum sana bu fikri o rüyayı görüdüğümden beri kafamdan geçirmediğim bir gün bile yok. Hatta bir kaç kere kenarından da döndüm!

    Bu da burada not kalsın yarın haberlerde falan adımı görürseniz hatırlarsınız :))))

    YanıtlaSil
  3. Yalnızlıktır bence aslolan, insan en çok yalnızlıkta bulur kendini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru sözü bilemem ama sizin inceliğinize şapka çıkartılır :)

      Sil
  4. Evet, içindekileri değiştirmediğin sürece nereye gidersen git fayda etmiyor. Ama insanın içi cennetse o zaman çöplükte de olsan orası sana güzel görünüyor. Çok sevdiğim bir söz var: Dışındaki hava karardığında içindeki ışığı yak. Azimli insanın güneşi içinden doğar:)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazen insanın içindeki ışıkta sönüyor maalesef :/ işte o zaman her şey çok daha kötü gözüküyor gözüne

      Sil

Bi sesin çıksın..