30 Kasım 2011

Ay tutulması yaşıyorum.



Ay tutulması en çok da beni etkiler. Aslında beni en çok etkileyen şey, ay'dır. Ay ne desem bilemiyorum. Yok efendim, yanlış tahmin ettiniz. Kurt kadın falan değilim fakat ciddi manada etkilenirim dolunaydan. Yarım ay'dan, hilal'den ve türevlerinden. Ay'ı gördüğüm an o unuttuğumu sandığım tüm duygularım gün yüzüne çıkar. Bir ağlama hissi oluşur, nedenini asla tahmin bile edemediğim. Ağlamak güzel şey yabancı. Ciddi manada güzel.

Ay tutulmamın sonuçlarından bir tanesi ve en önemlisi yazı yazamıyor olmam. Artık nokta atsam, nokta atışı yapıyormuşum gibi bir his oluşuyor insanlarda. Genelde beni tanıyanlar sıkı takipçim. Onlar daha bir zevk aldıklarını söylüyorlar. Beni tanımayanlarla iletişimim olmadığından olacak ki, tepkilerinizi yorumlarınızdan alıyorum.

Yazdığım yazılara anlamlar yüklemesi gerekenler hariç, alakasız insanlar anlam yüklüyor, alınıyorlar. "Onu bana mı dedin?!" "Şurda şöyle demişsin ama.." şeklinde cümleler duymaya başladım çokça. Aslında söylemek istediklerimi anında söyleyebilen bir yapıya sahibim. Zaten açıklamamı da hep yaparım "Yalanlarımı gerçeklerimi anlatmak üzere kurguluyorum. Okuduğunuz her şey gerçeklerin yalanlarla kaynaşması. O yüzden "ne desem yalan olur." Çünkü ben yazar-ım. Sadece yazarım, siz okursunuz.

Diyeceğim o ki, sembolik yazmayı seviyorum. Alttan alttan laf sokmayı da seviyorum. Laf soktuğum insanların bunun farkedememesini de seviyorum. Zaten benim sembollerimi çözebilen bir zat-ı muhterem görsem alnından öpecek duruma geldim. Yoo, aslında belki de anlıyorsunuz. Belki de anlar gibi yapıyorsunuz. Ama seviyorsunuz değil mi? Evet evet, yazmalıyım. Kimse beni tutamaz, söylim.

23 Kasım 2011

Yardım etmek can yakmaz.!


Yardım etmeyi çok seven bir toplumuzdur biz. Bize kalan en önemli özelliklerimizden bir tanesi bu olsa gerek. Birisi poşet taşımakta mı zorlanıyor? Hemen atlarız. Çocuğun arabasını mı otobüsten indiremiyor, hemen yardım ederiz. Şehir hayatında yardım eden insan bulmak zordur. Gerçekten bu dediklerimi zor bulursunuz. Fakat neden?

Yardım etmek şehir hayatında öyle bir hal aldı ki,her an "keriz" sıfatına yakıştırılabiliyorsunuz. Salak mısın sen? neden yardım ediyorsun muhabbeti bile dönüyor..

Ben "hayır" demeyi sevmeyen bir insanım. Hayır diyemeyen bir insan değilim, yanlış anlama sayın izleyici. Öyle bir hayır! derim ki.. Fakat genelde dememeyi tercih ederim. Hele de söz konusu "yardım" ise. Bize yardım eder misin ile başlayan cümleleri çok severim. Yardım etmek can yakmaz deyip atlarım. Kendimi paralasam bile beni rahatsız etmez bu. Fakat işin vıcığı çıkana kadar. Yani artık bu konuda kullanıldığımı hissedene kadar.. İşte bu çok fena..

İnsanlara yardım etmeyi de çok severim. Kişisel olarak yani. Yardıma ihtiyacı olan insanlar var, manevi anlamda. Onlara olan ilgim ve saygım yanlış anlaşılmalara mahal verebilir. Verse de umrumda olmaz gerçi. Amaç belli sonuçta. Yardım.. Yardım kelimesi altında duyguların istismar edilebileceğini anlayamayacak kadar aptal bile olabilirim. İşte bu daha fena.

Gerçek nedir sayın izleyici biliyor musun? Yardım etmekten korkmayın.! Yardım edin. Yardım etmenin verdiği o huzuru hissedin. İçinizde olan sıkıntılardan aklanmanın tek yolu olmasa da yollarından bir tanesidir yardım. Gözünüz kapalı, kulağınız tıkalı yürümeyin yollarda. Bakın sağa-sola. Karı'ya kıza değil.! Yardım edilebilecek, yardıma ihtiyacı olan, zor durumda olan insan var mı diye bakın. İyi insan olun. En çok da iyi insanlara ihtiyacımız var. Bunu neden mi söyledim? İyi insanları tanıdıkça iyi olduğumun farkına vardım da ondan.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...