9 Ocak 2017

Yaşanmış Hikayeler-4

Evet sayın okuyucu. Yine çok ilginç bir hikaye ile karşınızdayım. İsmini vermek istemeyen bir arkadaşımız tarafından paylaşılan bu yazının belli bir kısmını biliyordum zaten. Fakat okuyunca tekrar etkilenmeden edemedim :/ Bir de siz buyrun:

Ağustos-Eylül 2008. Şubeleri olan özel bir şirkette 2. yılımdı. Ruhsal anlamda çalkantılı bir dönemdeydim, birine ihtiyacım vardı. Bana kollarını açsın, sığınağım olsun, beni anlasın, sevsin istediğim birine. O sıralar bir rüyamda bir adam görüdüm ama yüzünü bir türlü göremedim. İşte O'nunla tanışmamız da bu rüyanın peşi sıra oldu. Ben merkezde çalışıyordum O ise şubede. Haftada bir yüzünü görüp, hemen her gün raporlar sebebiyle sesini duyduğum biri. İş dışında hiçbir muhabbetimin olmadığı, sadece adını bildiğim personelden öte biri değil. Sonra işimin en yoğun olduğu bir gün bir eşek şakası yaptı ve işimin aksamasına neden oldu. Çok sinirlenmiştim ama o benim sinirlenmemi komik bulmuştu. Yaptığı şeyden zevk almış ve amacına ulaşmış gibiydi. Ve amacına ulaşmıştı da, onu farketmemi sağlamıştı. Bütün akşam hatta gece mailleştik. Ertesi gün adıma cam fanus içinde sarı güller gelmişti. Eşek şakasının telafisi için. İşte böyle başladık. Bir ay boyunca birbirimize bey/hanım diye hitap ettik. Bir ayın sonunda bir bayram sabahı bana ilk kez "Aşkım" diye hitap ettiğinde hayatımın en büyük hediyesini almıştım. Beni kendine aşık etti ve onun da bana aşık olduğunu gözlerinde görebiliyordum. Görüşmeye başladıktan yaklaşık 2 ay sonra bir gün, nar suyu içerken beklemediğim bir anda bana evlenme teklif etti. Tereddütsüz anında kabul ettim. 

İşte yıkım bundan sonra başladı. Ailem özellikle de annem bu birlikteliğe karşıydı. Annemle aramızda büyük bir çatışma başlamıştı. Annemin davranışları O'nu da etkiliyordu. İster istemez annemden soğuyordu. Bu çatışmanın cepheleri çoğalmaya başladı. Annem ve O. Annem ve ben. İki tarafı idare etmeye çalışırken arada ben. İşin tuhafı O'nun ailesi beni öyle bir bağrına basmış, öyle sevmiştik ki birbirimizi O'nun ailesinden biri oluvermiştim. Sonra O'ndan hayatımı derinden etkileyecek teklif geldi. "Gizlice evlenelim." Bunu da tereddüt etmeden kabul ettim.

Şubat 2009. Herkesten gizli evlendik. Ama hiç evlenmemişiz gibi nikahtan sonra evlerimize döndük. Bir hafta sonra cesaretimi toplayıp aileme söyledim, o da söyledi. Kıyamet koptu. Annem bunu da kabul etmedi. Ayrılmamız için diretti. Direndik. İkimizin ailesi dışında kimse öğrenmedi nikah yaptığımızı. Hiçbir şey olmamış gibi söz, nişan, düğün sürecine girmeyi kabul ettirdik aileme. Ama annem ısrarcıydı, pes etmedi. Nisan 2009 annem kazandı. Yaklaşık 1,5 yıl, yanımda aileden biri olmadan dışarı çıkamam yasaktı. Telefonsuz, internetsiz 1 yıl geçirdim. Aylarca kimseyle konuşmadım, konuştuğum zamanlarda ağzımdan çıkan tek söz "Baba dayanamıyorum artık, O'nu çok özlüyorum." oldu. O yıl depresyon tedavisi gördüm. 

Mayıs 2010. Boşandık. Onu gördüğüm sonra yer mahkeme salonuydu. Benden nefret ediyordu. Ve ben herkesi O'nu unuttuğuma ve artık iyi olduğuma inandırdım. 

Haziran 2011. Bütün cesaretimi toplayıp O'nunla iletişime geçtim. Beden hala nefret ediyordu ve bir başkasıyla evlenmek üzereydi. Artık O'nu içimden terketmem gerektiğine karar verdim. 

Eylül 2012. Başka biriyle evlendim ama imzayı attığım anda hayatımın en büyük hatasını yaptığımı anladım. Eşimi sevmiyordum. Vicdanımı biraz olsun rahatlatan tek şey evlenmeden önce onun bunu bilmesiydi. Ama onu sevmiyor oluşumun bir bedeli vardı. Hayatımı cehenneme çevirerek bana bu bedeli ödetti. Cinsel ve psikolojik şiddet uygulayarak 3 ayda beni intihar noktasına kadar getirdi ve beni evden kovdu. 

Aralık 2012. Baba evine geri döndüm.

Şubat 2013. Evlenmemiş olmasını dileyerek O'nunla tekrar iletişime geçtim. Evlenmişti, üstelik baba bile olmuştu ve benden hala nefret ediyordu. 

Nisan 2013. Bu kez o benimle iletişime geçti. Psikolojik olarak ikimiz de berbat haldeydik ve henüz hesaplaşmamıştık. (Ve asla tam anlamıyla hesaplaşamayacaktık, çünkü ikimiz de çok şey kaybetmiştik ve bunun için birbirimizi suçluyorduk.) 

Haziran 2016. Bu tarihe kadar benim için aşık bir sevgili dışında her şey oldu. Arkadaş, dost, abi, baba.. En zor zamanlarımda sığınağım, sırdaşım, hüznüme ve sevincime ortak. O olmasaydı girdiğim bunalımdan asla kurtulamazdım. Bu bir aldatma hikayesi değildi. Kötü giden bir evliliği olsa da o eşine daima sadıktı. Ve ben de onun evliliğine.. Geçmişte aşık birer sevgili olmayı başaramamıştık fakat zemini sağlam olmasa da dost kalmayı başarabilmiştik. Ama bu dostluk artık acı veriyordu. Çünkü dile getirmesek de içten içe birbirimizi hala aşkla sevdiğimizi biliyorduk. Birinin buna bir son vermesi gerekiyordu. Bana o fırsatı verdiği anda ben de kullandım ve yine ben terk eden bırakıp giden, o ise terk edilen oldu. 

Şimdilerde benden yine nefret ediyor olmalı. 
Sağlık olsun. 

10 yorum:

  1. Birbirini seven iki insanı ayırmak...Bunu hiç anlamadım, anlamıyorum, anlamayacağım...:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ya, sebepleri vardır mutlaka diyorum ama yine de neden diyor insan :/

      Sil
  2. Vay be..Şimdi anneyi mi suçlamalıyım yoksa kaderi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben sanki biraz anneyi suçlamış olabilirim ama işte bilemiyo insan :/

      Sil
  3. Sadece anneyi suçlamak haksızlık olur, bence kız da suçlu.. aşkına ve herşeyden önemlisi hayatına sahip çıkmadığı için.. çalışan, parasını kazanan ve yetişkin biri olarak dimdik durmalı bence. Sonuçta heba edilmiş bir hayat var.. :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada bloğun temasını değiştirmişsiniz yanılmıyorsam.. öyleyse hayırlı olsun :)

      Sil
    2. çok teşekkür ederim ilginiz için. bunu ilk siz fark ettiniz :)

      Sil
  4. Annelerin çocukları için daima doğru olanı gördüklerine eminim ama bazen de kendi kanatlarıyla uçmalarına, bi yanlış yaşanacaksa onu kendilerinin deneyimlemesine izin vermeleri gerekiyor bence. yoksa işte böyle kırık dökük bi aşk hikayesi olarak kalıyor kalplerde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle aynı fikirdeyim agresif, uzun zaman olmuştu seni görmeyeli, hoşgeldin :)

      Sil
    2. Hoşbuldum :) Özlemişim buraları :)

      Sil

Bi sesin çıksın..