17 Mayıs 2016

Mutluluk Neydi?

Son zamanlarda mutlu olduğum günleri hatırlamaya çalışıyorum. Bu gerçekten benim için zor oluyor. En son ne zaman mutlu olduğumu bile bilmiyorum. İçimi kemiren iğrenç bir şey var. Durmadan beni kötüye, hep daha kötüye iteklemek isteyen ve zorla da olsa bastırmaya çalıştığım o iğrenç şey.

Çok küçük yaşta onunla tanıştım ben. Sonra birisi daha çıktı karşıma. O çok daha iyi niyetli. Bir de ben. Üçümüz aynı bedene hapsolmuş gibiyiz. Karar aşamasında sesleri daha yüksek çıksa da; normalde de beni rahat bırakmayan, huzursuz eden yanları var. Evde oturup sakince kafa dinlemek diye bir şey yok bende. Mutlaka kafamın içinde gezinin milyonlarca düşünce söz konusu. İyileri bir taraftan duyuyor, kötüleri diğer taraftan duyuyorum. Kötüler canımı her zaman daha çok yakıyor. Ya şöyleyse, diyor kötü. Aslında muhtemelen böyle oldu deyip konular hakkında hikayeler üretiyor. İyi taraf olmasına imkan yok dese de sesi hep cılız çıkıyor. Nefes alamıyorum, ağlamak istiyorum, mutsuz oluyorum..

Lisedeyken hep kötü olanın sesini dinlerdim. O ne derse o doğruydu. Sonra iyi sesi dinlemeye başladım. Herkes tarafından onaylanıp, sevilmek çok daha hoşuma gitti. Ama bir şeyi yanlış yaptığım an, herkes sanki onca iyiliği yapmamışım gibi davranıyor, bana hak etmediğim davranışı sergiliyordu. İşte o zaman kötü çıkıyordu ortaya. Beni bıraktın da ne oldu diyordu. Bak, insanoğlu topraktan yaratıldı ve her an çamurlaşabilir.

İyilik ile kötülük zinciri içinde kırılmayı bekleyen bir metal parçası gibiyim. Mutsuzum, umutsuzum. Kafamın içindeki o iğrenç sesleri duymamak için bir zamanlar metal müzik dinlerdim delicesine. Bugünlerde de kulaklığı takıp, son ses dinliyorum. Yalnız hissediyorum. Kötü olan yalnız hissetmemin sebeplerini bir bir sıralıyor. Dİnlemek istiyorum, ama dinledikçe kötü taraflara gideceğimden korkuyorum. Belki de iyi, bilmiyorum.

Mutluluk denen şeyi aramaya çalışmaktan vazgeçmeliyim belki de. Belki de mutluluk bir zamanların yanılsaması. Ya da ben gerçekten borderline'm ve asla mutlu olamayacağım. Belki bir gün, bir yerde öldüğümde herkesten çok mutlu olacağım.

7 yorum:

  1. Canimm oyle donemler oluyo ki, sadece iyiyi bazen de sadece kotuyu dinledigimiz. Demek bu ara boyke bi dibemdesin ama
    Mutlu olamicam deme dedigin gibi aramayi biraktigin an, ta taa! Mutlusun :*

    YanıtlaSil
  2. Mutluluk yıllar öncesinde tattığımız bir şeydi gibi şimdi doyumsuzluk var mutlu olmaya sebep bir şey yokmuş gibi hissediyorum mutluluk eskilerde kaldı...

    YanıtlaSil
  3. ben o özcüğü kelime haznemden çıkaralı çok oldu....sahi neydi ?

    YanıtlaSil
  4. Böyle buhran anlarında ben ölümü düşünür rahatlarım. Mutlu olmasam da o rahatlama iyi gelir. Mesela darlandın mı? başladı mı kafandakiler konuşmaya?? amaaann ölüp gideceksin nasılsa derim anlıkta olsa bi ferahlık olur. Bi dene belki aynı etkiyi yaratır sende de..

    YanıtlaSil
  5. "Gerçekten mutlu bir insanı ararsanız, onu ancak bir tekne yaparken, bir senfoni yazarken, oğlunu eğitirken, bahçesinde yıldız çiçekleri yetiştirirken ya da Gobi Çölü'nde dinozor yumurtası ararken bulursunuz. Onu kaloriferin altına kaçan yaka düğmesini arar gibi mutluluk ararken bulamazsınız"W.Beran Wolfe

    YanıtlaSil
  6. Ben gerçek mutluluğumu işimi ve eşimi edinince bulacağımı düşünüyordum abla :D baya şuan sorguladım bunları.:D şaka bi yana herkesin içinde yok mu bunlardan? iyi yanımız ve kötü yanımız, bence ise bunlar bizi var eden kim olduğunu kimden taraf olduğunu belirleyebilecek dengeyi kurabilecek tek kişide insanın kendisi. Kimse polyanna yutmuş değil kimse iyi yada kötü değil herkes biraz iyi biraz kötü herkesin içinde biraz iyi var biraz kötü.
    Birde şöyle bir tavsiye vereyim kötü olan için : risalei nurdan yirbirinci sözün ikinci makamı

    ''Biliyor musun, vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer; ehemmiyet vermezsen söner. Ona büyük nazarıyla baksan büyür; küçük görsen küçülür. Korksan ağırlaşır, hasta eder; havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır. Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir; mahiyetini bilsen, onu tanısan, gider.

    Öyle ise, şu musibetli vesvesenin aksâm-ı kesiresinden kesîrü’l-vuku olan yalnız Beş Vechini beyan edeceğim; belki sana ve bana şifa olur. Zira şu vesvese öyle birşeydir ki, cehil onu davet eder, ilim onu tard eder. Tanımazsan gelir, tanısan gider.

    BİRİNCİ VECİH – BİRİNCİ YARA

    Şeytan, evvelâ şüpheyi kalbe atar. Eğer kalb kabul etmezse, şüpheden şetme döner. Hayale karşı şetme benzer bazı pis hatıraları ve münâfi-i edep çirkin halleri tasvir eder. Kalbe “Eyvah!” dedirtir, ye’se düşürtür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi, Rabbine karşı sû-i edepte bulunuyor. Müthiş bir halecan ve heyecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister. Bu yaranın merhemi budur:

    Bak, ey biçare vesveseli adam! Telâş etme. Çünkü senin hatırına gelen şetim değil, belki tahayyüldür. Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi; tahayyül-ü şetm dahi şetm değildir. Zira, mantıkça, tahayyül, hüküm değildir. Şetm ise hükümdür.''

    Mutlu olmak yada olabilmek için kötü yü biraz susturmak biraz duymamak biraz ağzının payını vermek gerekiyor.

    Birde vaktin varsa ilgini çekerse temelinde iyi kötü savaşı olan bir yabancı dizi öneriyorum sana ''Once upon a time''

    YanıtlaSil
  7. @minikbeyazfil, teşekkür ederim filmi izleyeceğim. merak ettim :) risalei nur u genelde anlamam ama sanırım beni anlatıyordu :)

    @handan çok doğru, son zamanlardaki boşluktan bu mutsuzluk. kimseye iyiliğim dokunmamasından..

    @yağmur yağar, benim ölüm genel olarak aklımda. keşke kaybolsam derim çoığunlukla ama kaybolmöam maalesef :( ölümü düşündükçe daha çok üzülüyorum anlayacağın..

    @soslu badem, belki öyle daha mutlu olur insan :)

    @emre, büyüyünce mutluluk kitaplarda yazılı kalıyor maalesef, artık filmlerde de yalan.

    @miaaaaa nerelerdesin sen yaaa, seni görünce mutlu oldum bak! :)

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..