11 Nisan 2016

Bin Muhteşem Güneş!

Bugün okuduğum bir kitaptan bahsedeceğim sizlere..  Aslında okurken kahrolduğum o kitaptan!

Khaled Hosseini'nin daha önce Uçurtma Avcısı adlı kitabını okumuştum. İlk sayfalarda "Aman be ödüllü kitap bu muymuş?" diye hayıflansam da şaşırtıcı sonu ve ilerledikçe artan adrenalini dolayısıyla en sevdiğim kitaplar arasına girmişti. Yazarı görünce bu kitabı da okumak istedim. Keşke okumasaydım..

Yazarın dilinin akıcılığına biteceğinize, okuduğunuzda elinizden düşüremeyeceğinize eminim. Fakat gelin görün ki; hikaye içler acısı. İçim parçalana parçalana okudum kitabı. Bir çocuğun babasız büyümesi, babasına olan düşkünlüğü, babasının ona yaptığı yamuk, yaşlı adamın çocuğu yaşında bir kızcağızla evlenmesi, kızı darp etmesi, aşağılaması, sonra yine başka bir çocukla daha evlenmesi derken iğrençlerin son demlerini yaşadım kitapta. 14 yaşındaki çocukların sevdikleri çocukla cinsel ilişkiye girmesi en az 50 yaşındaki adamın 15 yaşındaki bir çocukla evlendirilmesi kadar iğrenç.

Kitapta cinsellik ağır basan nitelikte. Göze göze sokulmuş, her ayrıntıya yer verilmiş. Dilin ağdalığı hoş fakat, o kadar da olmaz be kardeşim! 

Fakat en çok takıldığım ve beni cidden rahatsız eden cümlesi; Afganistan'a düşen bombalardan daha büyüğünün NewYork'taki ikiz kulelere çarpmış olması düşüncesi. Bombanın büyüğü küçüğü mü olur kardeşim? Evinde kahvaltısını yaparken tepesine yağan bombalardan, harap olan hayatlardan, yaşanan iğrençliklerden bahsederken sen nasıl bombaları karşılaştırabilsin ha?

Evet, sinirlendim. Zaman kaybı olarak algılayacaktım ki kitabı, o muhteşem betimlemeler aklıma geldi. Yaşar gibi hissetmem geldi. Hakkını yiyemedim. En azından bana akıcılık bulaştırmıştır diye düşündüm, sevindim. 

Okuyun desem yalan olur, okumayın desem ayıp olur. Siz bilirsiniz ama öyle Uçurtma Avcısı gibi gözünüzde büyütmeyiniz. Amerikan kokusunu alabileceğiniz, Amerika hayalindeki bir Ortadoğu'yu göreceğinizi biliniz. 

Ayrıca başlıkla içeriğin hiç alakası yok, varsa da ben kuramadım, bilginize..

13 yorum:

  1. Bu kitabı bir süre önce ben de okudum. Amerikan hayalindeki Ortadoğu diyorsun, doğrudur. O bölgedeki popüler kültürü de göz önünde bulundurmaktadır yarar var. Bizim korku filmlerinde görmeye dayanamadigimiz olayları onlar bire bir yaşıyorlar. Ama düşüncelerine bir yere kadar hak vermiyor da değilim. 😊

    YanıtlaSil
  2. Ben cok etkilenmistim bu kitaptan. Tipki ucurtma avcisi gibi yüregime oturmustu. Hele o sonuna geldigimde hickira hickira agladigim tek kitaptir.


    Ondan sonraki ve sanirim en son kitabi olan "Ve daglar yankilandi"yi pek sevememistim. Hayal kirikligina ugratmisti beni. Anlatim, aliskin oldugum sekilde akici degildi ve sonunu pek sevmedim, daha güzel baglayabilirdi.

    YanıtlaSil
  3. on dört yaşındaki bir çocuğun sevdiğiyle ilişkiye girmesi neden elli yaşındaki adamla evlendirilmesi kadar iğrenç? ergenliğe girmiş birinin isteyerek ilişkiye girmesinden kime ne?

    YanıtlaSil
  4. Çünkü dediğiniz gibi,ikisi de çocuk. Çocuk gelin mevzularına ne kadar karşıysa bi insan,buna da o kadar karşı olmalı. Aksi iki yüzlülük olur.

    YanıtlaSil
  5. @eQ o kitabı da okumak istiyordum fakat yorumunuzdan sonra vazgeçtim. Bir zaman kaybını daha kaldıramayacağım:)

    YanıtlaSil
  6. @calimero teşekkür ederim :))

    YanıtlaSil
  7. Büşracığım,o kitapta aslında Ortadoğu'da kadının ne halde olduğu anlatılmak istenmişti ki,yazılanlar az bile.Ben kitaptan sadece ve sadece,kadının çektiği çileyi ve hayvandan alt seviyede sahip olduğu hakları algılamıştım.Tüm haksızlıkları geçtim,sağlık hizmeti alırken bile hayvanlardan daha aşağı seviyede hizmet almaları beni üzmüştü.Oradaki hastanelerle ilgili yazılanlar doğrudur ve gerçeğin az bir kısmını yansıtmaktadır.Orada kadınlar canlı canlı kürtaj edilmekte,hiç uyutulmadan sezeryana alınmakta,ilaçlar kısıtlı ve değerli olduğu için,bin muhteşem güneş olan erkeklere kullanılmaktadır.Bu doğrudur,oralarda hşzmet veren başka ülkelerin sağlık çalışanlarından da bunları teyit edebiliriz.Aralarında Türk sağlıkçılar da vardır.Benim kitaptan anladığım kadının o ülkelerde hiç bir değerinin olmadığıdır.Bu konularda bizzat oraların kadınları tarafından yazılmış sürüyle kitap bulabilirsin.Sarah Aziz-Artık Sizin Dünyanızda Yaşamıyorum isimli otobiyografik kitabı öneririm mesela.Bu arada iki çocuğun sevişmesi sadece iki çocuğun sevişmesidir,doğru mudur yanlışmıdır toplumlara göre değişir.Benim profesyonel görüşüme göre biraz erkendir.Amaa,yaşlı bir adamın bir çocukla sevişmesi tüm ülkelerde oedofili ve tecavüz olarak kabul edilmelidir.Çünkü çocuğun gözündeki erişkin kişi imajı baöbaşka bir şeydir.Çocuklar arasında olan şey ,yaramazlık,hata ,vs diye adlandırılır kendi aralarında ve psikolojik olarak öyle derin yaralar bırakmaz.Ama bir yetişkinin bir çocuğa şehvet duyması,çocukta erişkinlere ve hayata karşı ciddi yaralar açar.Çünkü erişkinler çocukların rol modelleridir.İki çocuk birbirlerine vurduğunda bunu pek de dert etmezler ama bir erişkin bir çocuğa vurduğunda ,çocuğun içinde derin yaralar açılır,bunun gibi düşün.Kitabı bir de bu gözle değerlendir derim.Kadının yaşadığı adaletsizlik yönünden bak,ön yargısız,cinsellik kısmını es geçerek bak.Orada anlatılan cinsellik olayını da daha sonra konuşuruz.

    YanıtlaSil
  8. Geçen yıl okumuştum kitabı en etlikendiğim kitaplar arasında yerini aldı. Ben Ortadoğu Amerika gözüyle hiç bakmadım daha doğrusu bende öyle bir his bırakmadı. Daha çok kadınların yaşadıklarına odaklandım sanırım. Gördükleri muameleyi dehşet içerisinde okudum. Sayfaları birbiri ardına çevirdiğim ender kitaplardandır.

    YanıtlaSil
  9. üniversitede bi arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum kitabı ki öncesinde uçurtma avcısı filmini izlemiştik. onun üzerine bu kitabı okumak; beğenmiştim. biçok yerinde yüreğimin çok acıdığını da hissetmiştim... okunmadığında kayıp denecek bi kitap değil ama okurken duyguyu fazlaca yaşayabilir insan...

    ve dağlar yankılandı'yı çok hevesle almıştım bin muhteşem güneş üstüne, ama onu bitiremedim bile...

    ;)

    sevgiler :)

    YanıtlaSil
  10. @sevda şahin, çok doğru söylüyorsunuz. ama bu kadar da olmaz be kardeşim derken aslında öyle söylemek istemiştim. O kitapları hemen edineceğim. hazır son günlerde delice kitap okuma hırsı varken bende, lütfen önermeye devam edin :) Ve evet, kadının dinde en önemli varlık olmasını yanlış anlayan gerizekalılar yüzünden ortadoğu da kadın gibi yaşanmıyor maalesef. Allah müstehaklarını versin ve bunca kadına yapılan zulum elbette savaşların sebebidir.

    @çocuklu hayat, kesinlikle çok sürükleyici ama ben kitaplarda hep mutluluk aradığımdan, yıkıldım.. Hele Meryem'in idamına ağladım nerdeyse. Hayır, edilmemiştir falan diye söylendim. bir Türk filmi sonu bekliyordum oysa :(

    @pınar üstündağ, uçurtma avcısının filmi hiç güzel değil, kitabını okumalısınız bence. Kesinlikle "okumadığında kayıp denecek bi kitap değil ama okurken duyguyu fazlaca yaşayabilir insan" :) Duygularıma tercüman oldunuz, teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  11. Sanırım 2011 gibi falan okudum bu kitabı. Hediye gelmişti. Beni inanılmaz etkilemişti. Kitapta beni ilgilendiren ya da gördüğüm tek şey kadının gördüğü zulümdü. Zana Muhsen - Annemi Bir Kez Daha Görsem biyografi kitabını okumuştum öncesinde. Belki de yaşananların gerçek olduğunu bilerek okumanın etkiliydi. O kitabı da mutlaka okumanı öneririm canım. Bir de Nojoud Ali - Ben Nojoud 10 Yaşında Bir Dulum isimli otobiyografiyi okumalısın. Bu tarz otobiyografiyi ve biyografileri okumayı o insanları anlayabilmek adına kurgu romanlarını okumaktan daha çok seviyorum.

    YanıtlaSil
  12. Bende yazın sinir olmuş bir ruh hali ile okudum.
    sizin tesbitlerinizin haricinde ilave emek itiyorum. 50 yasında bir adam 14 yaşında biri ile evlenirken yaşlı değilde 33 yaşında bir kadın nasıl yaşlı sayılabilir?
    Film izlerken ''o kapıdan girme kızım'' diyen yaşlı teyzelerden olacağım biraz Rabbim karşılaştırmasın.

    YanıtlaSil
  13. Önce uçurtma avcısını ve ardından da bin muhteşem güneşi okumuştum 5-6 sene önce. Şu an hikayeleri net şekilde hatırlayamasam da o dönem çok etkilendiğimi ve kitapların her ikisini de elimden düşürmediğimi bilirim. Şu an okusam ne düşünürüm, ne hissederim bilmiyorum ama yine de okunması gereken kitaplardan diye düşünmekteyim.

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..