7 Ekim 2014

Buz.


Bilir misiniz bilmem ama Buz diye bir grup vardır. Solistleri doktordur. Asistanlıktan uzmanlığa bir türlü geçememiştir fakat güzel şarkılar yazar. Misal;

"Yalnızlık, çok acı.. Tam da sen, ben olmuşken.
Pişmanlık, her şeyi anlatmaya yetmez.
Yalnızlık, sus payı.. Yok olmak var oldukça.
Aptallık, her zaman kalbin donuklaşması."

Sanırım bazen insan böyle hissediyor. Ve şu an çok bazen.

Bazı zamanların bazılarında çok bazen yaşanan bazı olayların ışığında bazı anlamsız kararlar verip, bazı yanlış yollara saptığınız oluyor mu? Olmamalı. Fakat oluyor işte. Sonra da pişman oluyorsunuz fakat işte yapmış bulunuyorsunuz. Özlediğiniz şeyler oluyor. Anlatmak istediğiniz binlerce şey. Fakat hiç birini dile getiremiyorsunuz.

Ben boğazdaki düğümle tüm vucudu yanan çocukla tanışmıştım. Bugün onu tekrar hissettim. Sanki benim de tüm vücudum yanmış gibiydi. 

En ilginç mevzuların ortalık yerlerinde oturup kaldık ya. İstemsiz şarkılar dinler oldum. Neden bilmiyorum ama Tarkan'ın ve Eminem'in tüm şarkılarını dinleyebiliyorum.Tarkan'ın Uyan şarkısını Orhan Gencebay ile söylemesine rağmen sevdim.  Eminem ise bu işin piri olmalı. Sarı saçlı kız Emine.

Hayır, asla normal olduğumu iddia etmedim... Fakat normal tepkilere maruz kala kala, normal bir şeyler bekledim. İçimdeki lanet olası merak duygusu, korku filmlerinde ses duyduğunda inatla karanlığa doğru yürüyen aptal sarışınların ki ile bire bir örtüşüyor. Çünkü ben de o kadar geri zekalıyım. Çünkü hala iq seviyem ayakabı numarama eşit. Çünkü hala, mal gibi sevgiye inanıyorum. Çünkü hala bağlılık var bende. Çünkü hala aptal gibi bir hayat birleştiyse bir yerde, orada kalır sanıyorum. Çünkü hala iyi insanların varlığına inanıyorum. Çünkü hala kötü insanların önünde sonunda cezalandırılacağını biliyorum. Çünkü hala sevginin sonsuz, saygının yüksek, umursamanın ise doruklarında yaşıyorum. Çünkü hala eski arkadaşlarımı aramıyorum. Çünkü hala kabuğumun içinde debelenip duruyorum. Çünkü hala ...

Çünkü hala..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bi sesin çıksın..