14 Eylül 2014

Günlük-2

Günlerim ahlanıp vahlanmalarla geçiyor. Oturup anlatsam, derdimi dağlara anlatsam, dağlar eriyip karışsa denizlere, denizler buharlaşıp kaybolsa keşke. Ya da hiç birisiyle uğraşmadan, beni kaybetse. Zaten olacağı o. Düşünmekten ya kanser olursun, ya kanser. Üçüncü şıkkın imkansızlığını kendime sunuyorum.

Evimde değil de, sağda solda kalıyorum şimdilerde. Eve dönesim de yok işin kötü olan kısmı. Şu an bulunduğum yerlerden memnunum. Ama içim içime sığmıyor. Çoğunlukla derin bir uykuya dalıyorum. Sonra aniden uyanıyorum. Sonra oturup ağlıyorum. Sinirden mi, sinirsizlikten mi bilmiyorum. Ağlayıp içimi döktüğümde sanki herşey sıfırlanıyor.. Sonra ertesi gün yine aynı.

İnsanın derdini paylaşabileceği dostlarının olması çok güzel fakat olmayınca böyle oluyor sanırım. Hiç olmadığım kadar yalnızım bu konuda. Anlatabileceğim, paylaşıp ağlayabileceğim bir dostum yok yanımda. Son günlerde beklemediğim şeylerle imtihan oluyorum.

Neyse efenim. Siz benim dertlerimle dertlenmeyin. İş falan arıyorum part time. Grafiker gibi

2 yorum:

  1. Her ne olursa olsun bırakma .Zaman ver kendine.Hallolur her şey.
    Anneannem hiçbir şeyi kafanıza takmayın yoksa hastalanırsınız diye kızıyor bize.Sen de kendine dikkat et lütfen :)Hasta olursun yoksa.

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim Zehra :) kafama takmamaya çalışmakla geçiyor ömrüm resmen :(

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..