28 Ağustos 2014

Selam!

Merhaba, size hikayemi anlatmak istiyorum.

Aşağıda okuduklarınız tamamen deli saçması, uydurma olaylardır. Çoğunlukla kendimi kendimle konuşurken buluyorum çünkü. Bunları size ben yazdığıma göre, söylediklerime itibar etmeyiniz.

Ben çok ufak yaşlarda çalışmaya başlayan bir insanım. Normalde benim gibi insanlar pek sevilmez, dışlanır, hor görülür. Çünkü yüksek zümreli etrafımız. Herkes üniversite mezunu. Herkes Oxford görmüş. Beni sorarsan 12 yaşında bir terzinin yanında işe başlayan, mankafalı bir kızım. 


İlkokulu okuduktan sonra, iş hayatına atılayım dedim. Aslında bunu ben demedim. Etrafımdaki insanlar söylediler. Annem ve babam diyemiyorum onlara. Belki fiziksel olarak böyle bir şeyi hak ediyorlardır fakat ruhsal olarak asla yanımda/arkamda olmadılar. Beni "olması gereken, olmasa da olur" bir varlık adleddiler. Olsun. Annem de babam da var, "çok şükür."


Ufak yaşta çalışmaya başlamanın sınırı yok. Para kazanmanın da. Soranlara "ilkokul mezunu insanın neler yapabileceğini tahmin bile edemezsiniz" diyorum fakat söylediklerim hakkında en ufak bir bilgim yok. Çünkü genellikle televizyon dizilerinden öğrendiğim hayatları yaşarım. Aşık olmayı, patatese; sevmeyi lahanaya; nefret etmeyi de acı bibere benzetirim. Benim için hayat bu kadar düz'dür. 


Düz gittiğim yollardan bahsedeyim biraz da. Belli bir yaşa geldiğimde evlenip, çoluğa çocuğa karışacağımdır. Bu yaş benim için 19. Çünkü şu an 18 yaşındayım. Umarım evde kalmam. Çünkü evde kalmak çok kötü bir şey. Bunu dizilerden öğrenmedim. Komşu teyzeler, her fırsatta beynime sokup durdular. Benim hayatım yaşayıp, evlenip, çocuk doğurup, çocuğumu evlendirip, torun mürüvetini gördükten hemen sonra ölmeye endeksli. Sizinkileri bilmem.  Banane etrafta olup bitenlerden? Bu kadar abartmanıza gerek yok hem. Dizilerde aşık olunuyo ne güzel.


Kafamdaki karmaşıklığın kusuruna bakmayın. Cehaletime verin. Ama gerçekten öyle. Çünkü okuduğum tek kitap hayat bilgisi kitabı ile sınırlı. Pek bilgi aldığım da söylenemez. 
Hayır yani bu yazdıklarımı okurken "Ne saçmalıyor bu kız?" demedin mi? Dedin tabi ki. Ben de dedim. Yazının sahibi kız amma gerzekmiş dedim. Neden dedim? Çünkü günümüz şartları bunu bize öğretti. Öğretilmiş yaşantımızda, öğretilmiş öğretilerle birlikte yaşlanıp giderken "Özgürüm ben yeaaa, anarşistim" diye gezinen aptal insanlarımızdan olmayın. Çünkü ne kadar "Ben öyle yapmam yaa" desekte, o yapmam dediğimiz şeylerin tam da ortalık yerinde buluyoruz kendimizi. 

Hayat size güzel değil mi plazalardan gecikondudaki okumamış, itilmiş insanlara bakan? Markalı hayatınızda, şaşalarınızla gezen o saçma günleriniz; aşağıladığınız o insanların paralelinde. Bilin istedim.

2 yorum:

Bi sesin çıksın..