8 Haziran 2014

Ivır Zıvır Part 13


Yaptığım cd'nin içine Sezen Aksu'dan Rakkas remix bile koymuşum. Bir de sorsanız, müzik kulağım ve zevkim çok cool'dur derim. Hadi ordan bana.

Bunun haricinde ne mi yaptım? Oturdum bi sürü tasarım yaptım. Hiç birini beğenmeyip, hepsini sildim. En sonunda aykırı butonlarımın yerini düzgün butonlar aldı. Kalbim kadar beyaz bir arka planın üzerine bir sürü cümle yazdım. Sonra "alın size site" diye sunmayı düşünüyorum. Fakat bunların hiç biri baş ağrıma son vermiyor!

Gün geçmiyor ki birisi daha evlenmesin. O kadar çok kişinin düğününü atladım ki son günlerde, düğünüme kimse gelmeyeceğinden yurt dışında falan evlenmeyi düşünebilirim. Hayat gerçekten çok zor.

Hayalimdeki evi gerçekleştirebilmek adına ufak çapta bir araştırma yaptım. Stüdyo daire arıyorum ama stüdyo da değil sanırım. Şöyle dükkan gibi bir yer. Ama dükkan değil. Depo gibi de olabilir ama o da değil. İnternete anlatıyorum, anlatıyorum, anlamıyor. Hiç şaşırmıyorum.

Başınızı her kaşıdığınızda elinde bit tarağı ile koşup gelen bir anneniz var mı sizin? Benim var. Kardeşim saçlarını uzattığından beri, eli ne zaman saçına gitse, annem tarağı ile koşup geliyo. Sanırım saçlarını kestirmesini istiyo da çaktırmıyo. Kılıksız bi tip oldu zaten. Kadın haklı.

Hiç kitap okuyamayan biri olarak söylemeliyim ki, kitap okumayı inanılmaz özledim.

Bir de bir özelliğimi yüzüme vurdu sizin tanımadığınız bir x kişisi. Herşeyi uçlarda yaşıyorsun dedi. Ya çok seviyorsun, ya da nefret ediyorsun. Hemen düzelttim, ya aşık oluyorum, ya da hiç umursamıyorum. Bu bir eşyaya karşı da oluyor, herhangi varlığı hayatta sürerlilik gösteren bir şey de. Ve en sevmediğin huyun nedir diye sorsanız, kesinlikle bu derim. Çünkü arada bir yerlerde olmak gerekiyor mutlaka. Aralarda bir yerlerde. Ya kalmak, ya da gitmek olmamalı. Hayatımı üçüncü halin imkansızlığı üzerine kurgulamaktan vazgeçmeliyim kesinlikle.

Son aylarda hatta son 1 yıldır fotoğrafçı bakış açımı kaybettim sayın izleyici. Buradan ekmek çıkar diye bakmıyorum hiç bir yere. Tasarımlar ilgimi çekiyor fakat adamlar bunu nasıl yapmış diye düşünüyorum. Bunu fotoğraflarsam, hangi açıdan bakarsam daha güzel olur diye düşünmüyorum. Sanırım ben fotoğraf çekme yetimi çoktan kaybettim. Denklanşör o kadar uzak kaldı ki parmaklarımdan, makineyi elime alınca, aldığıma pişman oluyorum çoğunlukla. Yanımda taşıdığım için kendime kızıyorum. İnsanın sevdiği bir şeyi kaybetmesi gerçekten çok acı!

Kaybettiğim en önemli şeylerden bir tanesi de çikolata. Çikolatayı bırakacağıma asla inanmazdım ki, son günlerde kesin hükmü verdim. Her şey bırakılıyormuş be gülüm. Herkesin bırakıldığı gibi. Vazgeçme meraklısı bünyeme çikolatayı da ekledim. Az önce yedim bir tane, pişman oldum. Tadı o kadar kötü bir tad bıraktı ki damağımda, eskiden 3 taneyi peş peşe yuvarlayan ben, bir çikolatayı zor yedim. Size de tavsiyem, bırakın. Neden mi? Kansızlığım sona erdi böylelikle. Komik ama öyle. 

1 yorum:

  1. ben seni çok kitap okuyan bir kız diye anımsıyorum,sasırdım kitap okuyamadıgına :)

    bence bu ara biraz karamsar düşünüyorsun, tabi bu da nazarını etkiliyor..fotoğrafcı bakısını kaybettiğini düşünme bence,moralin keyfin yerine gelsin o da düzelir. sevgilerimle :)

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..