19 Şubat 2014

Lets!

Yazmaya yazmaya unuttum sandınız ama yoo, unutmadım. Bugün o kadar sıkıldım ki , oturup bir sayfa yazı yazdım. Sonra yanımdaki arkadaşımla paylaştım, sonra bir diğeriyle. Koridorlar kahkahalarla inledi. İnsana sıkıntı yarıyor.

Son günlerde yazamadığımdan ve kalemimin durduğundan dem vuruyordum ki sen misin bunu yapan? 3 saat boyunca sinema tarihinin içine girip 1895 yılında çekilen ilk filmleri izleyince hayat hiç de öyle olmuyormuş. Dakikalık ve bir o kadar da sıkıcı olan tüm filmleri bitirdik sanırım. Yani 1920 yılına kadar olanları. 

Henüz sesle buluşmadığından mı sinema, yoksa siyah beyaz oluşundan mı, ya da oyuncuların o "büyük" oyunculukları mı, yoksa bulunduğumuz ortamın 45 derece sıcaklıkta ve karanlık oluşundan mı bilemem ama ölcem sandım sayın izleyici. Yok deve, 45 derece nedir deme lütfen. Zira bu havada merkezi sistem ile ısıtıldık biz. İsilik döktürüldük. Ve diğer her bi'şeyden yaşatıldık. 

Efenim izlediğim filmlere bakılırsa biz gerçekten sinema alanında çağlardan da ötesini atlamışız. Sinema olduğu yerde kalsaymış, nefret ettiğim bir mecra olurmuş. bunu söylediğim için beni gördüğü yerde dövecekleriniz olacaktır ama tutamıcam kendimi özür dilerim! Charlie Chaplin filmlerinden de nefret ettim. 

Bu yazı da burada böylece dursun işte. Diyeceğim o ki, ne yazık ki yaşıyorum. O ask.fm'de inşallah ölürsün diyen insan kimse ciddi moralim bozuldu. Bir de öyle saçma-salak sorular soran insancıklar da çok komikler. Ben önce gülüyorum, sonra bir insan neden böyle saçmalar ya da neden bu kadar salaktır diye de düşünüyorum yani. Sonra tanıyıp, bilmediğim insanı aşağılamayım diye o geri zekalı soruları cevaplamaya tenezül etmiyorum. Teşekkürler.

1 yorum:

  1. Dövmekten ziyade konusmaktan yanayım zira bununda bir sanat olduğunun ve şiddetle yapmamız gereken bir ihtiyaç olduğunun kanısındayım... Çok uzatmadan Charlie Chaplin konusuna deyinicek olursak, bu amcamız vizyonuyla örnek alınması gereken , konusmaktan ziyade yapan insanlara örnek gösterebileceğimiz (bence) değerli bir insandır. Sanayilesme gibi konuları halkın yanında bir duruşla eleştirebilmiş ( ki o dönemde ) , bildiği doğruları söylemekten geri durmamıştır... Ayrıca bir insanın kendiyle alay edebiliyor olması, o insanın bir çok seyleri aşabilmiş ve deruni bir şekilde düşünebilme kıvamına erişmiş olmasındandır. Hal böyle olunca bazılarımızın bu tür insanları anlamayışımız onların farklı frekanslarda olmalarından, yüksek çıtada gezinmelerinden ötürüdür ve de cok normaldir !

    Sizlerinde mutlaka merak ettiği soruyu sivri bir arkadaş sormuş; "Neden hep sessiz film çekiyorsunuz ?"
    Charlie amcamız; "Eğer sesli bir film çevirirsem beni sadece İngilizce bilenler anlayacak, fakat dünya sadece ingilizlerden ibaret değil" demiştir !

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..