27 Ekim 2013

Bir Kadın Bir Adamın Hayatını Ne kadar Mahvedebilir Ki?



Hiç bunu düşündünüz mü? Ben düşünmedim. Fakat düşünmeme sebep olacak bir film izledim "Muhteşem Gastby". Bir aşk filmi izlemeyi beklemiyordum. Türüne, oyuncularına veya yönetmenine bakmadan izlediğim film, beni kesinlikle hayal kırıklığına uğratmadı.

Muhteşem Gastby filmi, dram ve aşk türünü içinde barındırıyor. Beni tanıyorsan, aşk filmlerinden köşe bucak kaçtığımı biliyorsundur zaten. Fakat bundan kaçamadım. Çünkü adamın aşkı o kadar büyük ve o kadar etkileyiciydi ki. Gerçek hayatta olsaydı böyle büyük bir aşk.. Ah keşke olsaydı.

Adam sevdikçe değerlenen bir kadın mı düşünürsün karşında, yoksa aşık olduğu kadının aptallığına ağlar mısın orasını bilemem. Fakat filmde Gastby sırılsıklam bir aşık, geçen 5 yıla rağmen hala eski sevgilisinin kendisini sevdiğine inanan bir adam. Aynı zamanda da hırslı, sinirli ve umut konusunda olabildiğince yetenekli. Bizim kaybettiğimiz şeyden bahsediyoruz "umut". Umut ne zor bulunuyor değil mi? Fakat filmimizin başrolü Gastby aşık olduğu kadının kendisini parası olmadığı ve kazanıncaya dek bekleyemediğinden evlendiğini bildiği halde hala kendisine aşık olduğuna inanan bir adam. Evli olan kadının çocuğu bile var fakat bu Gastby ile yasak ilişkisini durdurabilecek bir neden değil. Kadının kocası zaten karısını aldatma konusunda ise ihtisas yapmış. Tüm bunlara ek olarak kocasını aldatırken içi titremeyen kadın, olabildiğince aptal, kişiliksiz, içine kapanık,kararsız ve parıltılı evler-partiler için kendini satacak kadar berbat bir tip.

Kişilik soyutlamasından sonra eklemek istediğim ise Gastby'nin her cümlesinde "Eski Dostum" demesinde ilginç bir çekicilik söz konusu. Anlatıcı rolünde ise kadının kuzeni yer alıyor ki Spider-man rolü ile kendisine tutulduğum Tobey Maguire. Gastby'e karşı konulmaz bir hayranlık duyuyor film boyunca. Zengin insanları kast ederek "Onların hepsi yozlaşmış, sen onlardan daha değerlisin" diyerek paradan da önemli şeylerin olduğunu görebilen muhteşem bir sosyal mesaj da içeriyor film. İhtişamlı hayatları öyle berbat gösteriyor, gözünüze sokuyor ki; izlerken o hayatlardan sizler de sıkılıyorsunuz.

Aşk olayının sonucu asla mutlu bitmez,işte bu yüzden sevmem filmlerini de. Nitekim bu filmden de mutlu bir son beklemeyin. Ya da bekleyin. Çünkü Bay Gastby filmin sonunda yıllardır istediği ve umudunu kurduğu şeyi alacak. Sonunu söyleyip tüm hayalleriniz kırdığımı sanmayın. Zira mutlu sonlar her zaman mutlu olmak zorunda değildir!

İyi Seyirler Dilerim.

26 Ekim 2013

Yerçekimini ayaklarımın altına aldım!


Gravity filminden bahsediyorum sayın izleyici. Alfanso Cuaron'un yönettiği filmi 3d seçeneği ile izleyin mutlaka. Amaaan kadının teki gökyüzünde süzülüp gidiyor diye bir ön yargınız varsa aman deyim, kırın onu!

"Yerçekimi" filminin Sandra Bullock'a Oscar getirebilme ihtimali hakkında haberler düşünce sistemimize, inanılmaz meraklandım filme karşı. Bugün gidip salonu ayaklarımın altına almayı da ihmal etmedim. Beklediğim uzay filmi sıkıcılığından çok ama çok başka yerde film. İnanılmaz gerilimli. Dişlerinizi sıkmanıza sebep oluyor. Bir ara koltuğa çakılıp kalıyorsunuz. 

Sandra Bullock'a Oscar getirecek bu film kesinlikle. Muhteşem bir oyunculuk sergilemiş. George Clooney'de oynuyor diye atlamayın filme. Zira 25. dakikalardan itibaren kendisini göremiyoruz. Görsekte hayal-meyal. Fakat havasını katabilmeyi başarmış filme. Miss gibi Clooney'de kokuyor hani filmin sonuna kadar. 

Filmde beni benden alan replik ise, Sandra Bullock ölüme en yaklaştığı yerde "İnsanlar bir gün öleceklerini biliyorlar. Fakat ben bugün öleceğim. Bugün öleceğini bilmek berbat bi'şey" gibi kelimelerin sonuna "Keşke dua etseydim. Ben hiç dua etmedim ki, bana kimse dua etmeyi öğretmedi." diye eklemiş olması. Kesinlikle tüm duyularınızı harekete geçiren bir sahne -ki kaçırmayın.

3d'nin vermiş olduğu muhteşem efektlere hiç girmeyeceğim. Zira filmde 3d'den kesinlikle sakınılmamış. Normalde 3d diye gittiğim filmlerden 3-5 yerde gördüğüm efektleri, burada çoğunlukla görmüş oldum. Filmin sonunda ise yere basmanın, yer çekiminin ve en önemlisi nefes almanın değerini iliklerinize kadar duyumsuyorsunuz. Özellikle dünyanın dışardan görünüşü, sessizlik, güven, sakinlik, korku, gerilim ve diğer bir sürü şeyi hissetmek istiyorsanız mutlaka gidin. Televizyona düşüp, reklam aralarında filmi izlemeye bırakmayın. Zira bu film sinemada seyredilir! 

İyi Seyirler Dilerim.

15 Ekim 2013

Seviyorsan git söyle bence!


Seven insanların sevgilerini dile getirememeleri kadar can sıkıcı bir durum daha var mıdır şu iki günlük dünya da? Yoktur! Emin ol yoktur? Dedik ya, 2 günlük dünya.. Söylemek için neyi bekliyorsun?!

Son günlerde inanılmaz "Seviyorsan git söyle bence" cümlelerini ettim ki, artık gına geldi. Fakat kızlar gidip söylemesin. Sonra ilerde "Sen peşime düşmüştün, sen arkamdan az koşmamıştın hani, kaç takla attın sayamadım" tarzında saçma şakalara maruz kalabilirsiniz. Eğer gururlu bir hatunsanız *ki öyle olmalısınız* yapmayın bunu!

Kadın kısmısı sevgisini içine atmalı. Erkek adım atmadıkça söylememeli. İster buna gurur deyin, isterseniz başka bi'şey. Fakat kadının gidip adama "Ya ben seni seviyorum, aşığım, ölüyorum senin için" demesi ne kadar büyük bir bayağılıksa, erkeğin aynı cümleleri sarf etmesi o kadar güzeldir, çekicidir, duygusaldır.

Eli ayağı düzgün bir adamsan (-ki bu karşındaki kıza bağlı, yani kızın hedef kitlesine uygunluk gösteriyorsan) ufak ilgilerle kız kısmının gönlünü alırsın. Eğer ilginde aşırıya kaçarsan, o kızla evlenebilirsin bile. Fakat ilgisiz, alakasız, "seviyorum" demeye bile çekingen bir yapın varsa; özür dilerim "You're loser". 

"Loser" kelimesinin bence Türkçe'de karşılığı yok. Fakat en yakın anlamında kullanıyorum "Ezik"sin gülüm. Geçmiş olsun.

Mevzuyu nereye bağlayacaktık? Eğer bir hatunu seviyorsanız gidin söyleyin. Harbi harbi, içinizden geçen tüm cümlelerle gözlerinin içine bakarak söylerseniz; kaybedeceğiniz hiç bi'şeyiniz olmaz. Söylemezseniz söylemediğiniz kelimeler için pişman olursunuz. Söyleyip ters etki alırsınız ilk zamanlar acıtır fakat az zaman geçince arkadaşlarınızla dalga geçeceğiniz bir konunuz olur -ki kendinizle dalga geçmeniz hep daha çekici olmuştur.

Kızlar! Eğer bir erkeği seviyorsanız; ağır abla olun. Öyle hafif hareketlerde bulunmayın. Zira arkanızdan "Beni kandırdı bacaksız" şeklinde cümleler bile duyuyoruz ki hem cinsiniz olarak ben utanıyorum.

Eee kimi seviyosunuz şimdi? Hala duruyo musunuz? Ohhoo.