18 Haziran 2013

Bir Direniş Öyküsü.

Bu okuyacağınız yazıyı geçenlerde adını anımsayamadığım bir yazarın böyle bir direniş hikayesinden  etkilenerek yazdığıma inanıyorum. Aslında yazmadım. Arkadaşa anlatıyorken, işte bundan iyi bir yazı çıkar dedim. Durun olayı anlatayım..

Dün gece geç vakitlerde arkadaşım sadece "nasılsın?" dedi. "İyi değilim, babamla aramız bozuk" dedim. "Ne oldu ki?" demesiyle başladım anlatmaya..

Mevzu kedi. Kapımızda bir kedi var ve ben onu besliyorum. Beslemicekmişim. Kapı önünü kirletiyormuş, alışıyormuş sonra. Gelene gidene hırlıyormuş. Kapılar pis kokuyormuş. Yemek artıkları da oralara birikiyormuş. Yemek de seçiyormuş benim haspam. Alır, fırlatır, atarım onu bir kenara dedi.

Demesiyle birlikte önce bağrıştım. Sallıyorsun dedim, öyle bi'şey yok. Akşam yemeği yediğimiz için masayı hırpaladım, sonra tabak tencere kırdım. Baktım sinirim geçmedi. Çıktım dışarıya, kapının önüne çadır kurdum. "Bu evde, bu şartlar altında yaşayamam" dedim. Hayvan karşıtı bir durum söz konusuydu. 

Çadırda ilk gece çok güzel geçti. Sabahında bahçıvan gelip yeşillikleri sularken benim çadırıma da su fışkırttı. Bence inadına yaptı. Dışarı çıkıp ona yerden bulduğum taşları salladım. Koşarak uzaklaştı. Sonra sitenin güvenliği gelip beni uyardı. "Kardeşim buradan kalk git. Kapı önüne çadır mı kurulurmuş. Herkesin huzurunu bozuyorsun". "Öf be!" dedim. Burası halka açık bir yerdi sonuçta. Direniş var burada dedim. Babam hayvanıma kötü müdahele etmesin diye yapıyorum tüm bunları!

Sonra kediciğim yanıma geldi o sıra. Beraber oturduk, yedik içtik. Sonra harbiden gelip çadırımın kenarına çişini bıraktı. Kedilerin çişi de başka kokuyormuş. Babam akşam eve geldiğinde çadırımın önünden geçerken "Sidik kokuyor buralar, pislik içinde!" dedi. Tabi yediğim püskevitlerin etkisi de olmuş olabilir. Aldım elime kocaman çöp poşetlerini, temizledim. 

Temizlik yaptığımı gören teyze yanıma indi. Derdimi anlattım. Onun da evde problemleri varmış. Kocası az para veriyormuş. Sonra bunu duyan başka komşu teyze geldi. Onun da oğlu eve geç geliyormuş. Sonra buna dayısıyla arası kötü olandan tutun da babasının amcasının oğlundan alacağını alamayanına kadar herkes eklendi. Baktım direnişin ucu kaçıyor. Amacımızdan saptık. #evedön çağrısı yaptım tüm yandaşlarıma. Yandaştık görünüşte ama hiç birimizin amacı da birbirine tutmuyordu. Sisteme ayaklandık diyenler bile çıktı aradan. Benim derdim kediydi oysa. Sonra kediyi de bulamadım zaten. Meğer kalabalıktan üç kişi kedimi önce tekmelemiş, sonra oraları pisletiyor diye ayrı bir yere getirip bırakmışlar. 

Baktım kedim de ortada yok. Eve döndüm. Babam da bana kedi maması almış. Bana mı aldı, kediye mi onu da çözemedim pek. Zira ben her şeyden sıkıldım. Ya sen?

11 yorum:

  1. :) dayanışmayı seviyoruz;) kedicik kim bilir nelerde..?

    YanıtlaSil
  2. #kedilereözgürlük
    #duranadam olur da #durankedi olmaz mı :)
    http://b.vimeocdn.com/ts/232/818/232818407_640.jpg

    iyidi yazı.
    ama hakikaten ne kokuyor öyle o yaaa :)

    YanıtlaSil
  3. hahahaha :D Ne güldüm yaa. Harikasın :*

    YanıtlaSil
  4. çok güzel, tibitırda paylaşmak lazım :D

    YanıtlaSil
  5. cok guzel bir hikaye,aynen Gezi olaylarini hatirlatiyor.

    Gokce

    YanıtlaSil
  6. sayfamı takip eder misiniz ?

    http://uydurukgunluk.blogspot.com

    YanıtlaSil
  7. büşşraaa süppersin kızım.

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..