10 Aralık 2012

Sosyal Medya Zararları.


Efenim konuya nereden nasıl girilir bilemiyorum. Fakat bildiğim ve hepinizi çok ilgilendiren bir olay var ki "sosyal medya". Yaklaşık olarak günümüzün %70'ini geçirdiğimiz bu sosyal medya mecrası aslında sanılan kadar "masum" değil. 

Facebook ile tanıştığımız bu sosyal medya normalde reklam, tanıtım gibi amaçlar için kullanılıyor. Ya da "haberdar etme, haber verme" gibi anlamlar da taşıyor. Özellikle "twitter"dan bir çok haber öğreniyoruz. Yine Facebook'un alt kuruluşu olan FriendFeed'den de öyle. Mesela patlamamış ve henüz el altında dolaşan haberleri hep FriendFeed'den öğrenirim ben. Buna quup'lar, instagram'lar,bloglar,foursquare'lar, google +'ları da eklersek sosyal medya mecralarımız olabildiğince çok. Peki zararları nedir?

Zaman kaybı.. Az öncede bahsettiğim gibi zamanımız büyük bir bölümünü çoğunluğun umursamayacağı cümleleri sarf etmek için bilgisayar/telefon başında harcıyoruz. Çoğunlukla "duvara karşı" konuşuyorum edası bırakmasına rağmen, hiç utanmıyoruz biz bu durumdan. Devam ediyoruz..

İnsanlara kıskançlık duygusunu aşılıyoruz farkına varmadan. Yediğimiz sofraları paylaşıyoruz. Yiyemeyecek olanları düşünmüyoruz. Ben çok yapıyorum mesela. Geçenlerde arkadaşlarla bir kahvaltı masamızı paylaşmıştım. Annem twitter'dan sıkı takipçim olduğundan arayıp beni "Canım çok çekti ya, ne kadar güzel" demişti. İnsanlara "hava atma" olayına taşıyor anlamadan yaptıklarımız. Sonra o fotoğrafı paylaşma amacımı sorguladım. İnanın mantıklı bir açıklamam yoktu. Askerde olan, deli gibi parası olsa da o masaya sahip olamayacak arkadaşları düşündüm. İlla durum Somali'den ibaret değil. Misal ben de ayvalık tostu paylaştığında biri çıldırıyorum. Ya da kumpir. O an yiyemiyoruz işte.. Boş yere istek duyuyoruz.

Art niyetli insanlarımız da var. Facebook'ta bir çok insanı ekliyoruz. Arkadaşımız,ailemiz derken liste giderek kabarıyor. Ayıp olmasın diye kabul edilenler derken, ohhooo. Okuduğum ve etkilendiğim yazıda profillerde evlenen kişilerin paylaştığı fotoğraflara dem vuruluyordu. Henüz evlenmeyen insanlar buna gıpta ile bakıp, özenebiliyorlarmış. Ben evli değilim fakat, evlilerin evlilik fotoğraflarına her baktığımda kuzenime "böyle bir salaklık yaparsam beni mutlaka uyar" diyorum. Zira o kadar saçma fotoğraflar oluyor ki. Tabi ben "fotoğrafçı" gözünden baktığımdan diğer duygulara yer kalmıyor.. Fakat öyle düşünen insanlar da olabiliyormuş.Ya da çocuklarınızın fotoğraflarını paylaşıyorsunuz. "Art niyeti olan" ve nazarı değen insanlar var. Onlara ne diyeceğiz. Veya çocuğu olmayan evli çiftler. İçleri gitmiyor mu o çocuğun en güzel gülüşlerine bakarken?!

Kapalı kızlarımızın saçları açık fotoğrafları paylaşmalarına ne diyeceğiz peki? Peki ya profil fotoğraflarına onun-bunun fotoğrafını koyanları? Kızların "başbakan dahi olsa" fotoğrafını profil yapmasının mantığı nedir? Ya da sevdiği şarkıcının, artistin veye ölen herhangi bir x kişisinin? Hadi ölüye saygı deriz ona da, ya diğerleri?

Ve tabi ki yazılanlar. Bir kızın fotoğrafının altına yazılan "canım çok şeker çıkmışsın" cümlelerini 3 erkekten fazlası yazıyorsa o kız hakkında düşünceler hemen değişir. Hatta kızların fotoğraflarına,altta yapılan yorumlara bakıp; "evlilik" düşündüğü insanlardan soğuyanlar varmış. Beğenilere ne demeli? Valla bu sosyal medya yuva dağıtır..

Evet, yuva dağıtır. Dağıttı da.. Sosyal medyanın zararlarından bir tanesi de bu. Adam gitmiş başka bir kadına bi'şeyler yazmış. Sonra o -ona, bu-buna derken görüşmeler, gülüşmeler.. Yüz yüze gelmeseler bile "aldatma" ile sonuçlanmış olay. Ya da eski sevgililerle yenidenler ve sonuç: Aile içi şiddetli geçimsizlik..

Sonra evli insanların sosyal medyada harcadıkları zamanı ailesine göstermediği ilgiyle çarparsak al sana "ilgisizlik". Sonra uğraş dur efendim. Yeniden "boşanma".

Facebook'ta erkek arkadaşıyla fotoğraf çektirip profil fotoğrafı yaptığı için aile eşrafının toplanıp kızı zorla o kişiyle evlendirmesine ne diyeceksiniz? Yok deve.. Değil mi? 

Peki attığımız her adımı, duyduğumuz her güzel sözü, her güzel manzarayı, okuduğumuz kitapları ve attığımız adımları paylaşma isteğine ne diyeceksiniz? Efendim bu sosyal medya virüs gibi vücudumuzun her zerresine yayılıyor. Yapabileceğimiz bir şey yok işin kötüsü. Çekelim internetlerin fişini rahat edelim dersek bir boşluğa düşeriz. O kadar da yer kaplıyor melet hayatımızda. 

Hadi şimdi biriniz sevgili yapsın, sevgilisiyle fotoğraflarını boy boy paylaşsın; sonra hepimiz gidip onu beğenelim, altına en güzel yorumlarımızdan atalım. Sonra ayrılsın. Ayrılma durumunu beğenelim. Sonra yenisi gelsin. Sonra eskisi, yenisi derken nerdeyim ben diyelim ama çaktırmayalım. Ve en son olarakta dikkat edelim efenim. En güzel gülüşlerimiz, en güzel anlarımızı herkese ifşa etmekten çekinelim. Artık hepimiz birer star olduk kendi ufak dünyalarımızda.. Çaktırmayalım.

5 yorum:

  1. sana çoook çok katılıyorum.çok haklısın...

    YanıtlaSil
  2. sadece eleştiriyoruz gerisi devam:) bu bir girdap ve bu girdaba hepimiz girdik yazık ki!

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkür ederim :) Ve evet, aynen devam ediyoruz istemeden :(

    YanıtlaSil
  4. Aslında sosyal medya siteleri gereği gibi kullanılsa faydalı olabilir, fakat biz millet olarak ne yazıkki faydası içi değilde sanki zararını görmek için kullanıyoruz. Bu konularda bende yazılar yazmıştım. Başta da söylediğim gibi abartılmadığı sürece sosyal medya siteleri aslında çok faydalı.
    Güzel yazıydı kaleminize sağlık

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..