14 Şubat 2011

Aşktan korkan kaç kişiyiz?

Hep merak etmişimdir. Aşktan neden korkulur? Başlamaktan.. Bitirmekten.. Aşkın kendisinden.. Korkuyorum o halde varım!


Korkudan ziyade umursamadığım bir duygudur aşk. Aslında korkarım da evet. Bilinmezliğin korku koridorlarını bilir misin? Heh işte ondan. Bilmediğin tanımadığın birşeyden korkarsın ya işte aynen öyle. Anlatılanlar ve yaşanılanlar aslında hiç korkuyu çizmez gözünde. Ama korkarsın. Mutsuzluktan korkarsın. Mutlu olursun, kaybetmekten korkarsın. Sonra hepsini böler toplar çarpar aşka eşitlersin. Sonra adına "aşk" dersin. Oldu bittiye getiriyorum ve ekliyorum aşktan korkarak kaçıyorum. Arkama bakmadan!


Aşkın beraberinde getirdiği bağımlılık ve bağlanma duygusu ise ayrı bir hikaye.. Hep birilerini düşünüyor olmak, hayatına yön vermeye çalıştıkça hep bir başkasını düşünerek yol almak.. Of çok sıkıcı. Bırakın 3 ay sonrasını, 3 dakika sonrasını bile tahmin edememek.. Mutsuzlukla birlikte gelen umutsuzluk.. En kötüsü de bağlılık..


Bağımlı olduğun bir madde gibidir aşk. Onsuz yapamazken, onunla da içine kötü şeyler enjekte edersin. En kötü kısmı ise bunu bilerek ve isteyerek yapman.. Sigara gibi yavaş yavaş ölürsün anlamadan.. Yanlışları ve hataları göremez gözün.. Bağlanmak.. Amaçsızca ve sebepsizce bağlanmayla sonlanırsın.. Sonlar ise hep can sıkıcı olur. Sonra bakarsın ki sıkılacak canın kalmamış..


O yüzdendir ki; her zaman söylüyorum, tekrar söyleyeceğim.. Aşk tehlikelidir. Aşk korkunçtur. Aşk filmlerini birleştirdiğimizde psikolojik gerilim filmi elde edebiliriz rahatlıkla.. Korku filmlerine korkacağını bilerek girersin ama aşk filmlerinden ağlayarak çıkarsın. Sonları hep ürkütücü ve mutsuzdur. Zaten son dediğin o kadar belirgindir ki.. Şimdi söylediklerimi böl, çarp, topla ve çıkar.. Kendine bir sonuç bul, istediğin kişiye eşitle!

17 yorum:

  1. Şiirler bana göre değil diyordunya, yazı yaz felan demiştin :) hayır efendim işte şiirler böyle yazıların yancısıdır. Sana yancı bir şiirimi hediye ediyorum;

    SİGARA ÖLDÜRÜR

    Aşkın iki parmağı arasında ateşini çoktan almış,
    küllerini, küfürlerini dökmeden sessizce tükeniyorum.
    Önce kırmızı kor sonra siyah, simsiyah kül...
    Dumanları, tozları, gidişleri, bitişleri filtreliyorum,
    süzdükçe sararan gururumdan.
    Ve adım yanıyor, yavaş yavaş ateş gururuma dokunuyor,
    gururum aşkın parmaklarını yakıyor.
    Sonra istemesemde söndürülüyorum senin üzerinde...
    Herkes acıyı tadıyor ama aşk herzaman ateşini arıyor...

    "Ve her seferinde, ya üzerinde sönüyor sevdiğin,
    yada üzerinde söndürülüyorsun sevdiğinin..."




    Sevginin dünyada beden bulduğu bugün, en büyük sevgilinin doğum günü; mevlid kandiliniz hayırlı olsun dilerim... Selametle:)

    YanıtlaSil
  2. aşk, risk almaktır. sanırım asıl korkumuz bundan...

    YanıtlaSil
  3. M.y.s. çoook etkilendim. Süper bir şiirdi. Hatta ben bunu kullanıcam. evet ben bunu çok beğendimm :/ ne diyeceğimi bilemedim, duygusuzluğuma ver ;) Ayrıca senin ve ailenin de kandili mubarek olsun :)

    kutsal fahişe, evet risk almayı düşünmek bile ürkütücü :(

    YanıtlaSil
  4. Selam...

    Ancak cahil olanlar aşktan korkarlar, cahil dediysek zırcahil değil tabii ki, az bilip onunla idare eden zalimler demek istedik. Zalimler dediysek acımasızca insan öldürenler demedik, acımasızca bağlanmayanları kastettik, bağlanmayanlar dediysek zenginler demek istedik, zenginler dediysek rahat insanlar demek istemişizdir, insan dediysek "aşkolsun" dedik...

    Şekil A'da görüldüğü üzere aşk'la kurtardım yazdığım kötü niyetli girizgah cümlemi, yani aşkolsun...:)

    Aşk candır...:D

    YanıtlaSil
  5. SEVGİLİ DİSTURBED, teşekkür ederim. beni yerin dibine sokup sokup çıkarmışsın :)

    YanıtlaSil
  6. aşktan korkmuyorum üstüne daha da çok seviyorumm

    YanıtlaSil
  7. Evet, kötü bir yorumdu ve hep düşündüm, asıl yerin dibine giren bendim, senin yazdıkların beni çoktan aşmıştı da benim anlama kapasitem bunu farketmemişti, kafam sonradan "dank!" etti, yani yorum yazıp gönderdikten sonra farkettim ki çok kötü saçmalamışım, ok yaydan çoktan çıkmış, yorumum yerini almıştı...

    "Zorla sana yorum yaptırmıyoruz" diyebilirsin...(:


    Haklısın, saygı duyarım fakat güzel yazılarını okumam lazım..:D

    Konuya dair saçmaladığım son yorumum için senden özürdilerim. Her zaman ki sen haklıydın, benimkisi tabir-i caizse godgafalılıktı.(tabiri yanlış yazmamışımdır umarım)

    Özürdilerim...

    YanıtlaSil
  8. Mia, bana formülünden versene azcık :)

    disturbed, teşekkür ederim fakat ben yorumlarını beğeniyorum. Aynen devam :D özür dilemene falan gerek yok, ıvır zıvır enstitüsü burası ;)

    YanıtlaSil
  9. Çok iyisin Hacı, sana "tenks" diyebilir miyim...=)

    YanıtlaSil
  10. diyebilirsin :) ama bana Hacı 1 kişi derdi, o kişi misin ki sen? :S

    YanıtlaSil
  11. Değilim Aga, ben o değilim, ben sadece buraya yazıyorum, yani sadece buralıyım, enstitüden ibaret karşılaşmalarımız Aga, dersimi işledikten sonra ben hayata kaçıyore, o ben degilem, ben bende degilem zatiii...O nasıl bende olar ki...

    O Hacı diyorsa sene, bende Aga diyim...ben Maraba, sene maraba dedim, yanlış anlama Aga...:)

    YanıtlaSil
  12. :D ayyy ne bu ya :D tamam ne istersen onu söyle ne üdüğü belirsiz disturbed :D

    YanıtlaSil
  13. O değilim, ben benim, o odur belki, bende benim Aga...:D

    Konuya dair son sözüm olsun...

    Aşk candır Aga...

    YanıtlaSil
  14. aşktan kaçmak, çok şey kaçırmaktır. ama çok fazla şey.

    YanıtlaSil
  15. Aşk'a inamıyan birisiydim..arkadaşlarımdan nadirende olsa aşık olanlara hep sorardım nasıl oluyo bu iş diye:) günün birinde aşık oldum işte o zaman anladım..aşk anlatılmaz yaşanır..sewgiyle kal.bloguma beklerim:)

    YanıtlaSil
  16. rectoa, keşke kaçırmasam :/

    moda gezgini bloguna giremiyorum aslında profilini bile görüntüleyemiyorum :)

    YanıtlaSil
  17. 11 mart 2009
    Sipariş üzerine yazılmış bir yazının itibarı ne kadar olabilir ki! Ki siparişi zorunlu kılan duygularda an için varlığından hiç emin olunamazken…
    Sen yolcu! Yolunun güzergâhını belirleyip belirlemesen de şuan için durağın bu sayfa. Konu, AŞK. Benden aşka dair bir şeyler umuyorsun, hatta iyi bir duygusal hezeyan için benden medet bile umuyor olabilirsin. Üzgünüm yazının sonunda vuku bulabilecek olan hayal kırıklığından. Çünkü elimde var olanın aşk olup olmadığından bile emin değilim.
    AŞK AŞK AŞK
    Aşk hakkında hipotez atabilecek kadar tutarlı tecrübelerim olmadı. Ya da şöyle diyelim; benim yaşadıklarımla “öteki”lerinin ki uymadı. Kimine göre patolojik bir rahatsızlıktı, kimine göre aşk yaşamın anlamıydı, kimi içinse aşk yoktu bile. Ben sevgiden yanayım, sevgiyle ilgili emin tanımlamalarım var. Aşktan daha yumuşak tonda; onun kadar köşeli, keskin değil! Korkutmuyor, ürkütmüyor, kaçırtmıyor!
    Ama aşk yine de olsun, varsındı. Yandık aşk dedik, donduk aşk dedik. Nedenini bilmediğimiz ne varsa onu aşktandır zannettik. Yoksa en büyük bilinmezlik olan ölüm başka türlü konur muydu aşkın yanına?
    A-Ş-K
    Bu üç harfli tek heceli kelime, tek sığınağımız oldu. Hayatın her karmaşık anını, güzeli, çirkini ona yükledik. Hatta kimi zaman çirkini de aşk ile bezeyip güzelleştirmeyi diledik. Ama aşk güzel mi çirkin mi hiç bilemedik.
    Bugünlük bu kadar aklımdakileri toparlayamıyorum devamı yarın…
    14 mart 2009
    Dünya dönüyor ve ben hangi aşıklar listesinde adımın geçtiğini bilmiyorum. Tek bildiğim HAYAT KARM-AŞIK!

    YanıtlaSil

Bi sesin çıksın..